Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’dan oluşan “Mekke Ortak Savunma Anlaşması”na ilişkin kanun teklifi TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.
Teklife 279 evet, 119 ret oyu verilirken, 197 milletvekili de oylamaya katılmadı.
Oylamada, mutlak butlan kararı CHP’in başına geçen Kemal Kılıçdaroğlu ile onu destekleyen milletvekillerinin tutumu da belli oldu.
Sururi Çorabatır evet dedi
CHP’nin 44 milletvekilinden 25’i kanun teklifine evet derken, ret oyu çıkmaması dikkat çekti. Kanun tasarısına evet oyu verenlerin arasında, CHP’nin Antalya Milletvekili, otelci Sururi Çorabatır da yer aldı.
16 maddelik anlaşma: 10 yıl boyunca çekilme hakkı bulunmuyor
Mekke Anlaşması, taraf ülkelere karşılıklı güvenlik ve savunma alanında kapsamlı yükümlülükler getiriyor. Anlaşmada yer alan hükümler, Türkiye'nin olası bölgesel çatışmalarda askeri ve lojistik destek sağlama sorumluluğunu gündeme getiriyor.
NATO'nun 5. maddesine benzer bir güvenlik yaklaşımıyla hazırlanan anlaşmanın ilk maddesi, taraflardan birinin toprak bütünlüğü veya egemenliğinin tehdit edilmesi durumunda diğer tarafların tehdidin ortadan kaldırılması için “gerekli tüm yöntemleri” kullanmasını öngörüyor.
Türkiye’nin savaşa çekilmesine ilişkin endişeleri artırıyor
İkinci maddeye göre, taraflardan birine yönelik dış kaynaklı silahlı saldırı, üç ülkenin tamamına yapılmış kabul ediliyor. Bu durumda diğer tarafların, askeri imkanlar da dahil olmak üzere mevcut kapasiteleriyle saldırıya uğrayan ülkeye derhal destek vermesi hükme bağlanıyor. Suudi Arabistan’ın halihazırda Yemen’de bir çatışma sürecinin içinde olması, Türkiye’nin de savaşlın içine çekilebileceğine dair endişeleri artırıyor.
Anlaşmadaki “gerekli tüm yöntemler” ifadesi, askeri desteğin kapsamına ilişkin geniş bir çerçeve oluşturuyor. Bu kapsamda sınır ötesi askeri faaliyetler ve doğrudan çatışmaya katılım gibi seçeneklerin de gündeme gelebileceği değerlendiriliyor.
Anlaşma, askeri yardımla sınırlı kalmıyor. İstihbarat paylaşımı, barış ve savaş dönemlerinde silah, mühimmat, yakıt ve yedek parça dahil lojistik destek sağlanması, ortak askeri tatbikatlar ve konuşlanma gibi konularda da taraflara yükümlülükler getiriyor.
Anlaşmanın yürürlük ve fesih hükümlerine göre ise taraflar ilk 10 yıl boyunca anlaşmadan çekilemiyor. Bu sürenin ardından anlaşmanın feshedilmesine ilişkin hükümler devreye girerken, anlaşma süresiz olarak yürürlükte kalacak şekilde düzenleniyor.
Anlaşma Türkiye'nin Yemen politikasını nasıl etkileyebilir?
Suudi Arabistan, 2015 yılından itibaren Yemen'de Ensarullah'a karşı yürütülen askeri müdahalede başlıca aktörlerden biri oldu. Ülkede yıllardır devam eden çatışmalar, geniş çaplı yıkıma ve ağır bir insani krize yol açtı.
Mekke Anlaşması kapsamında Suudi Arabistan'a yönelik askeri destek yükümlülüklerinin gündeme gelmesi, Türkiye'nin Yemen'deki gelişmeler karşısındaki konumunu da tartışmaya açıyor. Anlaşmanın karşılıklı savunma hükümleri, taraflardan birinin dahil olduğu olası bir çatışmanın diğer ülkeleri de etkileyebilmesi açısından önem taşıyor.







