NG Hotels Yönetim Kurulu Başkanı Hediye Güral Gür, Titanic Hotels Yönetim Kurulu Başkanı Muzaffer Aygün, Kilit Group Yönetim Kurulu Üyesi Tolga Kilit ve Wyndham EMEA Başkanı Dimitris Manikis, turizmin geleceğine ilişkin değerlendirmelerini paylaştı. Oturumda her şey dahil otelcilikte yeni bir sınıflandırma modeli oluşturulması, yüksek hizmet standartlarının korunması, sağlıklı yaşam turizminin geliştirilmesi ve yapay zekânın insan odaklı kullanılması öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.

Champion Holiday Village Yönetim Kurulu Başkanı Osman Ayık'ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen oturumda turizmde artan maliyetler, jeopolitik gelişmeler, dijitalleşme ve değişen turist profilleri ele alındı. Konuşmacılar, sektörün mevcut büyüme modelinin geliştirilmesi, yeni turizm ürünlerine yatırım yapılması ve misafir memnuniyetinin sürdürülebilir biçimde artırılması gerektiği vurgulandı.

Osman Ayık

Osman Ayık: “Turizmde analitik bir bakış açısına ihtiyacımız var”

Oturumun moderatörlüğünü üstlenen Champion Holiday Village Yönetim Kurulu Başkanı Osman Ayık, Türk turizminin son 40 yılda hızlı yatırımlar ve güçlü altyapı çalışmalarıyla önemli bir büyüme gerçekleştirdiğini belirtti.

Türkiye'nin bugün konaklama tesisleri, havalimanları ve ulaşım altyapısıyla uluslararası ölçekte güçlü bir destinasyon hâline geldiğini ifade eden Ayık, ancak sektörün karşı karşıya bulunduğu değişimlerin doğru analiz edilmesi gerektiğini vurguladı.

Turizmde elde edilen başarıların yalnızca sayısal göstergelerle değerlendirilmesinin yeterli olmadığını belirten Ayık, rakamların sektörün büyüklüğünü ve ekonomik ölçeğini ortaya koymak açısından önemli olduğunu söyledi.

Misafir profillerinde yaşanan dönüşüme dikkat çeken Ayık, uzun yıllardır Türkiye'yi tercih eden ziyaretçi kitlesinin yanı sıra teknolojiyi yoğun biçimde kullanan yeni nesil turistlerin de sektörün önemli hedef kitlelerinden biri hâline geldiğini ifade etti.

Bu değişimin konaklama ürünlerinin tasarımından hizmet anlayışına kadar birçok alanda yeni yaklaşımlar gerektirdiğini belirten Ayık, turizm işletmelerinin gelecek dönem stratejilerini değişen misafir beklentilerine göre şekillendirmesi gerektiğini vurguladı.

Dimitris Manikis

Dimitris Manikis: “Krizlerle yaşamayı öğrenmek zorundayız”

Wyndham EMEA Başkanı Dimitris Manikis, küresel turizm sektörünün sürekli değişen krizlerle karşı karşıya bulunduğunu belirterek, turizm işletmelerinin bu koşullarda faaliyetlerini sürdürebilecek dayanıklılığa sahip olması gerektiğini ifade etti.

Jeopolitik gelişmelerin yanı sıra doğal afetlerin, iklim olaylarının ve farklı ekonomik sorunların turizm hareketliliğini etkilediğini belirten Manikis, sektörün her yeni kriz karşısında büyüme hedeflerinden vazgeçmemesi gerektiğini vurguladı.

Turizmin farklı ülkelerden ve kültürlerden insanları bir araya getiren önemli bir faaliyet olduğunu ifade eden Manikis, uluslararası seyahat hareketliliğinin artmasının toplumlar arasındaki anlayışı ve iletişimi de güçlendirebileceğini söyledi.
Krizlere karşı olumlu ve çözüm odaklı bir yaklaşım benimsenmesinin önemine dikkat çeken Manikis, Wyndham'ın Türkiye'deki gelişimini örnek gösterdi.

Yaklaşık 10–12 yıl önce Türkiye'de iki veya üç otelle faaliyet gösterdiklerini belirten Manikis, bugün ülkede 140 otele ulaştıklarını açıkladı.

Türkiye'nin Wyndham açısından önemli bir pazar olduğunu vurgulayan Manikis, yaşanan krizlerin ülkedeki büyüme ve yatırım çalışmalarını durdurmadığını ifade etti.

Türk turizm sektörünün sahip olduğu dayanıklılığa ve işletmecilik deneyimine dikkat çeken Manikis, Türkiye'nin uluslararası otelcilik açısından önemli fırsatlar sunmaya devam ettiğini belirtti.

Hediye Güral Gür

Hediye Güral Gür: “Çok sayıda otel açmak yerine farklı konseptlere odaklanıyoruz”

NG Hotels Yönetim Kurulu Başkanı Hediye Güral Gür, grubun yatırım stratejilerinde tesis sayısını artırmaktan çok kaliteyi ve farklılaşmayı ön planda tuttuklarını belirtti.

Hâlihazırda dört otelle faaliyet gösterdiklerini ifade eden Gür, yatırım kararlarını misafir memnuniyeti, çalışan memnuniyeti ve işletme verimliliği çerçevesinde değerlendirdiklerini söyledi.

Türkiye'nin turizm potansiyeline güvendiklerini belirten Gür, küresel krizlere ve ekonomik belirsizliklere rağmen yatırımlarını sürdürdüklerini ifade etti.

Bir bölgede çok sayıda otel açmak yerine farklı destinasyonların ihtiyaçlarına uygun konseptler geliştirmeye odaklandıklarını vurgulayan Gür, Sapanca'daki yatırımlarında spa, wellness ve kongre turizmini ön plana çıkardıklarını aktardı.

Afyon'daki termal turizm yatırımlarına da değinen Gür, Bodrum'da villa konseptine dayalı yeni bir otel yatırımı planladıklarını açıkladı.

Yeni yatırımları geliştirirken bölgelerin ihtiyaçlarını ve misafirlerin değişen beklentilerini analiz ettiklerini belirten Gür, uluslararası pazarlardan yeni ziyaretçi gruplarına ulaşmak için satış ve pazarlama çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi.

Dijital kanalların hem tanıtım hem de satış faaliyetleri açısından önem taşıdığını vurgulayan Gür, misafir geri bildirimlerinin hizmet kalitesinin geliştirilmesinde belirleyici olduğunu ifade etti.

“Turizmde En Önemli Kaynağımız İnsan”

Turizm sektörünün geleceğinde insan kaynağının önemine özel olarak değinen Hediye Güral Gür, misafir memnuniyetinin sürdürülebilir biçimde artırılabilmesi için çalışanlara yapılan yatırımların önemli olduğunu belirtti.

Çalışanlarla kurulan güçlü iletişimin, eğitim çalışmalarının ve ekiplerin gelişiminin hizmet kalitesine doğrudan katkı sağladığını ifade eden Gür, insan kaynağının işletmelerin en önemli gücü olduğunu vurguladı.

Turizmin yalnızca Akdeniz ve Ege bölgelerinde yoğunlaşmaması gerektiğini belirten Gür, Türkiye'nin farklı destinasyonlarının ve turizm ürünlerinin uluslararası pazarlarda daha fazla tanıtılmasını önemsediklerini söyledi.

Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansının (TGA) farklı turizm ürünlerinin tanıtımına yönelik çalışmalarını değerli bulduğunu ifade eden Gür, ülkenin tamamına yayılan bir turizm yaklaşımının yeni fırsatlar oluşturabileceğini belirtti.

Tolga Comertoglu

Tolga Kilit: “Maliyet baskısına karşı kalite ve hizmet standartlarımızı korumalıyız”

Kilit Group Yönetim Kurulu Üyesi Tolga Kilit, Türk turizminin son yıllarda karşılaştığı krizleri ve Antalya'nın uluslararası turizmde ulaştığı noktayı değerlendirdi.

2014 yılından itibaren yaşanan ekonomik ve jeopolitik gelişmelerin turizm sektörüne önemli deneyimler kazandırdığını belirten Kilit, Rusya ve Almanya gibi geleneksel kaynak pazarların yanı sıra yeni pazarlara yönelmenin önemine dikkat çekti.

Polonya, Moldova, Kazakistan, Ukrayna ve Baltık ülkeleri gibi farklı pazarlarda yürütülen çalışmaların Antalya turizmine katkı sağladığını ifade eden Kilit, kaynak pazar çeşitliliğinin kriz dönemlerinde sektörün dayanıklılığını artırdığını vurguladı.

Kilit Group bünyesinde farklı sektörlerle birlikte yaklaşık 18 bin kişiye istihdam sağladıklarını belirten Kilit, turizm faaliyetlerini 17 otelle sürdürdüklerini açıkladı.

Mevcut yatırımların geliştirilmesi ve hizmet standartlarının yükseltilmesine odaklandıklarını belirten Kilit, artan maliyetlerin turizm işletmeleri üzerinde önemli bir baskı oluşturduğunu söyledi.

Enflasyon ve işletme maliyetlerindeki artış karşısında istihdamın korunabilmesi için fiyatların doğru seviyelerde belirlenmesi gerektiğini ifade eden Kilit, bunun sürdürülebilir biçimde yapılabilmesinin kalite ve hizmet standartlarının korunmasına bağlı olduğunu vurguladı.

Yeni nesil misafir beklentilerine uygun turizm ürünleri geliştirdiklerini belirten Kilit, Antalya'da farklı deneyimler sunacak projeler üzerinde çalıştıklarını ve fine dining konseptinde yeni bir restoran hazırladıklarını aktardı.

Muzaffer Aygun

Muzaffer Aygün: “Ne Kadar İyi Otel Yaparsak Yapalım, Hizmet Kalitesini Koruyamazsak Sürdürülebilir Olamayız”

Titanic Hotels Yönetim Kurulu Başkanı Muzaffer Aygün, grubun turizm alanındaki gelişim yolculuğunu ve Türkiye'nin konaklama sektöründe ulaştığı noktayı değerlendirdi.

Ailelerinin turizm alanındaki çalışmalarının 1967 yılında Almanya'da küçük bir restoranla başladığını anlatan Aygün, sonraki yıllarda Türkiye'de konaklama yatırımlarına yöneldiklerini belirtti.

İstanbul'daki otel yatırımlarının ardından Antalya'da büyümeye başladıklarını ifade eden Aygün, Türkiye'nin son yıllarda ulaşım altyapısı, havalimanları ve turizm tesisleri açısından önemli bir gelişim gösterdiğini söyledi.

Türkiye'nin doğal güzellikleri, iklimi, kültürel mirası ve farklı turizm bölgeleriyle önemli bir rekabet avantajına sahip olduğunu vurgulayan Aygün, ancak bu potansiyelin doğru hizmet anlayışıyla değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Turizmde yalnızca iyi tesisler inşa etmenin yeterli olmadığını ifade eden Aygün, ziyaretçilere vaat edilen hizmetin eksiksiz sunulmasının ve misafir memnuniyetinin korunmasının önemine dikkat çekti.

Misafirlerin aldıkları hizmetten memnun ayrılmasının Türkiye'yi tekrar tercih etmelerini sağlayabileceğini belirten Aygün, konaklama sektöründe sürdürülebilir büyümenin temelinde kaliteli hizmetin bulunduğunu vurguladı.

Dijital platformlarda paylaşılan misafir değerlendirmelerinin otellerin uluslararası görünürlüğünü doğrudan etkilediğini ifade eden Aygün, işletmelerin hizmet kalitesini sürekli geliştirmesi gerektiğini söyledi.

Türkiye'nin her şey dahil otelcilikte önemli bir deneyime sahip olduğunu belirten Aygün, bu gücün korunması ve farklı misafir segmentlerine uygun ürünlerle desteklenmesi gerektiğini ifade etti.

Hediye Güral Gür: “Sağlıklı yaşam turizmi gelecekte daha fazla önem kazanacak”

Oturumun ikinci bölümünde sağlıklı yaşam ve wellness turizminin gelişimini değerlendiren Hediye Güral Gür, bu alanın yeni bir eğilim olarak görünmesine rağmen insanların uzun yıllardır önem verdiği ihtiyaçlara dayandığını belirtti.

NG Hotels olarak Sapanca'daki yatırımlarında spa ve wellness konseptini ön plana çıkardıklarını ifade eden Gür, sağlıklı yaşam turizminin gelecek dönemde de önemini koruyacağını söyledi.

Termal turizmin Türkiye açısından önemli bir potansiyel sunduğunu belirten Gür, sağlıklı yaşam alanındaki yatırımların uzmanlık ve dikkat gerektirdiğini vurguladı.

Misafirlere sunulacak hizmetlerin doğru biçimde tanımlanması gerektiğini ifade eden Gür, sağlıkla ilişkili turizm ürünlerinde işletmelerin gerçekleştiremeyecekleri vaatlerde bulunmamasının önemine dikkat çekti.

Türkiye'nin köklü hamam ve kaplıca kültürünün modern sağlıklı yaşam anlayışıyla bir araya getirilebileceğini belirten Gür, bu birikimin turizmde farklılaşma açısından önemli fırsatlar sunduğunu söyledi.

Termal tesislerin yalnızca hastalık veya ileri yaş dönemlerinde tercih edilen yerler olarak görülmemesi gerektiğini ifade eden Gür, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının günlük hayatın bir parçası hâline getirilmesinin önemini vurguladı.

Dimitris Manikis: “Yapay zekâ insan dokunuşunun yerini alamaz”

Turizm sektöründe yapay zekânın geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Wyndham EMEA Başkanı Dimitris Manikis, teknolojinin otelcilik faaliyetlerinde önemli kolaylıklar sağlayabileceğini ancak misafirperverliğin temelindeki insan unsurunun korunması gerektiğini vurguladı.

Yapay zekâ ve dijital teknolojilerin operasyonel süreçleri kolaylaştırabileceğini belirten Manikis, teknolojinin çalışanların misafirlere daha fazla zaman ayırmasını sağlayacak şekilde kullanılması gerektiğini ifade etti.

Otelcilikte misafirlerin yalnızca teknolojik imkânlar aramadığını belirten Manikis, güler yüzün, kişisel ilginin ve insan ilişkilerinin konaklama deneyimindeki önemine dikkat çekti.

Yapay zekânın çalışanların operasyonel yükünü azaltabileceğini ancak misafirperverlik deneyiminin yerini alamayacağını savunan Manikis, turizmin merkezinde insanın bulunduğunu vurguladı.

Dünya genelinde değişen demografik yapıya da değinen Manikis, yaşlanan nüfusun ve yeni nesil ziyaretçilerin farklı beklentiler oluşturduğunu söyledi.

İklim değişikliğinin seyahat tercihlerine etkisine dikkat çeken Manikis, bazı ziyaretçi gruplarının aşırı sıcaklardan uzaklaşarak daha serin destinasyonlara yönelmeye başladığını belirtti.

Hindistan gibi gelişen kaynak pazarların ve yeni ziyaretçi segmentlerinin turizm açısından değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Manikis, işletmelerin gelecekteki müşteri profillerini doğru analiz etmesinin önemini vurguladı.

Türkiye'nin yalnızca mevcut kaynak pazarlarına odaklanmaması gerektiğini belirten Manikis, uluslararası rekabetin giderek arttığı bir ortamda yeni turizm hikâyeleri ve özgün deneyimler geliştirilmesi çağrısında bulundu.

Tolga Kilit’ten Her Şey Dahil Sistemine Sınıflandırma ve Sertifikasyon Önerisi

Oturumun dikkat çeken açıklamalarından biri de Kilit Group Yönetim Kurulu Üyesi Tolga Kilit'in her şey dahil konaklama sistemine yönelik önerisi oldu.

Fettah Tamince’de ATF’de dikkat çeken konuşma
Fettah Tamince’de ATF’de dikkat çeken konuşma
İçeriği Görüntüle

Her şey dahil sisteminin zaman zaman eleştirildiğini ancak Türk turizminin bugünkü büyüklüğe ulaşmasında önemli bir rol oynadığını belirten Kilit, sistemin mevcut ihtiyaçlar doğrultusunda geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.

Türkiye'de farklı kalite ve hizmet seviyelerine sahip otellerin aynı her şey dahil tanımı altında değerlendirildiğine dikkat çeken Kilit, bu tesislerin belirli kriterler doğrultusunda sınıflandırılmasını önerdi.

Ekonomik segmentten üst düzey lüks otelciliğe kadar farklı kategoriler oluşturulabileceğini belirten Kilit, bu sınıflandırmanın fiyatlandırma, satış ve pazarlama politikalarına da katkı sağlayacağını söyledi.

Her şey dahil tesislerin Eco, Eco Plus, orta segment, üst segment ve lüks gibi kategorilerde değerlendirilebileceğini ifade eden Kilit, söz konusu modelin yalnızca işletmeler tarafından değil, Kültür ve Turizm Bakanlığının da katılımıyla geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.

Güvenli Turizm Sertifikası örneğine değinen Kilit, benzer bir sınıflandırma ve belgelendirme sisteminin her şey dahil otelcilikte de uygulanabileceğini belirtti.

Böyle bir düzenlemenin misafir beklentilerinin daha doğru yönetilmesine ve tesislerin hizmet standartlarının daha açık biçimde tanımlanmasına katkı sağlayabileceğini ifade eden Kilit, sektör paydaşları ve Bakanlık arasında ortak bir çalışma yapılması çağrısında bulundu.

Muzaffer Aygün: “Turizmi 12 aya yaymak için ürünlerimizi çeşitlendirmeliyiz”

Türk turizminin geleceğinde farklı turizm ürünlerinin geliştirilmesinin önemine değinen Muzaffer Aygün, sağlıklı yaşam, termal turizm ve spor turizmi alanlarında yeni yatırımların değerlendirilebileceğini belirtti.

Rize'nin Ayder bölgesinde sağlıklı yaşam odaklı bir otel yatırımı üzerinde çalıştıklarını ifade eden Aygün, ziyaretçilerin sağlıklı yaşam ve iyi beslenme konularına ilgisinin arttığını söyledi.

Türkiye'nin termal kaynaklarının daha etkin değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Aygün, farklı bölgelerdeki konaklama tesislerinin spor ve sağlıklı yaşam odaklı ürünlerle çeşitlendirilebileceğini belirtti.

Futbol, padel ve tenis gibi sporların turizm tesislerinde daha fazla değerlendirilmesinin önemine dikkat çeken Aygün, ürün çeşitliliğinin turizm hareketliliğinin yılın tamamına yayılmasına katkı sağlayabileceğini ifade etti.

Belirsizlikte Liderliğin odağında insan, kalite ve değişime uyum var

"CEO Liderler Söyleşisi: Belirsizlikte Liderlik Etmek" oturumunda, küresel belirsizlikler karşısında turizm sektörünün büyümesini sürdürebilmesi için değişen koşullara uyum sağlayan yatırım ve işletmecilik modellerinin geliştirilmesi gerektiği öne çıktı.

Konuşmacılar, krizlere karşı dayanıklılığın artırılması, pazar çeşitliliğinin geliştirilmesi, hizmet kalitesinin korunması ve yeni nesil misafir beklentilerinin doğru analiz edilmesinin önemine dikkat çekti.

Turizmde dijitalleşme ve yapay zekâ uygulamalarının insan odaklı hizmet anlayışıyla birlikte geliştirilmesi gerektiği vurgulanırken, sağlıklı yaşam turizmi, özgün konaklama konseptleri ve her şey dahil sisteminin sınıflandırılması sektörel gelişim açısından değerlendirildi.

ATF26 Türkiye kapsamında gerçekleştirilen oturum, turizm sektörünün önde gelen yöneticilerinin gelecek dönem yatırım, yönetim ve büyüme stratejilerini aynı platformda buluşturdu.