Seyahat Acenteleri

Ortadoğu ve Körfez krizi iç turizm pazarını nasıl etkiliyor?

ABD ve İsrail’in İran’a saldırısıyla başlayan Orta Doğu ve Körfez gerilimi, Türkiye iç turizmini nasıl etkiledi, fiyatlar ve kontenjanlar ne durumda?

Abone Ol

Türkiye’nin önde gelen üç büyük seyahat acentesi Jolly, TatilBudur ve Setur’un tepe yöneticileri, Körfez ve Ortadoğu bölgesindeki jeopolitik gerilimin Türkiye’de iç turizmi nasıl etkilediğine ilişkin Turizm Ekonomi Haber Müdürü Savaş Daş’a açıklamalarda bulundu. Fiyatlarda düşüş olmadığını belirten acenteler, erken rezervasyon indirimlerinin uzatılmasının söz konusu olabileceğine işaret ediyor. Bu yıl da yine son dakika ağırlıklı sezonun yaşanmasını bekleyen acenteler, fiyatlarda büyük oynamalar beklemese de krizin gidişatının durumu değiştirebileceğine işaret ediyor.

Jolly CEO’su Mert Vardar
Satışların iyi gitmesinin nedeni İran krizi değil

İç pazarda sezona ilişkin olumsuz bir durum olmadığını belirten Jolly CEO’su ve Yönetim Kurulu Üyesi Mert Vardar, sezonun iyi gitmesinin İran’daki savaşla ilgili olmadığını vurguladı. Vardar, “Mart ayından Nisan ayına geçişte bir yükselme var. Aynı şekilde Nisan’dan Mayıs’a geçerken de bir yükseliş olacağını düşünüyoruz.” dedi.

“Fiyatlarda düşüş yok, EB indirimleri devam ediyor”

İç pazar fiyatlarında bir düşüşün söz konusu olmadığını, standart erken rezervasyon indirimlerinin devam ettiğini kaydeden Mert Vardar, “Körfez ülkeleri, İran ve Avrupa pazarlarında yaşanan daralma iç pazara fiyat anlamında etkide bulunmadı. Belki kontenjan anlamında rahatlattı diyebiliriz. Yani otellerin iç pazara dönük fiyatlarında bir düşüş olmadı ancak iç pazar konsantrasyonu arttı. Şu anda istediğimiz otellerde daha fazla yer bulma fırsatı yakaladık gibi görünüyor.

“Yüksek sezonda fiyatlar EB’nin altına düşmez”

Dış pazardaki olumsuz durumun yüksek sezonda devam etmesi durumunda fiyatlarda değişim olabileceğine işaret eden Vardar, “Ancak şu anda erken rezervasyon dönemindeyiz ve indirimler devam ediyor. Fiyatlar bu seviyelerin altına düşmez. Zaten oteller 2023, 2024 sezonlarındaki gibi enflasyon kaynaklı yüksek fiyat artışları yapmadılar. Otellerin toleranslı gittikleri ve fiyatlamaları da ona göre yaptıkları bir sezon oluyor. Günün sonunda bu fiyatlar daha aşağıya düşmez ancak erken rezervasyon indirimlerinin devam ettiği bir sezon olabilir.” değerlendirmesini yaptı.

“Bu yıl da 2025’tekine benzer bir büyüme öngörüyoruz”

Jolly olarak 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 30 artış yakaladıklarını kaydeden Mert Vardar, benzer bir büyümeyi 2026 yılı için de öngördüklerini söyledi. Bu yıl iç pazarda daha fazla son dakika satışı olmasını beklediklerini vurgulayan Vardar, şirket olarak belirledikleri hedeflere ulaşacaklarını anlattı.

Yurt dışı satışlarına ilişkin de bilgi veren Vardar, şu noktalara dikkat çekti:

Bu yıl en yüksek artışı yakalayan yurt dışı destinasyonu İspanya

Hem etkinlik hem de tatil anlamında Türkiye’de yükselen bir yıldız olan Dubai’de satışlar durmuş durumda. Az miktarda ileri tarihli satışlar olabiliyor. Mısır’da belirgin bir gerileme olmadı. Mısır’a dönük iptal talebi yok denecek kadar az. Mart başında bir tedirginlik oluştu ancak sonrasında Mısır satışları eski seyrine ulaştı. Bu talebin artarak devam edeceğini düşünüyorum.” dedi.

Savaş nedeniyle Körfez aktarmalı uzak mesafe turlarını revize etmek zorunda kaldıklarını belirten Vardar, “Şu anda THY ve uzak doğu hava yolları ile yaptığımız düzenlemelerle uzak doğu turlarımız tekrar rayına oturdu. Avrupa’ya çok büyük ilgi var. Bu yılın yıldızı İspanya diyebiliriz. Nedeni siyasette kazandığı sempati mi bilmiyorum ama bu yıl en yüksek artışı yakalayan yurt dışı destinasyonu İspanya.” dedi.

Mustafa Kemal Çubuk:
Oteller EB indirimlerini devam ettirebilir

TatilBudur’un Satış ve Operasyondan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Kemal Çubuk, yaşanan savaş ve jeopolitik krizin iç pazar otel fiyatlarında kayda değer bir düşüşe neden olmadığını belirtti. Buna karşın otellerin Ocak-Şubat aylarındaki erken rezervasyon fiyatlarını koruduğuna dikkat çeken Çubuk, “İlerleyen süreçte de krizin etkisine paralel olarak otellerin erken rezervasyon fiyat ve şartlarını daha da uzatarak düşük fiyatlı satış politikasını sürdürdüklerini gözlemliyoruz.” dedi.

Otellerin iç pazar konsantrasyonunun krize paralel olarak arttığına işaret eden Çubuk, “Bu, otelciler açısından kaçınılmaz bir pozisyon. Çünkü şu anda sektörün elindeki tek hacimli kaynak pazar iç pazar gibi görünüyor.” değerlendirmesini yaptı.

“İç pazarda tatil talebi dalgalı bir seyir izliyor”

Çubuk, “Türk müşterilerin tatil talebinin genel olarak nasıl seyrettiği ile ilgili soruya ise ‘Türk müşterilerin yaz tatili talepleri çok dalgalı bir grafik çiziyor. Bayram tatili gibi özel dönemlere talep artmış durumda. Bölge olarak ise şu an Antalya öne çıkıyor. Onu ise Muğla hattı (Bodrum, Fethiye, Marmaris) takip ediyor. Segment olarak ise orta segment ekonomik tesisler öne çıkıyor ve ciddi talep görüyor.’” yanıtını verdi.

“Kriz dönemlerinde sektörden ayrışıyoruz”

TatilBudur’un 2026 yılına ciddi bir büyüme hedefiyle girdiğini ve özellikle Şubat ayından itibaren hedeflerine paralel satışlar gerçekleştirdiğini kaydeden Çubuk, “Biz genellikle kriz dönemlerinde sektörden ayrışarak piyasa ortalamalarının çok üzerinde büyümelerle ilerliyoruz. Öyle sanıyorum ki bu yıl da benzer bir durum yaşayacağız. Asıl kasımız son dakika satışları olmasına rağmen çok güçlü bir erken rezervasyon dönemi geçiriyoruz.” dedi.

Krizin kısa sürede sonlanmasının iç pazara dönük ihtiyacı ortadan kaldırmayacağına ve talebi azaltmayacağına vurgu yapan Çubuk, “Tur operatörleri ve taşıyıcı havayollarının krize yönelik pozisyonlanmaları, temennimiz olan krizin sonlanması durumunda, ciddi bir talep dalgası yaratma imkânı barındırmıyor.” diye konuştu.

Setur Genel Müdür Yardımcısı Koray Küçükyılmaz:
İnsanlar kendini beklemeye aldı ancak fırsatları kovalayanlar da var

İç turizmde beklentilerin 2026 için daha yukarıda olduğunu belirten Setur Genel Müdür Yardımcısı Koray Küçükyılmaz, “Bu sene iç pazar beklentimiz daha yüksek. Çünkü geçtiğimiz son iki yılda Türkiye’de iç pazar fiyatları çok yüksek fiyatlarla açılmıştı. Bu seneki fiyat artışları yüzde 30’larda, enflasyon rakamları çerçevesinde oldu ve biz piyasanın bu fiyatları daha rahat kabul edeceğini düşünüyorduk. Ekim ayından itibaren iyi rezervasyonlar geldi ama Ocak ve Şubat ile beraber bir yavaşlama başlamıştı. Savaş ile beraber işin şekli biraz daha değişti ve herkes kendini beklemeye aldı. Ancak fırsatları kovalayıp tatilini alanlar da yok değil.” dedi.

“Yurt dışı talebi arttı”

Savaşla beraber dövizin artma ihtimaline karşı yurt dışı tatili satışlarına da talep arttığını belirten Koray Küçükyılmaz, mevcut döviz kuru politikasından dolayı yurt dışı turların hâlâ ekonomik kaldığına işaret etti.

“Mart ayındaki karamsar hava dağılmaya başladı”

Otellerin şu aşamada fiyatları düşürme eğiliminde olmadığını, herkesin bekleme eğiliminde olduğunu anlatan Küçükyılmaz, “Dolayısıyla şu aşamada rutininde giden bir talep var. Mart ayındaki karamsar hava yavaş yavaş ortadan dağılıyor. Nisan ayı içinde de ivmelenme görüyoruz ama 2026 büyük oranda son dakika yılı olacak. Çünkü geçen yıl da insanlar son dakikada erken rezervasyon fiyatlarına tatil satın aldılar. Öyle olunca beklemenin de bir kayıp yaratmadığını gördüler. Faizler düşmediği için parayı vadeliye koyup oradan gelir elde etmek mümkün. Yani fiyat artsa bile vadeli getiriden elde edilen gelirle bunu karşılayabiliyorlar. Dolayısıyla, tüm kampanyalara rağmen yine bir son dakika yılı olacak gibi görünüyor.” dedi.

“Mayıs ve Kurban Bayramı ile birlikte talebin artmasını bekliyoruz”

Tatil talebinde bölgeler açısından çok büyük farklar olmadığına dikkat çeken Küçükyılmaz, “Ege’den Antalya’ya kadar benzer bir durum var. Google aramalarında da benzer bir durum söz konusu. Destinasyon aramalarında geçen seneye göre bir büyüme yok. Bu da iç pazarda tatile dönük ilginin çok yoğun olmadığını gösteriyor. Tüm tur operatörleri yoğun bir reklam kampanyası yürütüyor ve açıkçası insanlar yeni yeni alım dönemine girmeye başladı. Mayıs ayı Kurban Bayramı’nda iyi bir talep olmasını bekliyoruz çünkü uzun bir tatil var orada. Son dakikaya kayan iyi bir tatil dönemiyle sezonun daha yüksek bir seviyede geçtiği dönemi birkaç hafta içerisinde görürüz diye düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

“Yoğun son dakika satışları olabilir ancak bu bizi yoran bir şey”

İç pazarda bir kapasite sorunu öngörmediklerini kaydeden Küçükyılmaz, “Geçen yıl bile sadece birkaç otel stop çekti. Türkiye’ye gelen turist sayısı ile mevcut yatak kapasitesi örtüşmediği için bir kapasite sorunu yaşanmaz. Yaşanan olaylardan Türkiye’nin yurt dışı pazarlarının etkilenmemesi mümkün değil. Bu nedenle otelciler de iç pazarı daha fazla teşvik edeceklerdir. Öte yandan savaşın devam etmesi durumunda Türkiye turizmi daha fazla etkilenir. Özellikle Batı Avrupa’dan yolcu getirmekte zorluk yaşarız. Artı, uzayan bir savaş dünya ölçeğinde de ekonomilerde başka sorunlar yaratır. Maliyet artışları şu anda bile hava ulaşımını ciddi şekilde etkiliyor ve bu da paket tur fiyatlarına yansıyacaktır. Dolayısıyla güvenlik riskinin oluştuğu ve maliyetlerin arttığı bir denklemde insanlar tatile çıkmayabilirler. Savaşın devam etmesi durumunda bazı oteller açılmayabilir. Açılanlarda ise bir fiyat rekabeti yaşanır. Bu da iç pazarda talebi artırır ve son dakika satışları artar ancak bu bizi çok yoran bir iş. Çünkü erken rezervasyonla alan insanın da mağdur olmaması lazım.” dedi.

ABD ile İran arasında bir anlaşma sağlanması durumunda bile Nisan ve Mayıs aylarının kaybedildiğini söyleyen Setur Genel Müdür Yardımcısı Koray Küçükyılmaz, “Sezonun bu döneminde almanız gerekeni alamadıysanız, yüksek sezonda ne alırsanız alın sezon genelinde bir kayıp olur. Kısacası şu anda belirsizliğin gölgesinde, herkesin bir sonraki haftaya öteleyerek hareket ettiği, çok fazla pozisyon alamadığı bir dönem yaşıyoruz.” diye konuştu.

{ "vars": { "account": "G-G5X01GEY79" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }