ABD’nin Venezuela’ya dönük operasyonu ve dünya kamuoyunun verdiği cılız tepki veya destek tartışma konusu. Peki ya Trump Antalya’yı isterse?

Bir an gözlerinizi kapatın ve ABD Başkanı Donald Trump’ınBiliyor musunuz? Türkiye’de Antalya diye harika bir yer var ve biz burayı istiyoruz. Ortadoğu’da ve Türkiye’de, tüm bölgenin güvenliğini sağlayan on binlerce askerimiz var ve bu sert çocukların güneşlenip dinlenmeye, kendilerini düşmanla yapacakları yeni savaşlara hazırlamaya ihtiyaçları var. Zaten Türkler Antalya’yı berbat bir şekilde yönetiyorlar ve kötü bir turizm yapıyorlar. Turizm işçileri çok düşük maaşlarla çalışıyorlar ve kiralarını dahi ödeyemiyorlar. Bu nedenle Başkan Erdoğan’ı aradım ve Antalya’yı ondan bizzat istedim. Umarım bu isteğimi geri çevirmez. Eğer vermek istemezse onlara çok sert bir yanıt veririm ve ekonomilerini çökertirim.” dediğini hayal edin.

Okurlarımızın daha rahat empati kurması açısından turizmin başkenti Antalya’yı örnek gösterdim. Zira ABD’nin uluslararası hukuku hiçe sayarak devlet başkanını ve eşini kaçırdığı Venezuela için petrol neyse, Türkiye için de turizm aşağı-yukarı odur. Turizm Türkiye için ne kadar stratejik bir sektörse, Venezuela için de petrol o kadar stratejik bir sektör.

Venezuela’nın petrolüne diğer yer altı kaynaklarına çökmek isteyen Trump liderliğindeki ABD yönetimi, bununla da kalmayıp Meksika’dan Kolombiya’ya, Küba’dan Grönland’a kadar pek çok ülkeyi ve bölgeyi tehdit ediyor. On yıllardır ABD’nin ambargolarına karşı mücadele eden Küba için “Küba düşmeye hazır. Evet, Küba düşmeye hazır görünüyor. Nasıl dayanacaklarını bilmiyorum ama Küba’nın şimdi hiç geliri yok, tüm gelirlerini Venezuela’dan, Venezuela petrolünden alıyorlardı. Artık hiçbirini alamıyorlar. Küba tam anlamıyla düşmeye hazır ve birçok harika Kübalı-Amerikalı bundan çok mutlu olacak.” diyen Trump, Meksika, Kolombiya, İran ve Grönland ile ilgili şunları söylüyor:
“Kolombiya şu anda hasta bir adam (solcu lider Gustavo Petro) tarafından yönetiliyor. Bu hasta adam Kolombiya’yı uzun süre yönetemez. Kolombiya’ya dönük bir operasyon kulağa hoş geliyor”
“Meksika ile ilgili iyi bir şeyler yapmalıyım. Meksika kendine çeki düzen vermeli.”
"İran ile ilgili durumu çok yakından takip ediyoruz. Eğer geçmişte olduğu gibi insanları öldürmeye başlarlarsa, ABD tarafından çok sert bir şekilde cezalandırılacaklarını düşünüyorum."
“Grönland'a kesinlikle ihtiyacımız var. ABD’nin müdahale edeceği son ülke Venezuela olmayacak. Grönland’ın etrafı Çin ve Rus gemileri ile çevrili. “

ABD’nin Venezuela’ya dönük müdahalesine ve diğer ülkelere dönük meydan okumalarına Avrupa’nın örtülü destek verdiği, Türkiye’nin ise sessiz kaldığı görülüyor. Oysa Türkiye’den ve Avrupa’dan en azından “Venezuela’nın gemenlik haklarını ihlal eden ve meşru liderini alıkoyan bu eylemi kınıyor, Venezuela Devlet Başkanının bir an önce serbest bırakılmasını talep ediyoruz” açıklaması yapması beklenirdi. Bu hem Türkiye ile Venezuela arasındaki ilişkilerin hem de uluslararası ilişkilere asgari oranda saygının bir göstergesidir.

Konunun turizm ile olan ilişkisine gelince; Küresel turizm, insanların serbest dolaşımına, büyük oranda barış ve huzur içindeki uluslararası konjonktüre göre şekillenmiştir. Bunun aksi yönündeki her adım turizm sektörüne dönük bir tehdittir. ABD’nin saldırganlığı kadar, diğer ülkelerin sessizliği ve onayı da turizmi tehdit etmektedir. Savaşların, iç savaşların işgallerin, bombaların olduğu bir coğrafyada turizm olmaz.

Yazıyı bitirirken sor bir hatırlatma yapmakta fayda var; Bilindiği üzere Trump, İsrail’in ağır saldırılarına maruz kalan Gazze için ‘Gazze Rivierası’ isimli turizm planını açıklamış, Gazzelilerden arındırılan bölgenin büyük bir turizm merkezi olabileceğini açıklamıştı.

Soru şu: Gazze’de bombardıman altındaki bir insan mısınız, yoksa insansızlaştırılan Gazze’de turizmden vaya ticaretten pay almaya çalışan bir tüccar mısınız? Vereceğiniz cevap, nasıl bir dünyanın hayaliniz kurduğunuzun da yanıtıdır.

Telegram Turizm Ekonomi