Uluslararası Antalya Turizm Fuarı (ATF26 Türkiye) kapsamında düzenlenen “Mısır ve Doğu Akdeniz: Turizmde Yeni Yatırımlar, Yeni Pazarlar ve Bölgesel İş Birlikleri” oturumunda, Mısır’ın otel yatırımları, havacılık kapasitesindeki büyüme, Kuzey Afrika’nın turizm potansiyeli ve Türkiye ile Mısır arasındaki iş birliği fırsatları ele alındı.
Rixos Mısır CEO’su Erkan Yıldırım, grubun Mısır’daki mevcut 12 otel ve yaklaşık 8 bin odalık kapasitesini üç yıl içinde yaklaşık 20 otel ve 15 bin odaya çıkarmayı hedeflediğini açıkladı. Air Cairo Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Hussein Sherif Fahmi ise şirketin mevcut 42 uçaklık filosunu 2029’da 80, 2034’te 134 uçağa ulaştırmayı planladıklarını bildirdi.
Mısırian African Businessmen’s Association (EABA) Başkanı Dr. Yousrey El-Sharkawi’nin moderatörlüğünde gerçekleştirilen oturumda, Mısır’ın turizm ve havacılık sektörlerindeki büyüme stratejileri ile Türkiye ve Mısır’ın ortak çalışma alanları gündeme geldi.
Rixos Mısır üç yılda 20 otele ulaşmayı hedefliyor
Rixos Mısır CEO’su Erkan Yıldırım, Mısır’ın Avrupa, Rusya, Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) ve Orta Doğu pazarlarına erişim açısından avantajlı bir konumda bulunduğunu belirtti. Ülkenin yıl boyunca turizme elverişli iklim koşullarının da yatırımlar açısından önem taşıdığını ifade etti.
Rixos’un Mısır’da 12 otel ve yaklaşık 8 bin odalık kapasiteye sahip olduğunu açıklayan Yıldırım, önümüzdeki üç yıl içinde bu kapasiteyi yaklaşık 20 otel ve 15 bin odaya çıkarmayı planladıklarını söyledi.
Yeni yatırımların özellikle yüksek kaliteli konaklama ürünlerine ve lüks segmentteki tesislere odaklandığını belirten Yıldırım, otel yatırımlarının hava yolu bağlantıları ve tur operatörleriyle birlikte planlanması gerektiğini vurguladı. Yıldırım ayrıca, mevcut kaynak pazarlardan daha fazla turist çekmenin yanı sıra yüksek harcama gücüne sahip yeni ziyaretçi gruplarına ulaşmayı önemsediklerini kaydetti.
Rixos, jeopolitik belirsizliklere rağmen yatırımlarını sürdürüyor
Küresel jeopolitik gelişmelerin turizm sektöründe belirsizlik yarattığına dikkat çeken Yıldırım, yatırımcıların uzun vadeli bakış açılarını koruması gerektiğini ifade etti.
Mısır’ı bölgesel gelişmelere rağmen güvenli ve sürdürülebilir bir turizm destinasyonu olarak değerlendirdiklerini belirten Yıldırım, ülkenin turizm potansiyeline duydukları güven doğrultusunda yatırımlarını sürdürdüklerini söyledi.
Mısır’ın uluslararası pazarlara kısa uçuş süreleriyle ulaşılabilmesinin yanı sıra doğal güzellikleri, tarihî mirası ve turizm altyapısıyla da yatırım fırsatları sunduğunu belirten Yıldırım, turizmde büyümenin yalnızca otel sayısının artırılmasıyla sağlanamayacağını dile getirdi.
Yıldırım, yüksek harcama gücüne sahip ziyaretçileri çekmek için uluslararası otel markalarının, lüks konaklama ürünlerinin ve hava yolu hizmetlerinin birlikte geliştirilmesi gerektiğini kaydetti. Konaklama dışındaki turizm deneyimlerinin çeşitlendirilmesinin de önemine dikkat çekti.
Air Cairo 2034’te 134 uçaklık filo hedefliyor
Air Cairo Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Hussein Sherif Fahmi, şirketin filo yatırımları ve büyüme stratejisi hakkında bilgi verdi.
Air Cairo’nun 2003 yılında iki uçakla faaliyetlerine başladığını belirten Fahmi, filonun yıllar içinde kademeli olarak büyütüldüğünü söyledi. COVID-19 salgınının havacılık sektöründe önemli zorluklara yol açtığını ancak bu dönemde yeni yatırım fırsatlarını değerlendirdiklerini ifade etti.
Şirketin mevcut filosunun 42 uçaktan oluştuğunu açıklayan Fahmi, 2029 yılına kadar filoya katılması planlanan 32 uçak için anlaşmalar yapıldığını bildirdi.
Air Cairo’nun 2029’da 80, 2034’te ise 134 uçaklık filoya ulaşmayı hedeflediğini belirten Fahmi, Airbus ile 30 uçaklık yeni bir anlaşma gerçekleştirildiğini ve teslimatların 2032 yılına kadar yapılmasının planlandığını aktardı.
Fahmi, filo yatırımlarının Mısır’ın uluslararası turizmdeki büyümesini destekleyeceğini ve genişleyen uçuş ağı sayesinde ülkeye daha fazla ziyaretçi taşımayı hedeflediklerini söyledi.
Air Cairo, Mısır’a gelen turistlerin yüzde 22’sini taşıyor
Hussein Sherif Fahmi, Air Cairo’nun Mısır turizmine katkısına ilişkin değerlendirmesinde, şirketin ülkeye gelen turistlerin yaklaşık yüzde 22’sini taşıdığını açıkladı.
Altı merkez üzerinden 92 destinasyona uçuş gerçekleştirdiklerini belirten Fahmi, Kahire ve Hurgada’nın operasyonlarda önemli bir konuma sahip olduğunu söyledi. Hurgada’daki bağlantıların geliştirilmesine yönelik çalışmaların sürdüğünü kaydeden Fahmi, yeni uluslararası hatlarla Mısır’ın farklı turizm merkezlerine erişimi kolaylaştırmayı hedeflediklerini ifade etti.
Fahmi, Şarm El-Şeyh, Hurgada, Marsa Alam, El Alameyn, Kahire, Luksor ve Asvan gibi destinasyonların uluslararası turizm hareketliliğinde önemli rol oynadığını belirterek, yeni uçuş bağlantılarının bu merkezlerin gelişimine katkı sağlayacağını dile getirdi.
Hurgada, uluslararası aktarma merkezi olarak geliştirilecek
Air Cairo’nun uçuş ağı stratejisinde Hurgada’nın önemli bir yer tuttuğunu belirten Fahmi, şirketin düşük maliyetli ve geleneksel hava yolu hizmetlerini pazar ihtiyaçlarına göre birleştiren hibrit bir iş modeliyle faaliyet gösterdiğini söyledi.
Büyük ve yoğun havalimanlarında aktarma sürelerinin uzamasının yolcu deneyimini olumsuz etkileyebildiğine dikkat çeken Fahmi, Hurgada’da daha kısa bağlantı süreleri sunabilecek bir aktarma merkezi geliştirmeyi hedeflediklerini ifade etti.
Hurgada Havalimanı’nın fiziksel özelliklerinin bu açıdan avantaj sağladığını belirten Fahmi, yaklaşık bir saatlik bağlantı sürelerini hedeflediklerini açıkladı.
Mısır’ın farklı turizm merkezlerine erişimin kolaylaştırılması için yeni hava yolu hatlarının ve aktarma olanaklarının geliştirilmesi gerektiğini vurgulayan Fahmi, bu çalışmaların ülkenin turizmdeki rekabet gücünü destekleyeceğini belirtti.
Kuzey Afrika, Akdeniz turizminde öne çıkıyor
Kuzey Afrika’nın turizm potansiyelini değerlendiren Erkan Yıldırım, Mısır, Fas ve Tunus’un önemli bir büyüme potansiyeline sahip olduğunu söyledi.
Bölgeye yönelik uluslararası yatırımların arttığını belirten Yıldırım, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve Katar gibi ülkelerden yatırımcıların Kuzey Afrika’daki projelere ilgi gösterdiğini ifade etti.
Özellikle Mısır’ın Akdeniz kıyılarında geliştirilen yeni turizm merkezlerine dikkat çeken Yıldırım, Kuzey Afrika’nın önümüzdeki üç ila beş yıl içinde Akdeniz’deki yerleşik destinasyonlarla daha güçlü bir rekabete girebileceğini söyledi.
Mısır’ın Akdeniz ve Kızıldeniz kıyılarının, tarihî mirasının ve yıl boyunca turizme elverişli koşullarının önemli avantajlar sunduğunu belirten Yıldırım, ülkenin kuzey kıyılarında yüksek kaliteli konaklama tesisleri ve yeni destinasyon projeleri geliştirildiğini kaydetti. Yıldırım, bu bölgenin gelecekte Antalya açısından da önemli bir rakip olabileceğini ifade etti.
Mısır, 12 ay turizm hedefiyle yatırımlarını geliştiriyor
Mısır’ın belirli bir yaz sezonuna bağlı kalmadan yıl boyunca ziyaretçi ağırlayabilmesinin önemli bir avantaj olduğunu belirten Yıldırım, Akdeniz ve Kızıldeniz kıyılarının farklı turizm ürünlerinin geliştirilmesine imkân tanıdığını söyledi.
Tarih, kültür, deniz ve resort turizminin birlikte değerlendirilebileceğini ifade eden Yıldırım, yeni konaklama yatırımlarının uluslararası hava yolu bağlantıları ve tur operatörleriyle güçlü ticari ilişkilerle desteklenmesi gerektiğini vurguladı.
Yüksek harcama gücüne sahip ziyaretçilere ulaşmak için lüks konaklama ürünlerinin, uluslararası otel markalarının ve hava yolu hizmetlerinin birlikte geliştirilmesi gerektiğini belirten Yıldırım, destinasyonlardaki konaklama dışı turizm deneyimlerinin de çeşitlendirilmesine dikkat çekti.
Sağlık turizminde Türkiye-Mısır iş birliği gündemde
Oturumda Türkiye ve Mısır’ın sağlık turizmi alanında geliştirebileceği iş birliği fırsatları da ele alındı.
EABA Başkanı Dr. Yousrey El-Sharkawi, iki ülkenin sağlık hizmetlerini ve turizm altyapısını birlikte değerlendirerek Doğu
Akdeniz’de önemli bir sağlık turizmi merkezi oluşturabileceğini ifade etti.
Hussein Sherif Fahmi ise sağlık turizminin geliştirilmesinde hava yolu bağlantılarının önemli olduğunu ancak tek başına yeterli olmadığını belirtti. Uluslararası hasta hareketliliğinin artırılması için havalimanları, hastaneler ve konaklama tesislerinin birbirini tamamlayacak şekilde planlanması gerektiğini söyledi.
Fahmi, sağlık hizmeti almak için seyahat eden kişilere eşlik eden aile üyelerinin konaklama ihtiyaçlarının da karşılanmasının önemine dikkat çekti. Hava yolu şirketlerinin, hastanelerin ve konaklama işletmelerinin ortak hareket etmesi gerektiğini vurguladı.
Rixos Mısır, Şarm El-Şeyh’te turizm okulu açmayı planlıyor
Erkan Yıldırım, Mısır’daki turizm yatırımlarının geliştirilmesinde nitelikli insan kaynağının önemli bir rol oynadığını söyledi.
Yapay zekâ ve teknolojik dönüşümün turizm sektöründeki öneminin arttığını belirten Yıldırım, misafirperverliğin temelindeki insan unsurunun korunması ve hizmet kalitesinin sürdürülebilmesi için eğitim yatırımlarına ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.
Rixos’un Türkiye’de edindiği otelcilik deneyimini Mısır’daki operasyonlarına aktardığını belirten Yıldırım, Türk turizm profesyonellerinin bilgi birikiminden yararlanarak yerel çalışanların eğitimine önem verdiklerini kaydetti.
Yıldırım, Şarm El-Şeyh’te turizm ve otelcilik alanında eğitim verecek bir okul açmayı planladıklarını açıkladı. Eğitimli çalışanların ve güçlü işletmecilik kültürünün destinasyonların gelişiminde belirleyici olduğunu vurguladı.
Mısır havalimanlarının kapasitesi artırılıyor
Hussein Sherif Fahmi, Mısır’ın son yıllarda havacılık altyapısına önemli yatırımlar yaptığını belirterek Şarm El-Şeyh, Hurgada ve diğer turizm merkezlerindeki havalimanlarının kapasitesinin artırılmasına yönelik çalışmalar yürütüldüğünü söyledi.
El Alameyn Havalimanı’nda yıllık 8 milyon yolcuya hizmet verebilecek terminal altyapısına yönelik planlamaların değerlendirildiğini açıklayan Fahmi, Hurgada Havalimanı’nın da yeni terminal yatırımları veya mevcut terminallerin genişletilmesiyle daha fazla yolcuya hizmet verebilecek kapasiteye ulaştırılmasının hedeflendiğini ifade etti.
Fahmi, yeni turizm merkezlerine yönelik uluslararası uçuş talebinin karşılanabilmesi için havacılık altyapısının turizm yatırımlarıyla eş zamanlı geliştirilmesi gerektiğine dikkat çekti.
Türkiye ve Mısır arasında haftalık 100 uçuş hedefi
Oturumun son bölümünde Türkiye ile Mısır arasındaki turizm ilişkileri ve hava yolu bağlantılarının geliştirilmesi ele alındı.
Erkan Yıldırım, iki ülkenin farklı turizm ürünleri ve destinasyon özellikleriyle uluslararası pazarlarda birbirini tamamlayabileceğini söyledi. Mısır’ın yıl boyunca turizm yapılabilen bir destinasyon olduğunu belirten Yıldırım, Türkiye ile Mısır’ın konaklama deneyimlerinin ve uluslararası bağlantılarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Hussein Sherif Fahmi de Doğu Akdeniz’in tek bir ülke üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti. Uzak Doğu ve Güneydoğu Asya gibi bölgelerin farklı ülkeleri kapsayan geniş destinasyon alanları olarak tanıtıldığını hatırlatan Fahmi, Doğu Akdeniz’in de farklı turizm deneyimlerini bir araya getiren bölgesel bir destinasyon olarak ele alınması gerektiğini söyledi.
Türkiye ile Mısır arasında hava yolu bağlantılarının artırılmasının bu yaklaşımı destekleyeceğini belirten Fahmi, iki ülke arasında 2027 yılı sonuna kadar haftalık yaklaşık 100 uçuş frekansına ulaşılabileceği öngörüsünü paylaştı.
Fahmi, Türkiye ve Mısır’ın turizmde birbirine rakip olmaktan çok birbirini tamamlayan destinasyonlar olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
ATF Africa ile yeni turizm iş birlikleri hedefleniyor
Oturumun kapanışında Türkiye ile Mısır arasındaki turizm iş birliklerinin Afrika kıtasına yönelik çalışmalarla geliştirilmesi konusu gündeme geldi.
Mısır’ın Afrika, Orta Doğu ve Akdeniz arasında önemli bir konumda bulunduğuna dikkat çekilen oturumda, Türkiye’nin turizm işletmeciliği deneyiminin Mısır’ın bölgesel bağlantılarıyla bir araya getirilmesinin yeni iş birliği fırsatları oluşturabileceği ifade edildi.
ATF Africa projesine de değinilen kapanış bölümünde, Mısır’da başlayan organizasyon çalışmalarının sürdürülmesi ve iki ülke arasında uluslararası turizm ticaretini destekleyecek yeni bağlantılar kurulması hedefi paylaşıldı.







