Turizm Ekonomi
EkoTürk TV yayınına katılan Jolly Yönetim Kurulu Başkanı Mete Vardar, Jolly açısından iyi bir sezon yaşadıklarını ve beklentilerinin karşılandığını belirtti. Kişi sayısı açısından beklentinin üzerinde ancak bütçede geride olduklarını kaydeden Vardar, Jolly’nin kişi sayısında geçen yılın yüzde 17 üzerinde gittiğine dikkat çekerek iç pazarda talebin yüksek olduğunu belirtti.
“Eskiden döviz bazında yüzde 1-2 fiyat artışıyla kontrat yapılırdı”
Fiyatlar açısından Türkiye’nin bir geçiş sürecinde olduğuna dikkat çeken Vardar, “Eskiden uygun fiyatlara turist ağırlardık. Aslında hâlâ uygun fiyatlıyız ama maliyetler arttığı için fiyatlarımız da artıyor. Son üç senedir enflasyonun artması ve dövizin enflasyon noktasına gitmemesi... Eskiden yüzde 1-2 artışlarla tekrar otel kontratları yapılabiliyordu ama artık bu mümkün değil. Şu anda döviz bazında fiyatlarımız artıyor. Artık döviz bazında yüzde 20-25 gibi fiyat artışları var.” diye konuştu.
“Türkiye fiyat açısından sert bir geçiş yaptı”
Türkiye’ye gelen turistlerin eskiden 1.000 dolara 3 bin dolarlık hizmet aldığını, şimdi ise yine 3 bin dolarlık hizmet aldığını ancak bu sefer 2.000 dolar ödediğini kaydeden Vardar, “Turistler hâlâ ödediği paranın karşılığında, dünyada ulaşamayacağı kadar özelliğe sahip yerlerde tatil yapabiliyor. Türkiye eskiden çok ucuzdu ama şimdi biraz dengelenmeye başladı. Türkiye fiyat açısından sert bir geçiş yaptı ve bunun pazarlarda kabul edilmesi zaman alacak. Türkiye zaman içinde doğru fiyatları bulacak.” dedi.
İran savaşının Türkiye turizmine etkileri
İsrail ve ABD’nin İran’a saldırılarıyla başlayan ve İran’ın misillemeleri ile bölgeye yayılan savaşın Türkiye’yi iki taraftan da etkilediğine işaret eden Vardar, “Dubai’ye gitmedi turist ancak bunun yerine Türkiye’ye de gelmedi. Yanı başımızdaki coğrafyada bir savaş yaşandığı için biz de Mısır kadar etkilendik. Bununla ilgili olarak Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) ve diğer turizm örgütleri yoğun çalışmalar yaptı ve Türkiye’nin savaşla bir ilgisinin olmadığını kısmen anlatabildik. İşin kötüsü, Türkiye’ye dönük yoğun bir Arap turist akışı vardı. Yani sadece Almanya’dan gelen turist düşmedi, Arap turist sayısı da düştü ve bu durum özellikle şehir otellerini olumsuz etkiledi. Bazı şehirlerde Arap turist oranı yüzde 25 seviyesine çıkmıştı ama şimdi azaldı. Öte yandan İran’dan çok turist geliyordu, o potansiyel yok oldu. İsrailli geliyordu, o da yok oldu...” değerlendirmesini yaptı.
“Artık kriz dönemlerinde fiyat avantajı sunamıyoruz”
Eskiden bu tip kriz dönemlerinde turizmcilerin fiyat avantajı sunduğunu hatırlatan Vardar, ancak yüksek maliyetlerden dolayı artık turizmcilerin fiyat konusunda çabuk reaksiyon gösteremediğini ifade etti.
“Fiyat indirimi yerine 5 gece kal 4 gece öde” şeklinde kampanyaları yapıyoruz”
“Yabancı turist Türkiye’de daha ucuza tatil yapıyor” söyleminin kısmen doğru olduğunu, ancak bunun arkasında çeşitli nedenlerin bulunduğunu ifade eden Mete Vardar, “Yabancı turist çok daha erken alıyor. İkincisi, onlarda konaklama süresi daha uzun. Yabancı turistlerin ortalama konaklama süresi 8,8 iken, Türk misafirlerde bu süre 3,2 gece. Böyle olunca da ön ve arkada boşluklar oluşuyor. Biz de otel partnerlerimizle konuşarak süreyi uzatma yönünde kampanya yapıyoruz. Fiyat indirimi yapmıyoruz ama ‘5 gece kal, 4 gece öde’ şeklinde kampanyalarla yine yüzde 25’lik bir fiyat avantajı sağlıyoruz.” dedi.
Erken rezervasyon fiyat avantajı yüzde 20’ye düştü
10 Haziran itibarıyla tüm seyahat acentelerinde yaz kampanyalarının başladığını söyleyen Mete Vardar, 6 ay evvel alan misafirle şu anda alan misafir arasında normalde yüzde 40’lık bir fiyat farkının olması gerektiğini, ancak bu yıla özel savaş koşullarından dolayı bu farkın yüzde 20’lere düştüğüne dikkat çekti.







