Kasım ayında COP31 İklim Zirvesi’ne ev sahipliği yapmaya hazırlanan turizm kenti Antalya’da, yaz mevsimiyle birlikte artan deniz kirliliği çevre ve halk sağlığı açısından tartışmalara yol açıyor. Çevre haberleri ile tanınan gazeteci Yusuf Yavuz’un haberine göre, 642 kilometrelik kıyı şeridine sahip kentte 2014 yılında kapatılan deniz ihtisas laboratuvarının yerine yenisi açılmadı.
Bağımsız bir ihtisas laboratuvarı henüz faaliyete geçirilmedi
Antalya Büyükşehir Belediyesi bünyesinde 2000’li yıllarda hizmet veren TÜBİTAK akreditasyonlu Berna Dedeman Laboratuvarı, Büyükşehir Yasası gerekçe gösterilerek 2014 yılında kapatıldı ve tesis alanı ilçe belediyesine devredildi. Belediyenin 2020-2024 ve 2025-2029 Stratejik Planlarında "deniz ve kıta içi su numuneleri konusunda ihtisas su laboratuvarı kurulması" hedef olarak yer almasına ve kurumun zayıf yönleri arasında "akredite yetkili laboratuvar eksikliği" belirtilmesine rağmen, bağımsız bir ihtisas laboratuvarı henüz faaliyete geçirilmedi.
Belediyeden kamu kaynaklarının etkin kullanımı vurgusu
Laboratuvarın güncel durumuna ilişkin açıklama yapan Antalya Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, yeni bir laboratuvar kurmak yerine Antalya Su ve Atıksu İdaresi (ASAT) bünyesindeki laboratuvardan protokol kapsamında yararlanmanın ve mevcut kapasiteyi geliştirmenin kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanımı açısından uygun değerlendirildiğini bildirdi.
ASAT Çevre Koruma Kontrol Laboratuvarı'nın mevcut durumda 59 parametreden akredite olduğu, yıl sonu denetimleriyle 63 parametreye ulaşmasının hedeflendiği aktarıldı. ASAT Su Kalite Kontrol Laboratuvarı'nın ise 42 olan akredite parametre sayısının yıl sonuna kadar 93’e çıkarılmasının planlandığı kaydedildi.
Yüzme suyu verileri ve analiz kapsamı tartışılıyor
Kent genelinde Büyükşehir Belediyesi ve Sağlık Bakanlığı birimleri tarafından 15 günde bir 81 noktadan deniz suyu örnekleri alınarak mikrobiyolojik analizler gerçekleştiriliyor. Sağlık Bakanlığı’nın yüzme suyu verilerinde mavi bayraklı plajlar "mükemmel" olarak kodlanırken, uzmanlar mevcut analizlerin yalnızca kanalizasyon ve dışkı kaynaklı fekal göstergeler olan E. coli ve koliform bakterilerine odaklandığına dikkat çekiyor.
Kritik parametreleri kapsamıyor
Uzman değerlendirmelerine göre, mevcut tahliller deniz suyundaki azot ve fosfor yükü, ötrofikasyon riski, nitrit-nitrat dönüşümü, amonyum kaynaklı organik kirlilik, klorofil-a artışı, pestisitler, ağır metaller, mikroplastik ve sediment kirliliği gibi kritik parametreleri kapsamıyor. Yanıtlanması gereken temel unsurun ölçüm yapılan nokta sayısı değil; ölçülen parametre çeşidi, ölçüm derinliği, sıklığı ve kullanılan analitik yöntemler olduğu ifade ediliyor.
Karasal kirlilik riskleri ve havza yönetimi
Antalya Nehir Havzası Yönetim Planı Kapsam Belirleme Raporu verilerine göre, yeraltı, yüzey ve kıyı suları karasal kaynaklı yüksek kirlilik riski altında bulunuyor. Atıksu arıtma tesislerinin kapasite sınırları ile Düden Çayı ve Boğaçayı gibi denizle buluşan su kaynaklarının taşıdığı yük, havza ölçeğinde bütüncül bir işbirliğini zorunlu kılıyor.
Yürütülen deniz koruma ve denetim faaliyetleri
Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen deniz koruma çalışmaları kapsamında şu veriler paylaşıldı:
• Elektronik Gemi Denetim Sistemi (EGDS): Temmuz 2023’te devreye alınan sistem kapsamında 20 PTZ kamera, 20 termal kamera ve su üstü radarları ile deniz trafiği izleniyor. 2026 yılı içerisinde denizi kirlettiği tespit edilen 12 gemiye toplam 143 milyon 399 bin 251 TL idari para cezası uygulandı.
• Yüzey Suyu Atık Kapanları ve Deniz Süpürgeleri: Arapsuyu, Boğaçayı ve Finike Göksu Deresi'ne kurulan bariyerlerle yüzer atıklar toplanıyor. Doğu ve batı ilçeleri için 2 yeni deniz süpürgesi alım süreci yürütülüyor.
• Gemi Atık Alım İstasyonları: Hayata geçirilen 8 istasyonda gemi kaynaklı sıvı atıklar ve sintine toplanıyor.
• Farkındalık ve Temizlik Projeleri: "Denizleri Ağlatmayın" projesiyle 8 kıyı tesisinden hayalet ağlar toplanırken, 4 halk plajında "Dumansız Plaj" uygulaması kapsamında sigara içilmeyen alanlar oluşturuldu.







