Seyahat Acentaları Yöneticileri Derneği (SAYD), Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) 12 Şubat 2026 tarihinde e-ticaret sözleşmelerine yönelik verdiği iptal kararının ardından yazılı bir açıklama yayımladı. Başkan Mehmet Gem imzasıyla açıklama yayınlayan SAYD, Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) yönetiminin konuya dair sessiz kaldığını belirterek, sektör temsilcilerini bekleyen hukuki riskleri ve atılması gereken acil adımları paylaştı.
TÜRSAB yönetimine sessizlik eleştirisi
SAYD tarafından yapılan açıklamada, AYM kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasının üzerinden aylar geçmesine rağmen TÜRSAB'dan bilgilendirici veya yönlendirici bir resmi açıklama gelmediği ifade edildi. Acentaların varoluşunu tehdit eden bu hayati konunun gündeme alınmaması ve sergilenen kayıtsızlık eleştirilerek, meslektaşları uyarmak adına bir eylem planı sunma zorunluluğunun doğduğu belirtildi.
AYM kararı seyahat acentalarını nasıl etkileyecek?
AYM’nin E.2024/187 numaralı iptal kararının, dijital platformlar üzerinden satış yapan seyahat acentaları için yeni bir hukuki dönem başlattığına dikkat çeken SAYD, 6563 ve 6502 sayılı kanunlar kapsamında aracı hizmet sağlayıcıları koruyan kanuni kalkanın iptal edilmesiyle şu risklerin ortaya çıktığını belirtti:
• "Sadece Aracıyım" Savunmasının Çökmesi: Tüketici, otel veya turizm hizmetinde yaşadığı sorunlarda doğrudan dijital platformu (seyahat acentasını) muhatap alacaktır.
• Müteselsil Sorumluluk Yükü: Acentalar, ayıplı hizmetten, para iadelerinden ve tazminatlardan otel veya tedarikçi ile birlikte ortaklaşa (müteselsilen) sorumlu olacaktır.
• Tüketici Hakem Heyetlerinde Yeni Dönem: Tüketiciler doğrudan acentayı şikayet edebilecek, acentalar kendi kusurları olmayan konularda bedel iadesi yapmak zorunda kalarak otellerle hukuki rücu süreçlerine girmek durumunda kalacaktır.
Sözleşmeler için acil yapılandırma çağrısı
Resmi Gazete'de yayımlanmasından 9 ay sonra yürürlüğe girecek karar öncesinde seyahat acentalarının operasyonel ve hukuki altyapılarını değiştirmesi gerektiği vurgulanarak şu öneriler sıralandı:
B2B (tedarikçi) sözleşmeleri
Oteller ve tedarikçilerle yapılan sözleşmelere, tüketici hakem heyeti veya mahkeme kararıyla acenta tarafından yapılacak her türlü iade ve tazminatın, tedarikçinin alacağından ihbarsız mahsup edileceğine dair ağır rücu maddeleri eklenmelidir.
B2C (tüketici) sözleşmeleri
Mesafeli Satış Sözleşmeleri ve Ön Bilgilendirme Formlarında hizmetin kimin tarafından ifa edileceği kalın harflerle vurgulanmalı, acentanın sadece dijital altyapı ve rezervasyon hizmeti sunduğu netleştirilmelidir.
Havayolu operasyonlarındaki hukuki açmaz
SAYD, AYM kararının uçak bileti satışlarında büyük bir sistemik çıkmaza yol açacağını belirtti. Uluslararası havacılık kuralları (IATA BSP) gereği bilet bedelinin anında havayoluna aktarıldığı ve acentanın sadece cüzi bir servis bedeli (DUF) kazandığı hatırlatılan açıklamada, şu detaylara yer verildi:
• Acentanın kendi kasasında tutmadığı bilet bedelinin iadesinden sorumlu tutulması finansal risk yaratmaktadır.
• Rötar, sefer iptali gibi durumlar SHY-YOLCU yönetmeliği uyarınca tamamen havayolunun kontrolündedir. Acentanın müdahale edemeyeceği bu durumlardan müteselsil sorumlu tutulması hukukun "Kusursuz Sorumluluk" ilkelerine aykırıdır.
TÜRSAB'a lobi ve görev çağrısı
SAYD, Ticaret Bakanlığı'nın önümüzdeki aylarda hazırlayacağı yeni yönetmelik taslakları için TÜRSAB yönetiminin derhal masaya oturması gerektiğini ifade etti.
Yeni düzenlemede, 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu ve SHY-YOLCU yönetmeliği kapsamında bilet satışına aracılık eden acentaların, havayolunun kusurlarından ve bilet iadelerinden muaf tutulacağına dair net bir istisna maddesinin yer alması talep edildi. Aksi takdirde tüm IATA ve online biletleme acentalarının devasa finansal risk altına gireceği ve sistemin kilitleneceği uyarısı yapıldı.