Turizm Ekonomi - Antalya
100’ü aşkın ülkeden turizm profesyonelinin ve 40 bini aşkın ziyaretçinin ağırlanacağı üç günlük Antalya Turizm Fuarı maratonu başladı. Bu yıl “Hospitality Intelligence” temasıyla düzenlenen fuar, yeni sezon kontratları, uluslararası iş birlikleri ve B2B görüşmeler için sektör temsilcilerini buluşturacak. Fuarda 2.500’den fazla uluslararası alıcının B2B görüşmeler yapması bekleniyor.

Fuarın açılış konuşmasını yapan ATF Türkiye Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Meral, 40 bin metrekarelik alanda, 40 bin ziyaretçi ve 100’ün üzerinde ülkeden katılımla gerçekleşen Antalya Turizm Fuarı’nın artık rüştünü ispatlamış bir fuar olduğunu belirtti.
20’nin üzerinde şehir ve 500’ün üzerinde otelin fuara katıldığını kaydeden Meral, “İçeriğimizi zenginleştirmeye çalışıyoruz. İki noktada konumlanmak istiyoruz. Türkiye’de turizm ve ticaret merkezi olarak konumlanmak. Bu sene gençler için ayrı bir bölüm oluşturduk. ATF Genç ile gençlerin sektörle yakınlaşmasına köprü oluyoruz. Bu yıl ilk defa ATF Şehirler Zirvesi yapıyoruz. Bunu yıl boyu sürdürmek istiyoruz. Dünya turizm liderleri aramızda.” dedi.

“Büyümeyi rakamlarla değerlendireceğimiz bir dönemden geçmiyoruz”
İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Yılmaz ise konuşmasında şu değerlendirmeyi yaptı:
“Turizmde artık başarıyı yalnızca büyüme rakamlarıyla değerlendireceğimiz bir dönemden geçmiyoruz. Değişen durumlara uyum sağlama konusunda yarattığımız değeri yükseltmek, tesislerimizi geleceğe hazırlamak da çok önemli. Dünya turizmi yeni bir rekabet dönemine giriyor. Bir yandan değişen trendler, bir yandan jeopolitik belirsizlikler, ekonomik sorunlar var.
Turizm gelirlerimizi sürdürülebilir şekilde artırmak için rekabet ediyoruz. Bu konularda yol alanlar önemli bir büyüme olanağı yakalayacak.
2026, sektörün dayanıklılığının test dildiği bir yıl oldu
Yakın coğrafyadaki jeopolitik gelişmeler, uçuşlardaki belirsizlikler, kaynak pazarlardaki ekonomik koşullar ve sektörün karşı karşıya olduğu maliyet baskısı nedeniyle 2026 yılı, sektörün dayanıklılığının test edildiği bir yıl oldu. Turizm sektörü tüm bunlara rağmen rekabet gücünü koruyarak gelir yaratma konusunda önemli bir çaba sarf etti.
Antalya’nın bu hikâyede çok önemli bir yeri var. Antalya turizmde önemli bir marka, rekabet unsuru ve sektöre yön veren bir destinasyon.
Biz turizmi istihdam yaratan, döviz kazandıran, farklı sektörlere destek veren, ülkemizin marka değerini yükselten bir alan olarak görüyoruz.
“Turizm sektörüne 2,5 yılda 2,5 milyar dolar kaynak sağladık”
Bu nedenle son 2,5 yılda turizme 2,5 milyar dolar kaynak aktardık. Turizm sektörüne verilen toplam kredinin dörtte birini İş Bankası verdi.
2027 ve 2028 yıllarındaki yatırımlara baktığımızda toplam 2,2 milyar dolarlık yatırım teşvik belgesi alındığını ve bunun üçte birinin Antalya’dan alındığını görüyoruz. Biz bu yatırımların tamamına finansman sağlayabilecek durumdayız.”

Kaan Kavaloğlu: Antalya nüfusunun 8 katı turist ağırlıyor
AKTOB Başkanı Kaan Kavaloğlu ise açılış konuşmasında şu değerlendirmeyi yaptı:
“Nüfusumuzun 7-8 katı bir turist kitlesini ağırlıyoruz. Bu, şu anda dünyanın hiçbir yerinde mümkün değil.”
Antalya’da yıllardır dünyanın en büyük turizm operasyonlarından birini yönettiklerini belirten AKTOB Başkanı Kaan Kavaloğlu, “Farklı ülkelerden milyonlarca insanı ağırlıyor, binlerce işletmeyle çalışıyor, farklı pazarların beklentilerine cevap veriyoruz. Her sezon, çok geniş bir coğrafyaya uzanan ilişkileri ve büyük bir hizmet organizasyonunu birlikte yönetiyoruz.” dedi.
ATF’nin bu birikimin fuarcılık alanında da güçlü bir karşılığı olduğunu gösterdiğini ifade eden Kavaloğlu, “Doğru zamanda, doğru yerde, doğru iş birliklerini geliştirerek Antalya’nın fuar turizmi kapasitesini harekete geçirdi. Antalya’nın sahip olduğu imkânları biliyorduk. ATF sayesinde bu imkânların etrafında nasıl yeni bir iş alanı gelişebileceğini de görmeye başladık. Selçuk Meral’i ve ekibini bu girişimleri ve ortaya koydukları emek için kutluyorum.” diye konuştu.
“Bir fuarın başarısını, kapıları kapandıktan sonra da konuşabilmeliyiz. Burada başlayan kaç görüşme anlaşmaya dönüştü? Kaç işletme yeni bir pazara ulaştı? Kaç katılımcı, gelecek yılın takvimine Antalya’yı şimdiden yazdı? Fuarın şehirde bıraktığı değeri bu soruların cevapları büyütür.
Antalya’nın bu noktada önemli bir avantajı var. İnsanlar burada ürünü yerinde görüyor, hizmeti deneyimliyor, destinasyonu tanıyor. Otelini, ulaşımını, mutfağını ve insanını birlikte değerlendiriyor. İş görüşmesiyle şehrin sunduğu deneyim birbirini tamamlıyor.
Şimdi önümüzde, ATF’nin açtığı bu yolu genişletmek var. Antalya’nın turizmde kurduğu altyapı, farklı sektörlerin uluslararası buluşmalarına da ev sahipliği yapabilecek bir kapasite taşıyor. Ancak kapasitenin varlığı, kendiliğinden talep yaratmıyor. Bu kapasiteyi bir araya getirip dünyaya açık ve güçlü bir teklif sunmak gerekiyor.
Uluslararası bir organizatör Antalya’ya baktığında hangi tarihlerde, hangi imkânlarla, nasıl bir organizasyon
yapabileceğini görebilmeli. Otelci, havayolu, fuar organizatörü ve şehirdeki ilgili kurumlar aynı takvim üzerinde çalışabilmeli. Bir organizatörün Antalya’yı tercih etmesini bekliyorsak planlama sürecini de kolaylaştırmalıyız. İhtiyaç duyduğu bilgiye, doğru muhataba ve birbiriyle uyumlu hizmetlere ulaşabilmeli. Şehrin bütün imkânlarını tek bir organizasyonun başarısı için bir araya getirebilmeliyiz.
AKTOB olarak iş birliğine tam bu noktadan bakıyoruz. Otellerimizin birikimini, fuarcılığın iş geliştirme gücüyle buluşturmak istiyoruz. Organizatörün ihtiyacını erken anlayan, ulaşım ve konaklamayı birlikte planlayan, katılımcının şehirdeki deneyimini kolaylaştıran bir yapı geliştirmeliyiz. Burada kurulan bir bağlantının başka bir sektörü Antalya’ya taşımasını sağlamalıyız. Yeni fuarların, yeni yatırımların ve yıl boyunca devam eden ekonomik hareketliliğin önünü açmalıyız.
Böyle bir gelişmenin çalışanlarımız için de doğrudan karşılığı var. Sezonun uzaması, yetişmiş insan kaynağının şehirde kalmasını ve istihdamın daha istikrarlı hâle gelmesini destekler. İşletmelerin yıl boyunca çalışabilmesi, tedarikçiden esnafa kadar geniş bir çevreye katkı sağlar.
Antalya’nın uluslararası fuarcılıkta kendine bir yer açması için kendi avantajlarını doğru değerlendirmesi gerekiyor. Bizim gücümüz; iş dünyasını, insanların gelmekten ve vakit geçirmekten memnuniyet duyduğu bir şehirde buluşturabilmemiz. Doğu ile Batı arasındaki konumumuzu, uluslararası ilişkilerimizi ve ağırlama becerimizi aynı hedefe yöneltebilmemiz.
Önümüzdeki kasım ayında gerçekleştireceğimiz 16. Uluslararası Resort Turizm Kongresi de bu güçlü zeminde küresel turizmin önemli aktörlerini yeniden Antalya’da buluşturacak. Kıymetli Selçuk Meral ve ekibi de aramızda olacak. Burada gelişen diyaloğu kongremizde sürdürmek üzere sizleri de 25-26 Kasım’da aramızda görmekten mutluluk duyacağız.”

Davut Günaydın: Antalya’ya gelen turistin yüzde 80’ini tur operatörleri getiriyor
TÜRSAB Başkan Yardımcısı Davut Günaydın ise turizmin gelişmesinde seyahat acentelerinin ve tur operatörlerinin rolüne dikkat çekti. Antalya’ya gelen turistlerin yüzde 80’inin tur operatörleri tarafından getirildiğini belirten Günaydın, Meclis’e sevk edilen yabancı dijital platform yasasının yaratacağı eşitsizliğe dikkat çekti. Dijitalleşmeye ve globalleşmeye karşı olmadıklarını ifade eden Günaydın, yabancı dijital platform yasasının yaratacağı eşitsiz rekabet ortamına dikkat çekerek yasayla ilgili yanlıştan dönülmesini istedi.

"Sektörün kırılganlığı ortaya çıktı"
Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Yardımcısı Büşra Özdemir ise şu noktalara dikkat çekti:
"Savaşlar ve küresel belirsizlikler sektörün kırılganlığını ortaya koydu. Kişi başı geliri artıran, turizmi yıl geneline yayan ve turizmi tabana yayan bir anlayışı güçlendirmeliyiz. Bunun için farklı turizm türlerini geliştirmeli, yeni pazarlara yayılmalı ve yeni destinasyonlara açılmalıyız.
İnsanlar kent kültürünü ve yerel yaşamı deneyimlemek, oranın bir parçası olmak istiyor. Antalya ve Türkiye’nin çok sayıda şehri bu beklentileri karşılayabilecek nitelikte. Antalya yalnızca bilinen turizm merkezleriyle sınırlı değil. İlçelerimizin, köylerimizin ve yerel unsurlarımızın turizm sürecine dâhil edilmesi gerekiyor.
ABB olarak altyapı çalışmalarını ziyaretçi deneyimini ve kent sakinlerinin yaşamını kolaylaştırmak için yürütüyoruz.
Antalya’nın genelinin refahını yükseltecek bir turizm modelini büyütmeliyiz.
Tanıtımdan çevre düzenlemelerine kadar her alanda kurum ve kuruluşların ortak hareket etmesi gerekiyor."




