TTG ve PwC tarafından gerçekleştirilen yeni bir araştırma, yüksek gelirli turistlerin tatil harcamalarında daha seçici davranmaya başladığını ortaya koydu. Turistler, tatillerinin bazı unsurlarına daha fazla bütçe ayırırken seyahat sürelerini kısaltmayı ve yıl içindeki tatil sayısını azaltmayı değerlendiriyor. Yapay zekâ araçları da tatil tercihlerinin şekillenmesinde giderek daha fazla rol oynuyor.
Araştırmanın sonuçları, PwC ağı bünyesindeki Strategy& şirketinin ortağı Eleanor Scott tarafından, 21-22 Ekim tarihlerinde Londra’daki Business Design Centre’da düzenlenen Black Book by TTG Luxury etkinliğinin ilk organizasyonunda paylaşıldı.
Bulgular, lüks turizm sektörünün yalnızca yüksek gelirli tüketicilerin ekonomik dayanıklılığı üzerinden açıklanamayacak, daha karmaşık bir tüketici davranışıyla karşı karşıya olduğunu gösteriyor.
Artan maliyetler bazı gezginleri tatil bütçelerini yeniden değerlendirmeye yönlendirirken, jeopolitik belirsizlikler de uluslararası seyahat konusunda temkinli davranılmasına neden oluyor. Araştırmaya katılan tüketicilerin yüzde 20’si, Orta Doğu’daki çatışmayı uluslararası seyahat açısından endişe kaynağı olarak gösterdi.
Scott, bazı tüketicilerin harcama yapabilecek durumda olmalarına rağmen mevcut dönemin tatil için doğru zaman olup olmadığını sorguladıklarını belirtti. Bu durumun seyahat acenteleri açısından müşterileri ikna etme ihtiyacını artırdığını ifade etti.
Yüksek gelirli katılımcıların yaklaşık üçte biri, yani yüzde 31’i, uluslararası seyahatin önündeki engellerden biri olarak tatillerin yüksek maliyetini gösterdi.
Turistler tatilden vazgeçmek yerine planlarını değiştiriyor
Araştırmaya göre daha az harcama yapmayı bekleyen turistler, tatil planlarını tamamen iptal etmek yerine seyahat biçimlerini değiştirmeye daha yatkın.
Katılımcıların yüzde 26’sı daha kısa seyahatler yapmayı, yüzde 22’si daha az sayıda tatile çıkmayı planlıyor. Yüzde 17’si ise uzun mesafeli seyahatlerden kısa mesafeli seçeneklere yönelmeyi düşünüyor.
Bu veriler, bütçe baskısının yüksek gelirli turistlerin seyahat kararlarını etkilediğini, ancak bunun her zaman tatilden tamamen vazgeçmek anlamına gelmediğini ortaya koyuyor.
Yüksek gelirli turistlerin yüzde 53’ü yapay zekâ kullanıyor
Yapay zekâ araçları, yüksek gelirli turistlerin tatil araştırma ve rezervasyon süreçlerinde giderek daha yaygın hale geliyor.
Araştırmaya katılan yüksek gelirli tüketicilerin yüzde 53’ü, tatil ilhamı veya araştırması için ChatGPT ya da diğer üretken yapay zekâ araçlarını kullandığını belirtti. Bu oran, araştırmanın genel katılımcı kitlesindeki seviyenin 20 puan üzerinde.
Katılımcıların yüzde 31’i yapay zekânın önerdiği bir ürünü veya hizmeti rezerve ettiğini, yüzde 36’sı ise yapay zekâ tarafından önerilen bir destinasyonu, oteli, deneyimi ya da başka bir seyahat seçeneğini değerlendirme listesine eklediğini söyledi.
Scott, yapay zekânın seyahat planı oluşturmaktan seyahat sırasında gidilecek yerler hakkında öneriler almaya kadar tatilin bütün aşamalarında kullanılmaya başladığını belirtti.
Turizm şirketleri için yapay zekâda görünürlük önem kazanıyor
Araştırma, turizm işletmelerinin ürünlerini üretken yapay zekâ araçları üzerinden daha kolay keşfedilebilir hale getirmesinin önemini de ortaya koyuyor. Bu yaklaşım, üretken motor optimizasyonu (GEO) olarak adlandırılıyor. GEO, ürün ve hizmetlerin yapay zekâ destekli arama ve öneri sistemlerinde görünürlüğünü artırmaya yönelik çalışmaları kapsıyor.
Bununla birlikte, geleneksel bilgi ve rezervasyon kanalları önemini koruyor. Yüksek gelirli katılımcıların yüzde 84’ü arama motorlarını, yüzde 76’sı otel ve havayolları gibi doğrudan hizmet sağlayıcıları ile müşteri değerlendirme sitelerini kullandığını belirtti. Katılımcıların üçte ikisi, yani yüzde 66’sı ise tur operatörlerinden yararlanıyor.
Scott, araştırma sonuçlarının genel olarak olumlu bir tablo ortaya koyduğunu ve yüksek gelirli gezginlerin seyahat davranışlarının ortalama gezginlere kıyasla daha olumlu bir görünüm sergilediğini ifade etti.






