A Haber’de Gaffar Yakınca’nın sunduğu “Turizm Yüzyılı” programına katılan TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya, ülke turizmi için yerli seyahat acentelerinin ve tur operatörlerinin kritik rol oynadığını, bu nedenle yurt dışından Türkiye’ye turist getiren Türk tur operatörlerinin ve seyahat acentelerinin kontrolünün yabancılara bırakılamayacağını savundu.

En ufak olumsuzlukta Türkiye satışlarını durdururlar

Türkiye’ye turist getiren tur operatörlerinin kontrolünün yabancılara geçmesi durumunda, bunların en ufak bir olumsuzlukta Türkiye satışlarını durduracaklarını ileri süren Bağlıkaya, “Çünkü aynı kapasiteye alternatif ülkelerde de sahiptirler ve hiç risk almak istemezler. Oysa Türk tur operatörleri ile Türk seyahat acentelerinin ana ürünü Türkiye’dir. Bu nedenle Türkiye’yi satmaya devam ederler, bu ürünü raftan indirmezler ve bunun mücadelesini verirler. Hatta rakiplerini de Türkiye’yi satmaya zorlayan bir yapı oluştururlar.” ifadelerini kullandı.

Çin'den Trip.com'a 770 milyon dolarlık tekel cezası
Çin'den Trip.com'a 770 milyon dolarlık tekel cezası
İçeriği Görüntüle

Türkiye’deki turizm ürünlerinin Türk turizm şirketleri sayesinde uluslararası pazarların raflarında yer aldığını kaydeden Bağlıkaya, “Uluslararası bir platformda, uluslararası bir marketin rafındasınız. O rafta Türkiye broşürüyle Türkiye’yi satan tur operatörleri ve seyahat acenteleri bulunuyor. Müşteriyi sağlayanlar bunlardır. Bütün sistem, bu arkadaşlarımızın sağladığı yolcuyla çalışıyor.” diye konuştu.

“Türkiye’nin en büyük başarısı Türk tur operatörleri”

Bağlıkaya, devamında şunları söyledi:

"Eğer turizmi bir kalp olarak kabul edersek, bu kalbe kan pompalayanlar seyahat acenteleri ve tur operatörleridir. Rafta Hırvatistan, İtalya, Fransa, İspanya, Yunanistan, Mısır ve Tunus gibi ülkeler varken siz Türkiye’yi satmak için yola çıkıyorsunuz. Bunun pazarlamasını yapıyor, organizasyonunu kuruyor, uçak kiralıyor ve otellerle anlaşmalar gerçekleştiriyorsunuz. Yani burada devasa bir organizasyondan bahsediyoruz.

Buradaki kritik nokta şudur: Türkiye'nin bugüne kadarki en büyük başarısı, Türk tur operatörleri ve Türk seyahat acentelerinin Türkiye pazarında belirleyici, yani dominant konumda olmasıdır. Bu son derece önemlidir. Çünkü bu, kontrolü yabancılara bırakılacak bir alan değildir.

Küçücük bir olumsuzlukta yabancı şirketler Türkiye satışlarını durdurabilir. Çünkü aynı kapasiteye alternatif ülkelerde de sahiptirler ve hiç risk almak istemezler. Oysa Türk tur operatörleri ile Türk seyahat acentelerinin ana ürünü Türkiye’dir. Bu nedenle Türkiye’yi satmaya devam ederler, bu ürünü raftan indirmezler ve bunun mücadelesini verirler. Hatta rakiplerini de Türkiye’yi satmaya zorlayan bir yapı oluştururlar.

Yolcu sağlandıktan sonra bizim hava yolu şirketlerimiz çalışıyor, otellerimiz doluyor. Elbette yabancı dijital platformlar da var. Ancak pazarın yaklaşık yüzde 80'i tur operatörleri ve seyahat acenteleri aracılığıyla geliyor. Bu çok önemli bir konudur.

“Kontrolün Türk şirketlerinde olması gerekir”

Turizm stratejik bir sektördür. Özellikle yurt dışı operasyonlarında yabancı şirketlerle elbette çalışılabilir. Ancak kontrolün mutlaka Türk seyahat acenteleri ve tur operatörlerinde olması gerekir. Aynı durum yurt içi pazarı için de geçerlidir. Kontrolü yabancılara bırakacağımız bir yapı oluşturmamamız gerekir.

Bugün yaklaşık 17 bin seyahat acentesi bulunuyor. Bunlar aslında yerli ve millî dağıtım kanallarıdır. Turizm ürününü vatandaşlarımıza ulaştıran yapı bunlardır. Bu alanları yabancılara terk edemezsiniz. Çünkü kontrolü yabancılara verdiğinizde, ileride ortaya çıkabilecek birçok riski de kabul etmiş olursunuz.

Komisyonları yüzde 45’e çıkarabilirler

Yarın isterlerse satarlar, istemezlerse satmazlar. Bugün yüzde 20-25 seviyesinde olan komisyon oranları zamanla yüzde 30'a, 40'a hatta 45'e kadar çıkabilir.

Acente olmayan büyük dijital platformların fiyatları düşürdüğü düşünülebilir. Ancak bu doğru değil. Erişim güçleri ve dijital altyapıları elbette çok kuvvetli. Fakat uzun vadeli turizm hareketinin sürdürülebilirliği açısından, özellikle yurt dışı turizminde, yerli ve millî dağıtım kanallarına alternatif oluşturacak bir yapının önünü kesinlikle açmamamız gerekir."

W H A T S A P P

T L G R A M