Günümüzde her şey dahil sisteminde, sistemin iyi uygulandığı otellerde dahi aşırı israf ve maliyete yol açan şiddetli uygulamalar görülüyor.
25 Ağustos’ta Rusya ve BDT ülkelerinde okulların açılmasıyla başlayan iki haftalık durgunluk, beklendiği şekilde devam ediyor. Bu dönemi minimum kayıpla atlatmak için fiyatlar makul seviyelere çekilmiş ve üniversiteli gençler ile çocuksuz aileler için cazip kampanya paketleri hazırlandı.
Sezonda son durum ve rekabet
Pazarın Kasım ortasına kadar uzatılması konusunda önceki tahminlerimiz olumlu geri dönüşler alıyor. Ancak bu dönemde Mısır, Dubai ve Vietnam gibi destinasyonlar fiyat avantajlarını kullanarak pazar payını artırma eğiliminde. Bu nedenle ortak tanıtımlar ve satış desteklerinin hızlandırılması gerekiyor.
Ülkemizdeki yüksek maliyet ve döviz politikaları nedeniyle, otellerin fiyatları maliyetlerin altına çekmesi mümkün değil. Dolayısıyla fiyatlama, tesisin kendi bütçesi ve rekabet koşullarına göre yapılmak durumunda.
Her şey dahil sistemi – kategori ve fiyat segmentasyonu
Her şey dahil sisteminde standart eksikliği ve aşırı çeşitlilik ciddi maliyet ve israf sorunlarını da beraberinde getiriyor. Öne çıkan fiyat aralıkları şu şekilde:
Ekonomik 5 yıldızlı her şey dahil (Alanya): kişi başı yaklaşık 65 USD - Standart kaliteli 5 yıldızlı her şey dahil: kişi başı 100–125 USD - Ultra her şey dahil (kısıtlı yabancı içkiler): kişi başı 250 USD - Ultra her şey dahil (geniş yabancı içki, çocuk oyun alanları, zengin büfe, taze meyve suları): kişi başı 500 EUR - En üst segment (Rixos Premium, Lujo, Maxx Royal, Regnum): kişi başı 1.000 EUR ve üzeri (standart oda)
Bu kategorilerin belirgin şekilde ayrıştırılması, israfın önlenmesi ve fiyat standardının sağlanması için kriterler ve kalite şartlarının netleştirilmesi önemli. 250–300 odalı tesislerin alakart, israfı azaltan sistemlere teşvik edilmesi, 300+ odalı tesislerde ise hizmetin farklı restoran ve alanlara bölünerek verilmesi öneriliyor.
Her şey dahil sisteminin israf sorunu
Günümüzde her şey dahil sisteminde, sistemin iyi uygulandığı otellerde dahi aşırı israf ve maliyete yol açan şiddetli uygulamalar görülüyor. Örneğin 50 çeşit zeytin, 50 çeşit peynir ve yüzlerce birbirine benzer ürünler açık büfelerde sergileniyor. Bu çeşitlilik misafirin gözünde değer yaratmak yerine işletmeler için maliyet ve israf sorununu büyütüyor. Bu nedenle açık büfelerin daha makul ve dengeli bir şekilde düzenlenmesi, gereksiz tekrarların azaltılması ve kalitenin ön planda tutulması önemli. Bu yaklaşım hem işletme kârlılığını artıracak hem sürdürülebilirliğe katkı sağlayacak ve hijyen algısını artıracaktır.
Hijyen ve çevresel etkiler
Her şey dahil sisteminin yaygın ve yoğun şekilde uygulanması hijyen açısından da sorunlar yaratmaktadır. Aynı ortamda, aynı havayı soluyan, aynı kapları ve servis araçlarını kullanan misafirlerin sağlığının olumsuz etkilenmemesi mümkün değildir. Otel kapasitelerinin bölünmesi ve daha çok alakart sistemlere yönelinmesi hem hijyen standartlarını yükseltir hem de otel çevresindeki yan sektörlerin (restoran, mağaza, ulaşım) canlı kalmasını sağlar.
Mevcut sistemin bu sezon içinde radikal şekilde değişmesi zor görülüyor. Ancak yılın genelinde yüzde 10 civarında bir sayısal kayıp öngörülüyor. Gelecek yıllar için mutlaka master planlar, radikal ve agresif çözümler gündeme alınmalı; sistemde kalıcı iyileştirme ve verimlilik odaklı değişimler yapılmalı.