Ortadoğu’yu bomba yağmuruna tutan ABD Başkanı Trump bile milli parklara bu kadar sahip çıkıyorken, biz nasıl çıkmayız?

Bakın bugün Ortadoğu’yu bomba yağmuruna tutan Amerika Birleşik Devletlerini'n Başkanı Donald Trump 3 Temmuz 2025 günü, yani sadece 7 ay önce, hangi yasaya (emre) hangi gerekçeyle imza atmış;

Slogan şu: “Milli Parklarımızı Geliştirerek Amerika’yı Yeniden Güzelleştireceğiz.” Kulağınıza yabancı gelmediğini “Amerika’yı Yeniden Güçlü Yap”, “Make America Great Again” sloganını anımsadığınızdan kuşku yok.

Bu da çılgın başkanın imzaladığı yasanın ilk paragrafı: “Muhteşem Büyük Kanyon Milli Parkından Büyük Dumanlı Dağlar Milli Parkı’nın dinginliğine, Amerika milli parkları nesiller boyu Amerikan ailelere unutulmaz anılar yaşatmıştır. Yönetimimin politikası, yabancı turistler için giriş ücretlerini artırarak, Amerika Birleşik Devletleri vatandaşlarına daha ucuz giriş ücretleri sağlayarak Amerika'nın muhteşem milli hazinelerinin tadını çıkarma fırsatlarını genişletmek, bu fırsatları gelecek nesil Amerikan aileleri için korumaktır.” Emir 2026 yılının ilk günüyle yani İran’a ilk bombanın atılması, üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinden sadece 59 gün önce, yürürlüğe girdi.

Bir yanda tüm dünyayı alt üst edecek adımları atmaktan çekinmeden kendi vatandaşı olmayan yüzlerce, binlerce insanın yaşamını kaybetmesine yol açabilecek savaşı başlatan bir çılgın diğer yanda vatandaşlarının muhteşem milli park hazinelerinden yararlanmaları için çalışan tam tersi bir başkan. Amerika’yı Yeniden Güçlü Yapacağım”, “Milli Parklarımızı Geliştirerek Amerika’yı Yeniden Güzelleştireceğim” sloganlarını birlikte atabilen bir başkan. Çelişki mi? strateji mi? çılgınlık mı? doğa severlik mi? karar sizin. Ben sadece karar verirken şu günlerde ülkemizde yaşanan Milli Park yasa tasarısı tartışmalarını, bu açıdan da değerlendirmenizi istedim o kadar…

Yaklaşık 150 yıl önce Milli Park kavramını yaşama geçirmiş, dünyaya tanıtmış ilk ülke olan Amerika Birleşik Devletleri’nde yılda yaklaşık 330 milyon kişinin ziyaret ettiği 63 Milli park var. ADB nüfusu kadar büyük bu sayının 15 milyonunu ABD’yi ziyaret eden yabancılar oluşturuyor. Olaya şöyle de bakılabilir; çocuk, yaşlı ayırımı yapmadan her bir Amerikan yurttaşı yılda en az bir milli park ziyaretinde bulunduğu gibi ABD’yi ziyaret eden her üç yabancı turistten biri mutlaka bir milli park ziyaretini de gezi programına dahil ediyor. Özetle yılda 70 milyonun üzerinde turist ağırlayan ABD’de milli parklar önemli bir turizm cazibesi.

Milli park sayısı bakımından ülkemizden yaklaşık % 20 daha fazla milli parka sahip ABD yılda toplam turist sayısının yaklaşık beşte biri olan 15 milyon yabancı turisti milli parklarında ağırlarken ABD’den sadece %8 daha az (60 milyon) turist ağırlamakla övünen ülkemizde güvenilebilir yabancı turist milli park ziyaretçi sayısına ulaşabilmek bile olası değil. Açıkçası, böyle bir rakam olup olmadığını bile bilmiyorum.

ABD’de milli parklar yılda 56 milyar (neredeyse toplam turizm gelirimize eşdeğer) dolar ekonomik katkı ve 34 milyar dolar tutarında katma değer sağladıkları gibi 340 bin kişiye (milli park çevresinde yaşayan) istihdam yaratmaktadırlar. Yürürlüğe giren emre dahil olan 11 en çok ziyaretçi çeken milli parklardan biri olan ve hemen herkes tarafından bilinen Yelowstone, 700 bini yabancı olmak üzere yılda 5 milyona (Antalya’nın 1/3’ü) yakın ziyaretçi çekiyor. Trump’ın emriyle 2026 yılında yabancı turist giriş biletlerine eklenen 100 dolarlık ek ücretle Yellowstone milli parkının geliri 70 milyon dolar artacak. Ek ücretin ziyaretçi sayısında en fazla %1,3 oranında bir azalmaya yol açabileceği de hesaplanmış. Daha da önemlisi bu gelir artışlarının sadece milli parkların geliştirilmesi, daha nitelikli hale getirilebilmesi ve bozulmadan gelecek kuşaklara aktarılabilmesi için harcanacak olmasıdır.

Bir iki dip not: ABD ‘de milli park yönetimi İçişleri Bakanlığı'nın uhdesindedir ve milli park sınırları içinde çok farklı özel işletmeler ve etkinliklere, belirli koşullar altında izin verilebilir. Milli parklar sadece doğal ve kültürel değerlerin koruma altına alındığı yerler değil bunların, ekonomik, sosyal konularda dahil, insan etkileşimine açıldığı alanlardır.

Cumhurbaşkanından siyası parti yöneticilerine, sivil toplumlardan bireylere ülkenin doğal, kültürel, ekonomi, sosyal, vb. değerleriyle içli dışlı olamamış insan toplulukları kaynaşmış bir millet oluşturamazlar. Turizm bu değerlerle insanları buluşturan en etkin araçlardan biridir. Bu anlamda bir turizm anlayışının gelişemediği, geliştirilemediği ülkeler kendilerine yani ülkelerine, dahası dünyaya yabancı kalmaya mahkûm olurlar. Amerika’dan baktığınızda İran’da, Türkiye ‘de yaşananlar biraz da budur. Turizm yer değiştirmekten çok yeri tanımanın, yere bağlanmanın aracıdır. Milli parklar bunun en etkin araçlarından biridir.

Umarım bir gün “Milli Parklarımızı Geliştirerek Türkiye’mizi Güzelleştireceğiz” diyen, diyebilen bir başkanımız olur…

Telegram Turizm Ekonomi