Cumhurbaşkanlığı Tarım ve Gıda Politikaları Kurulu Üyesi, Tüm Restoranlar ve Turizmciler Derneği (TÜRES) Başkanı ve Ramazan Bingöl Et Lokantasının sahibi Ramazan Bingöl, sosyal medya hesabından beş yıldızlı otelleri hedef aldı; hızını alamadı, günde 200 gram yemeğin bir insana yeteceğini, gerisinin israf olduğunu savundu. Sayfasında sık sık kendine ait restorandaki yemek dolu masaları paylaşan Ramazan Bingöl’ün “Günlük 200 gram yemek yeter” ifadesini hangi bilimsel araştırmalara dayandırdığı ise bilinmiyor.
“Çok büyük bir saçmalık”
Bingöl, söz konusu videoda gıda tüketimine ilişkin şu ifadeleri kullanıyor:
“Bir ev hanımı... Çorba yaptın, ara sıcak yaptın, ana yemek yaptın, yanına salata yaptın, meze yaptın... Bunun kadar saçmalık bir şey yok, çok büyük bir saçmalık. Sürekli karışık yemek yemek, onu tattım bunu tattım her açıdan zararlı. Günde 200 gram bize yetecekken 1,5 kilogram yiyoruz; obezite. İsraf burada. Hem gıda israf ediyoruz hem vücudumuzu harap ediyoruz. Bu tarafa dönüyorsun, sürekli hastalıkla ilgili devlete ve kendine yük oluyorsun. Bu da bir israf. Ondan tattım, bundan tattım, şundan tattım; her açıdan zararlı bir şey...”
Müslümanların düğün yaptığı lüks otellerde mescit yok
Ramazan Bingöl, bir sonraki videosunda ise otelleri hedef aldı. Lüks otellerde mescit bulunmadığını, bu otellerde düğün yapan Müslümanların derme çatma yerlerde namaz kıldığını öne süren Bingöl, masanın üzerinde duran kadehleri göstererek içki içilen yerlerde namaz kılındığı imasında bulundu.
Bingöl’ün otellerle ilgili ise şunları söyledi:
“Müslümanlar inanılmaz paralar verip bu lüks otellerde düğün yapıyorlar ve bu oteller herhalde yüz milyonlarca dolara mal oluyor. Ama bir tane mescit yok. Mescit olarak, düğüne gelindi mi idareten işte böyle açıyorlar (toplantı salonunda yerdeki seccadeleri gösteriyor), buralarda görüyorsunuz. Bu ortamda, ne demek istediğimi anlıyorsunuz, (toplantı masasında duran su bardaklarını içki bardağı gibi göstererek) seccade açarak bize namaz kıldırıyorlar. Bunun daha acısı da en çok buralarda Müslümanlar düğün yapıyor. Daha acısı, hiç kimse demiyor ki: ‘Kardeşim, sen buraya adam gibi bir mescit yap, şadırvan yap, düzgünce namazımızı kılalım.’ Böyle burada namazı kılıyor insanlar ve çekip gidiyor. Biz bunu demediğimiz için onlar da yapmıyor. Buralarda en çok düğünü de Müslümanlar yapıyor. Ne acıdır. Verdiği paraları da siz tahmin edin. Türkiye’nin en lüks otellerinden birisi. Yazıklar olsun!”