Almanya başta olmak üzere Benelüks ve Fransa pazarlarında son haftalarda tatil satışlarında yaşanan yavaşlama, sektörün önde gelen iki ismini karşı karşıya getirdi. RTK Yönetim Kurulu Başkanı Thomas Bösl’ün Türkiye pazarı için yaptığı çağrıya, Bağımsız Seyahat Acenteleri Birliği - VUSR (Vorsitzende des VUSR Bundesverbandes e.V ) Başkanı Marija Linnhoff sert bir yanıt verdi.

Bösl, "Türkiye için özel çalışma başlattık" demişti

Özellikle ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan jeopolitik gerilimin turizm talebini olumsuz etkilediğini belirten Bösl, Almanya ile birlikte Belçika, Hollanda, Lüksemburg ve Fransa’da son beş haftada satışların ciddi şekilde yavaşladığını açıklamıştı. Kararsız tatilci sayısındaki artışa dikkat çeken Bösl, klasik pazarlama yöntemlerinin bu dönemde yetersiz kaldığını vurguladı.

RTK’nın geniş acente ağıyla doğrudan müşteri temasına geçtiğini belirten Bösl, Türkiye pazarı için özel bir çalışma başlattıklarını ifade ederek, “Avrupalı turizmciler olarak Türkiye’ye ne kadar ihtiyacımız varsa, Türkiye’nin de bize o kadar ihtiyacı var” dedi.

Jolly ile Alanya’da etkinlik turizmi 12 aya yayılıyor
Jolly ile Alanya’da etkinlik turizmi 12 aya yayılıyor
İçeriği Görüntüle

“Turizm kısa vadeli çıkarlarla yönetilemez”

Bösl’ün açıklamalarını Turizm Ekonomi’ye değerlendiren VUSR Başkanı Marija Linnhoff ise sektörde şeffaflık eksikliği, bağımlılık ilişkileri ve finansal talepler üzerinden avantaj sağlama döneminin sona ermesi gerektiğini belirtti. Turizmin ancak güven, performans ve inandırıcılık üzerine inşa edilebileceğini vurgulayan Linnhoff “Yaklaşık 6 bin bağımsız seyahat acentesini temsil eden VUSR’un, bu ilkeler doğrultusunda net bir duruş sergiliyor. Turizm kısa vadeli kişisel çıkarlara değil, güvene, performansa ve güvenilirliğe ihtiyaç duyar.” dedi.

Bazı iş birliklerine mesafeli olduklarını açıkça ifade eden Marija Linnhoff,RTK veya QTA gibi iş birlikleri derneğimizin bir parçası değildir. Schmetterling iş birliğimiz ise yalnızca kısa süreli bir üyelikten ibaretti ve bağlı seyahat acenteleriyle ilgili açık tutarsızlıklar ortaya çıktıktan sonra sonlandı. Sayın Ömer Karaca ile ilişkim resmi ve olgusal düzeydedir, ancak güvene dayalı değildir. Sayın Bösl ile ise hiçbir temasım bulunmamaktadır.” ifadelerini kullandı.

“Türkiye’nin desteğe değil, güçlü satışa ihtiyacı var”

Türkiye pazarına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Linnhoff, destinasyonun finansal destek talep eden aktörlere değil, güçlü satış performansı sergileyen dağıtım ortaklarına ihtiyaç duyduğunu dile getirdi. Alman seyahat acentelerinin Türkiye’yi kendi inançlarıyla satabilecek kapasitede olduğunu vurgulayan Linnhoff, bu yaklaşımın sürdürülebilir başarı için kritik olduğunu söyledi.

Türkiye’nin Alman turistler için hem en güzel hem de en güvenli destinasyonlardan biri olduğunu ifade eden Linnhoff, bu güçlü algının Almanya pazarında daha özgüvenli şekilde anlatılması gerektiğini belirtti.

TUI ve Schauinsland gibi operatörlerin RTK ile ilişkisi sınırlı

Sektörde daha önce yaşanan veri skandalı ve FTI Group etrafındaki gelişmelere de atıfta bulunan Linnhoff, turizmde sorumluluğun ne kadar hassas olduğunun bu olaylarla açıkça görüldüğünü söyledi.

Bösl’ün Türkiye turizmine yönelik planladığı çalışmayı da eleştiren Linnhoff, benzer analizlerin zaten mevcut olduğunu, asıl önemli olanın bu verilerin nasıl kullanıldığı olduğunu ifade etti. Ayrıca RTK’nın büyük tur operatörleriyle ilişkilerinin sınırlı kaldığını öne süren Linnhoff, “Ayrıca bildiğim kadarıyla RTK ile TUI veya Schauinsland Reisen gibi büyük tur operatörleri arasındaki iş birlikleri artık sınırlı. Bu arada TUI, iki yıldır VUSR e.V. üyesidir ve artık DRV ya da BTW’nin bir parçası değildir—bu durum da elbette bazı soruları beraberinde getirmektedir.” diye konuştu.

"Türkiye Almanya'da daha güçlü ve profesyonel bir pazarlamayı hak ediyor"

Linnhoff, açıklamasının devamında şu noktaların altını çizdi:

"Türkiye, uzun yıllardır Alman tatilciler için en popüler destinasyonlardan biri. Böylesine büyük bir potansiyel Alman turizm pazarında dürüst, güçlü ve profesyonel bir pazarlamayı hak ediyor.

Sayın Hüseyin Baraner, uzun yıllar TUI için danışman olarak çalışmıştı. Kendisiyle yıllar önce kısa bir görüşmem olmuştu. Ancak tıpkı sayın Bösl ile olduğu gibi, sayın Baraner ile de bir iş birliği yapmayı uygun bulmuyorum."

Telegram Turizm Ekonomi