Rusya Federasyonu otoritelerinin, Türk taşıyıcılar Air Anka ve Tailwind’e uçuş izni vermemesi, Türkiye turizm sektörünün başlıca gündem maddelerinden biri haline geldi. Turizm Ekonomi’ye bilgi veren uzmanlar, konunun iki Türk hava yoluna uçuş izni verilmemesi gibi teknik bir meselenin ötesinde olduğuna dikkat çekiyor. Anlatılanlara göre konunun arka planında çok daha büyük bir jeopolitik ve ticari mücadele bulunuyor.
Rusya Federal Hava Taşımacılığı Ajansı’nın (Rosaviatsiya) Air Anka’nın uçuş izinlerini uzatmaması ve Tailwind Airlines’ın da benzer şekilde operasyonlarını sürdürememesinin, Antalya turizmini doğrudan etkileyen yeni bir kapasite krizini gündeme taşıdığının altı çiziliyor.
Turizm ve havacılık kaynaklarında yer alan bilgilere göre Air Anka ve Tailwind’in devre dışı kalmasıyla birlikte yaz sezonunda Rusya-Antalya hattında yaklaşık yüzde 10 seviyesinde kapasite kaybı oluşuyor. Buna Azur Air’in operasyonlarını küçültmesi de eklendiğinde ortaya çıkan toplam koltuk kaybının 150 bin koltuğun üzerine çıktığı ifade ediliyor.
Ancak yaşananları yalnızca uçuş izinleri ekseninde değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekilerek “Aslında bugün yaşanan süreç, son üç yıldır giderek sertleşen Türkiye-Rusya havacılık rekabetinin bir sonucu.” yorumu yapılıyor.
Türkiye-Rusya uçuş hakları nasıl belirleniyor?
Türkiye ile Rusya arasındaki tarifeli ve özel uçuşlar tamamen iki ülke arasında yapılan hava ulaştırma anlaşmaları çerçevesinde yürütülüyor. Bu kapsamda her yıl iki ülkenin sivil havacılık otoriteleri bir araya gelerek toplam frekans sayıları, hangi havayollarının tayinli taşıyıcı olacağı, hangi şehirlerden hangi noktalara uçuş yapılacağı, geçici haklar, historic haklar ve kapasite artırımlarını karşılıklı mutabakatla belirliyor. Devamında ise her ülke kendi havayollarına bu hakların dağıtımını yaparak karşı ülkenin otoritesine bildirir.
Geçmiş yıllarda özellikle yoğun talep oluşan dönemlerde bazı Türk havayollarına verilen geçici uçuş hakları sonradan operasyon performanslarına bağlı olarak historic haklara dönüştürüldü. Bunun yanında, Covid-19 döneminde ve sonrasında Rus taşıyıcıların operasyonel sıkıntılar yaşadığı süreçlerde Türk taşıyıcılarına çeşitli kolaylıklar sağlandığı da biliniyor.
Asıl sorun uçak eksikliği değil
Uzmanların üzerinde durduğu en önemli konu Rusya’da uçak sıkıntısı bulunmadığı. Buna göre ülkede talep var ve Antalya hâlâ Rus turistlerin en önemli tatil destinasyonlarından biri.
Ancak sorun, yaptırımlar nedeniyle oluşan rekabet eşitsizliği. Rus havayolları bugün Avrupa hava sahalarının önemli bölümünü kullanamıyor. Bu nedenle birçok uçuş daha uzun rotalardan gerçekleştiriliyor. Bazı hatlarda gidiş-dönüş toplam uçuş süresi iki saate kadar uzayabiliyor ve bu da Rus taşıyıcıların yakıt maliyetlerini artırıyor, ekip maliyetlerini yükseltiyor, uçak kullanım verimliliğini düşürüyor ve yolcu konforunu azaltıyor.
Buna karşın Türk taşıyıcılar aynı hatları çok daha kısa rotalarla uçabiliyor. Bu nedenle maliyet avantajı Türk şirketlerine geçiyor.
Yaptırımların en büyük etkisi yakıt maliyetlerindeki artış
Bugün Rus havayollarının yaşadığı en büyük operasyonel sorunlardan biri yakıt konusu. Yaptırımlar nedeniyle Rus taşıyıcılar için bazı meydanlarda yakıt operasyonları ciddi şekilde zorlaşmış durumda.
Bu nedenle Rus taşıyıcılar çoğu zaman; gidiş-dönüş yakıtını Rusya’dan yüklemek, tankering operasyonları yapmak ve alternatif meydanlarda teknik yakıt ikmali planlamak zorunda kalıyor. Özellikle tam dolu uçuşlarda ağırlık limitleri nedeniyle yakıt yüklemesi yeterli olmadığında Soçi gibi meydanlarda teknik iniş yapılması gerekebilmektedir.
Bu durum yalnızca maliyetleri artırmakla kalmıyor, aynı zamanda yolculuk sürelerini de uzatıyor. Türk taşıyıcılar ise Türkiye’de ve operasyon yaptıkları diğer meydanlarda daha rahat yakıt planlaması yapabiliyor.
Yer hizmetleri ve operasyonel maliyetler
Yaptırımlar yalnızca hava sahalarıyla sınırlı değil. Rus bayraklı havayolları; yer hizmetlerinde, finansal işlemlerde, sigorta süreçlerinde, teknik hizmetlerde, bakım organizasyonlarında Türk rakiplerine göre çok daha yüksek maliyetlerle karşılaşıyor. Bazı hizmetlerin üçüncü taraf şirketler üzerinden alınması zorunlu hale geldiği için maliyetler zaman zaman yüzde 50’ye varan oranlarda artabiliyor.
Bu nedenle aynı hatta uçan bir Rus taşıyıcının koltuk maliyeti, Türk taşıyıcılara göre ciddi şekilde yükseliyor.
Rusya neden yeni Türk havayollarına sıcak bakmıyor?
Krizin merkezindeki en önemli konu bu. Rusya Sivil Havacılık Otoritesi’nin temel yaklaşımı son dönemde oldukça net. Rus tarafı, yaptırımlar nedeniyle zaten dezavantajlı hale gelen Rus havayollarının pazar payını korumaya çalışıyor ve bu nedenle yeni Türk taşıyıcılarına geçici hak verilmesi, yeni tarifeli haklar tanınması ve historic hakların artırılması konularına son derece mesafeli yaklaşıyor.
Rus kaynaklarında da son dönemde yabancı havayollarının Rus taşıyıcıların yerine pazara sokulmasına sıcak bakılmadığı yönünde değerlendirmeler yer alıyor.
Çünkü yeni verilecek her hakın, Rus havayollarının rekabet gücünü daha da azaltmasından endişe ediliyor.
Air Anka ve Tailwind’in durumu
Rus tarafının en önemli argümanı, ilgili havayollarının trafik hakları ve operasyonel onaylar kesinleşmeden programlarını satışa açmış olmaları. Rus basınında ve çeşitli havacılık yayınlarında, bazı uçuşların gerekli tüm izin süreçleri tamamlanmadan satışa açıldığı yönünde iddialar yer alıyor.
Uluslararası havacılık uygulamalarında normal şartlarda; trafik hakları alınır, slotlar netleşir, operasyon izinleri tamamlanır ve daha sonra satış açılır. Bu nedenle yaşanan krizin teknik değil, doğrudan trafik hakları ve regülasyon kaynaklı bir kriz olduğu değerlendiriliyor.
Nitekim Rosaviatsiya da yaptığı açıklamada Air Anka’nın yeni başvurularının Türk otoriteleriyle yapılan koordinasyon çerçevesinde onaylanmadığını ifade etti.
Türk taşıyıcılar neden avantajlı?
Bugün Rusya-Türkiye hattında; THY, AJet, Pegasus Airlines, Corendon Airlines ve Southwind Airlines gibi mevcut tarifeli hak sahibi taşıyıcıların operasyonlarında herhangi bir sorun bulunmuyor. Bu şirketler zaten mevcut tayinli taşıyıcı statüsünde faaliyet gösteriyor.
Rus tarafının mevcut yaklaşımının da, yeni oyuncular yerine mevcut taşıyıcıların kapasite artırımıyla pazarın yönetilmesi yönünde olduğuna dikkat çekiliyor. Nitekim Air Anka’dan boşalan bazı programların Türk Hava Yolları tarafından devralınmaya başlandığı sektör kaynaklarına yansımıştır.
Charter meselesinin arka planı
Türkiye-Rusya hattında uzun yıllardır çok hassas bir charter dengesi bulunduğuna dikkat çeken havacılık uzmanları, “Türk taşıyıcılarının Rus yolcuları taşıyarak bağımsız charter operasyonları yapmalarına çeşitli kısıtlamalar uygulanırken, Rus taşıyıcılar kendi turistlerini taşıdıkları sürece charter operasyonlarında daha geniş haklara sahip olabilmektedir. Bu nedenle Rus tarafı yeni Türk charter taşıyıcılarının büyümesini dikkatle takip etmektedir. Mevcut yaptırım ortamında bu hassasiyet daha da artmıştır.” değerlendirmesini yapıyor.
Antalya turizmi için risk var mı?
Antalya turizmi için kısa vadede en önemli riskin kapasite daralması olduğuna vurgu yapılıyor. Rusya-Antalya hattında yaklaşık yüzde 10 seviyesinde oluşan koltuk kaybının özellikle yüksek sezonda; fiyatların yükselmesine, son dakika koltuk sıkıntılarına ve bazı bölgelerde doluluk planlarının değişmesine neden olabileceği kaydediliyor. Ancak mevcut Türk taşıyıcılarının kapasite artırımı ve büyük tur operatörlerinin alternatif planlamaları sayesinde bu açığın önemli kısmının zaman içerisinde telafi edilebileceği ifade ediliyor.
Sonuç olarak Air Anka ve Tailwind krizinin aslında iki havayolunun yaşadığı münferit bir izin problemi olmadığının altı çiziliyor
Yeni duruma “Rusya’nın yaptırımlar nedeniyle zayıflayan taşıyıcılarını koruma çabası ile Türk havayollarının artan operasyonel üstünlüğü arasında oluşan yeni rekabet dengesinin bir sonucu.” olarak bakılıyor.
Sayılan nedenlerden dolayı Rus tarafı bugün yeni Türk taşıyıcılarına ilave hak vermek istememiyor. Çünkü verilecek her yeni hakkın zaten maliyet baskısı altında çalışan Rus havayollarının pazar payını daha da daraltmasından korkuluyor.
Bu nedenle önümüzdeki dönemde Türkiye-Rusya hattında yeni oyuncuların pazara girmesinin zorlaşması, buna karşın mevcut tayinli taşıyıcıların daha da güçlenmesi bekleniyor.
Air Anka ve Tailwind dosyası yalnızca bir hava yolunun konusu değil; Türkiye-Rusya havacılık ilişkilerinin geleceğini, Antalya turizminin kapasite planlamasını ve iki ülke arasındaki turizm trafiğinin yönünü etkileyecek stratejik bir sektör meselesi olarak değerlendiriliyor.