Almanya Bağımsız Seyahat İşletmeleri Birliği (VUSR), yıllık toplantısını Berlin’de gerçekleştirdi. Toplantının açılışında konuşan VUSR Başkanı Marija Linnhoff, turizm sektöründe iş birliğinin güçlendirilmesi, bürokrasinin azaltılması ve adil rekabet koşullarının oluşturulması gerektiğini söyledi.

Toplantıya katılan Hristiyan Demokrat Birlik (CDU/CSU) Turizm Çalışma Grubu Başkanı ve Federal Meclis Üyesi Michel Kießling, VUSR’nin sektörün önemli temsilcilerinden biri haline geldiğini ve görüşlerinin siyasette dikkate alındığını belirtti.

TUI CEO’su Sebastian Ebel de Kuzey İrlanda’dan çevrim içi katıldığı toplantıda seyahat acentelerine ve Linnhoff’a iş birliği için teşekkür etti. Ebel, artan yakıt fiyatları ve yapay zekânın yarattığı değişimlerin sektör üzerindeki ekonomik baskıyı artırdığına dikkat çekerek istikrarlı ortaklıkların önemini vurguladı.

Linnhoff’tan ortak hareket çağrısı

Yaklaşık 70 kişinin katıldığı toplantıda konuşan Linnhoff, seyahat acenteleri, tur operatörleri ve büyük turizm şirketlerinin birbirleriyle rekabet etmek yerine ortak çıkarlar doğrultusunda hareket etmesi gerektiğini ifade etti.

Linnhoff, sektörde artan bürokrasiyi, eşit olmayan rekabet koşullarını ve büyük platformların giderek güçlenen pazar konumunu eleştirdi. Ayrıca ticari temsilcilik modelinin geleceğinin açık biçimde tartışılması gerektiğini söyledi.

GlobalDMC, Rus acentelerle Türk otellerini bir araya getirdi
GlobalDMC, Rus acentelerle Türk otellerini bir araya getirdi
İçeriği Görüntüle

Tüketicinin korunmasına yönelik düzenlemelerin işletmelerin ekonomik varlığını tehlikeye atmaması gerektiğini belirten Marija Linnhoff, hukuki güvence, girişim özgürlüğü ve sürdürülebilir ücretlendirme modellerinin önemine işaret etti.

AIDA davası seyahat acentelerinin gündeminde

Toplantıda avukat Dietrich Kressel, AIDA ile S-Markt & Mehrwert arasındaki hukuki uyuşmazlığı ve kararın seyahat dağıtım kanalı üzerindeki olası etkilerini değerlendirdi.

Dava, AIDA’nın acentelik sözleşmesini feshetmesi ve taraflar arasındaki ilişkinin rekabet hukuku kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği üzerine yoğunlaştı. AIDA ilişkinin gerçek bir ticari temsilcilik modeli olduğunu savunurken S-Markt & Mehrwert bağımsız bir işletme olarak faaliyet gösterdiğini ileri sürdü. Düsseldorf Bölge Mahkemesi ve ardından Düsseldorf Yüksek Bölge Mahkemesi, esas olarak S-Markt & Mehrwert lehine karar verdi ve feshi geçersiz saydı.

Kressel, kararın seyahat sektöründeki ticari temsilcilik modelini bütünüyle değiştirmediğini vurguladı. Belirleyici unsurun, taraflar arasındaki ilişkinin fiilen nasıl düzenlendiği ve gerçek ticari temsilcilik ile diğer iş modelleri arasındaki ayrım olduğunu söyledi. Kararın seyahat acentelerine otomatik fiyat serbestisi getirmediğini de belirtti.

Kressel’e göre bağımsız seyahat acenteleri, büyük platformlarla fiyat ve indirim üzerinden rekabet etmek yerine danışmanlık hizmetlerini ve uzmanlıklarını öne çıkarmalı. Özellikle karmaşık seyahat planlamalarında kişisel hizmetin önemini vurgulayan Kressel, yapay zekânın bu hizmetleri destekleyebileceğini ancak insan iletişiminin yerini tamamen alamayacağını ifade etti.

Toplantıda kriz yönetimi ve yapay zekâ da ele alındı

Toplantının devamında kriz yönetimi, DRSF, Check24 ve köprüleme yardımları gibi konular gündeme geldi. Dertour Kriz Yönetimi Başkanı Melanie Gerhardt, VUSR Başkanı Marija Linnhoff, Bentour CEO’su Songül Göktas-Rosati ve seyahat acentesi yöneticisi Tamara Eisner kriz yönetimi üzerine düzenlenen panelde bir araya geldi.

W H A T S A P P

T L G R A M