Turizm Yazarları ve Gazetecileri Derneği (TUYED), Kayseri Büyükşehir Belediyesi ve Kayseri Erciyes A.Ş. iş birliğiyle 15-16 Ekim 2026 tarihlerinde düzenlenen tanıtım gezisinde, kentin tarihî, kültürel, gastronomik ve sportif turizm değerlerini yerinde inceledi. İki günlük programda Erciyes’in dört mevsime yayılan turizm vizyonunun yanı sıra Kayseri’nin Selçuklu mirası, müzeleri, geleneksel mutfağı ve alternatif turizm rotaları öne çıktı.
Kayseri Otelciler Derneği, Kayseri İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile Kayseri Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi ve Tanıtımı Daire Başkanlığının destek verdiği organizasyon, ulusal ve sektörel medya temsilcilerini bir araya getirdi. Program kapsamında kentin yalnızca kış turizmiyle değil, kültür, gastronomi, spor ve doğa turizmiyle de değerlendirilmesine yönelik çalışmalar ve destinasyon olanakları ele alındı.
Kayseri Kalesi’nde tarih ve gastronomi buluştu
Tanıtım gezisinin ilk günü, Kayseri’nin tarihî merkezlerinden Kayseri Kalesi ve kale içerisinde 2019’dan bu yana hizmet veren Kayseri Arkeoloji Müzesi’nin ziyaretiyle başladı. Yaklaşık 38 bin eserin bulunduğu ve 11 sergileme alanından oluştuğu belirtilen müzede, Kültepe Kaniş/Karum’dan çıkarılan kil tabletler, idoller ve Herakles Lahdi gibi eserler aracılığıyla kentin binlerce yıllık geçmişi tanıtıldı.
Programın gastronomi durağı, tarihî kale içerisinde hizmet veren Mülhem Restaurant oldu. Kayseri Büyükşehir Belediyesi tarafından geleneksel mutfak kültürünü yaşatmak ve ziyaretçilerle buluşturmak amacıyla hayata geçirilen restoranda, kentin yöresel yemekleri medya temsilcilerine sunuldu. Bamya çorbası, Kayseri yağlaması, Develi cıvıklısı, mantı, pastırma, güveç ve Nevzine tatlısı, programın öne çıkan lezzetleri arasında yer aldı.
Tarihî yapıların yeniden işlevlendirilmesiyle gastronominin aynı mekânda buluşturulması, Kayseri’nin kültürel değerlerini ziyaretçi deneyimine dönüştüren uygulamalar arasında öne çıktı.

Erciyes’te dört mevsim turizm hedefi
Programın ilk gününde Erciyes Kayak Merkezi ve Yüksek İrtifa Kamp Merkezi de ziyaret edildi. Kayseri Erciyes A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Akşehirlioğlu, medya temsilcilerine Erciyes’in gelişim sürecini, işletme modelini ve kış turizminin dışına taşan turizm hedeflerini anlattı.
Akşehirlioğlu, 2011 yılında başlayan çalışmaların yalnızca modern bir kayak merkezi oluşturmayı değil, Erciyes’i Kayseri şehir merkezi ve Kapadokya ile birlikte uluslararası turizm pazarında öne çıkan bir destinasyona dönüştürmeyi amaçladığını belirtti. Bu yaklaşım kapsamında spor organizasyonları, yüksek irtifa kampları ve doğa etkinlikleriyle ziyaretçi hareketliliğinin yılın tamamına yayılması hedefleniyor.
Erciyes Kayak Merkezi, dört farklı giriş kapısı olan Tekir, Hacılar, Hisarcık ve Develi üzerinden ziyaretçilere ulaşıyor. Merkezde 112 kilometrelik kayak pisti, 19 mekanik tesis ve 154 suni karlama makinesi bulunuyor. Kayak faaliyetleri yaklaşık 2 bin 200 ile 3 bin 400 metre rakım arasında gerçekleştiriliyor. Birbirine bağlı pistler ve mekanik tesisler, kayakçılara geniş bir kullanım alanı sunarken tek bilet sistemi de tesislerin kullanımını kolaylaştırıyor.

Erciyes’teki konaklama altyapısında 21 otel bulunuyor. Mevcut yatak kapasitesinin 3 binin üzerinde olduğu belirtilirken uzun vadeli hedef 10 bin yatağa ulaşmak. Kayak altyapısı ve konaklama yatırımlarının yanı sıra uluslararası spor organizasyonları da merkezin tanıtımında önemli rol oynuyor.
Erciyes’in 2016’da ilk Avrupa şampiyonası organizasyonuna ev sahipliği yaptığını kaydeden Akşehirlioğlu, sonraki yıllarda üç yıl üst üste Dünya Kupası yarışlarının düzenlendiğini aktardı. Snowboard, snowbike ve snowcross dünya kupalarının yanı sıra kar voleybolu, kar hentbolu ve bisiklet organizasyonları da merkezin etkinlik takviminde yer alıyor. Gece kayağı ve gün doğumunda gerçekleştirilen Snowcat turları da ziyaretçilere farklı deneyimler sunuyor.
Tenis turnuvaları yaz sezonunu hareketlendiriyor
Erciyes’in dört mevsim turizm yaklaşımında yüksek irtifa spor altyapısı kadar yaz dönemindeki organizasyonlar da önem taşıyor. Hisarcık Kapı bölgesinde, 2 bin 300 metre rakımda bulunan 12 tenis kortu, haziran ve eylül aylarında düzenlenen uluslararası turnuvalara ev sahipliği yapıyor.
Zafer Akşehirlioğlu, tenis organizasyonlarının sporcuların yanı sıra ailelerini ve yakınlarını da bölgeye çektiğini, bunun konaklama talebine yansıdığını söyledi. Organizasyonlar sayesinde daha önce yaz aylarında kapalı kalan bir otelin bu yıl hizmet vermeye başladığını belirten Akşehirlioğlu, başka bir tesisin de gelecek yaz sezonunda faaliyete geçmeyi planladığını aktardı.
Yüksek İrtifa Kamp Merkezi’nde sekiz futbol sahası bulunurken atletizm pisti de tamamlandı. Kapalı spor alanları futbolun yanı sıra basketbol, voleybol ve güreş gibi farklı branşlara hizmet veriyor. Yaz döneminde futbol kamplarının yanı sıra dağ ve yol bisikleti yarışları, plaj voleybolu, çadır ve karavan kampları, zirve tırmanışları ve meteor gözlem etkinlikleri düzenleniyor.
Erciyes’in işletme yaklaşımında yalnızca kayak bileti gelirlerine odaklanmadıklarını vurgulayan Akşehirlioğlu, otellerde konaklama, restoranlarda yemek, alışveriş ve kentteki kültürel alanların ziyaret edilmesiyle oluşan ekonomik hareketliliğin önemine dikkat çekti. Bu doğrultuda Erciyes, Kayseri şehir merkezi ve Kapadokya’nın birlikte tanıtılmasıyla ziyaretçilerin kentte daha fazla zaman geçirmesi amaçlanıyor.

Renovasyon ve kazı çalışmaları tüm hızıyla sürüyor
Toplantıya katılan Kayseri İl Kültür ve Turizm Müdürü Şükrü Dursun da, kentteki tarihi tarihi ve kültürel mekanlarda yürütülen renovasyon çalışmaları ile, antik alanlardaki kazı çalışmaları hakkında turizm yazarlarını bilgilendirdi. Dursun’un verdiği bilgiye göre, hem kentteki tarihi ve kültürel mekanların ayağa kaldırılması hem de yer altındaki kültürel hazinelerin yer yüzüne çıkarılması için yapılan kazı çalışmaları tüm hızıyla sürüyor.
Kültür Yolu’nda Selçuklu ve Cumhuriyet mirası
Tanıtım gezisinin ikinci günü, Kayseri’nin tarihî kent dokusunu kapsayan Kültür Yolu rotasına ayrıldı. Gevher Nesibe Darüşşifası ve Selçuklu Müzesi, Hunat Hatun Külliyesi, Kurşunlu Camii, Saat Kulesi, Cami Kebir Kazı Alanı, tarihî Kapalı Çarşı ve Alaca Kümbet ziyaret edilen noktalar arasında yer aldı.
Anadolu’nun ilk tıp merkezlerinden biri olarak kabul edilen Gevher Nesibe Darüşşifası, Selçuklu döneminin sağlık ve mimarlık tarihine ışık tutarken Hunat Hatun Külliyesi kentin Selçuklu mirasının önemli örneklerinden biri olarak öne çıktı. Tarihî Kapalı Çarşı ve Kayseri Mahallesi ise geleneksel ticaret kültürüyle sivil mimari dokusunun günümüzdeki izlerini yansıttı.
Programın dikkat çeken duraklarından biri, günümüzde Milli Mücadele Müzesi olarak hizmet veren tarihî Kayseri Lisesi, diğer adıyla Taş Mektep oldu. Kökleri 1893 yılına uzanan okulun son sınıf öğrencilerinin 1921 yılında Sakarya Meydan Muharebesi’ne katılması ve şehit düşmeleri nedeniyle mezun verememesi, ziyaretçilere aktarılan tarihî anlatılar arasında yer aldı. Müze, Kayseri’nin Millî Mücadele dönemindeki rolünü ve genç kuşakların fedakârlıklarını görünür kılan önemli bir kültür durağı niteliği taşıyor.
Restore edilerek kütüphaneye dönüştürülen Meryem Ana Kilisesi de tarihî yapıların korunarak yeni işlevlerle kent yaşamına kazandırılmasına örnek olarak incelendi. Restore edilmiş konakları ve taş sokaklarıyla Kayseri Mahallesi ise kentin geçmişini günümüze taşıyan duraklardan biri oldu. Gezi kapsamında Atatürk Evi Müzesi de ziyaret edilerek Cumhuriyet tarihinin Kayseri’deki izleri ele alındı.

Mimar Sinan’ın doğduğu Ağırnas ve Koramaz Vadisi
Programın şehir merkezi dışındaki durakları, Kayseri’nin kırsal kültür ve doğa turizmi potansiyelini ortaya koydu. Dünyaca ünlü Osmanlı mimarı Mimar Sinan’ın doğduğu Ağırnas Mahallesi’nde Mimar Sinan Evi ziyaret edildi. Bölgenin tarihî yerleşim dokusu ve geleneksel mimari özellikleri hakkında bilgi alan katılımcılar, ardından Koramaz Müzesi ve Koramaz Vadisi’ni gezdi.
Tarihî Çerkes Mustafa Bey Konağı’nın restore edilmesiyle oluşturulan Koramaz Vadisi Müzesi, vadinin kültürel geçmişini, yerleşimlerini ve yerel hikâyelerini ziyaretçilere aktarıyor. Müze anlatısında 1800’lü yıllarda yaşadığı belirtilen Oğuz ile Suzan’ın hüzünlü aşk hikâyesi de yer alıyor.
UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde bulunan Koramaz Vadisi; kaya oyma yapıları, tarihî yerleşimleri ve doğal peyzajıyla Kayseri’nin kültür ve doğa turizmi rotalarındaki önemli duraklarından biri olarak öne çıkıyor.
Gezi kapsamında ziyaret edilen alanlar, Kayseri’nin turizm değerlerinin şehir merkezindeki tarihî yapılarla sınırlı olmadığını; çevre mahalleler, kırsal miras ve doğal alanlarla genişleyen bir rota sunduğunu gösterdi.
Kayseri’nin turizm vizyonu değerlendirildi
İki günlük program, Millet Bahçesi Mutfak Sanatları Merkezi’nde düzenlenen akşam yemeği ve değerlendirme toplantısıyla sona erdi. Katılımcılar, Kayseri’nin sanayi ve ticaret kimliğinin yanı sıra tarih, kültür, gastronomi, spor ve doğa turizmi alanlarında sunduğu olanakları değerlendirdi.
TUYED’in tanıtım gezisi, Erciyes’in kış sezonuyla sınırlı kalmayan spor turizmi altyapısını, kent merkezindeki kültür rotalarını ve Ağırnas-Koramaz Vadisi hattındaki alternatif turizm değerlerini aynı programda bir araya getirdi. Kayseri’nin farklı turizm ürünlerinin birlikte tanıtılması, kentin ulusal ve uluslararası pazarlardaki bilinirliğini artırmaya yönelik çalışmaların temel başlıklarından biri olarak öne çıktı.






