Seyahat Acenteleri

Ethem Okudur otel fiyatlarındaki ‘suni artışı’ anlattı

Akay Travel Group Yönetim Kurulu Başkanı Ethem Okudur, Doğu Avrupa ve Baltık turizm pazarları ile ilgili dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Abone Ol

Akay Travel Group Yönetim Kurulu Başkanı Ethem Okudur, Doğu Avrupa ve Baltık pazarları ile grubun 2026 hedefleri ile ilgili Turizm Ekonomi Haber Müdürü Savaş Daş’a değerlendirmelerde bulundu.

“2026 hedefimiz 850 bin yolcu”

2025 yılında Baltık pazarının 2024’e nazaran daha iyi geçtiğini, ancak Doğu Avrupa pazarında bir daralma yaşandığını kaydeden Ethem Okudur, “Bu pazarlarda öne çıkan destinasyon ise Mısır oldu. Biz ise bir destinasyon yönetim şirketi (DMC) olarak 2025 yılında 700 bin kişiye hizmet verdik. 2026 hedefimiz ise Ege Bölgesi ile birlikte 850 bin.” dedi.

“Beklentimizin üstünde rezervasyon alıyoruz”

Akay Travel Group açısından 2025’te beklentilerin gerçekleştiğini, Romanya gibi pazarlarda yaşanan düşüşe rağmen yüzde 20 büyüme kaydettiklerini ifade eden Okudur, “2026 itibarıyla başlayan Ege Bölgesi operasyonlarımız ile ileriki süreçte Antalya’da hizmet verdiğimiz 25’e yakın pazarın bu bölgeye odaklanmasına imkân vereceğiz. Ege’de şimdiden aldığımız ilk erken rezervasyonlar ile tahminimizin üstünde bir yolcu sayısı ile gidiyoruz.” şeklinde konuştu.

“Ucuz da değiliz, uygun fiyatlı da...”

Türkiye’nin artık ucuz olmadığına dikkat çeken Ethem Okudur, “Ancak eskisi gibi uygun fiyatlı bir tatil destinasyonu da değil. Zaten ucuz olarak algılanan bir destinasyon olmayı da hak etmiyoruz. Ancak son 2 yıl içinde euro bazında ciddi fiyat artışları yapılmak zorunda kalındı. Buna rağmen kaliteli müşteri payımız arttı ve üst segment oteller bu fiyat artışlarında orta segment oteller kadar zarar görmedi.” dedi.

Türkiye’nin Doğu Avrupa ve Baltık pazarlarında etkili bir tanıtım kampanyası yürüttüğünü belirten Okudur, bu pazarlarda Türkiye’nin 2026 görünümüne ilişkin ise şu noktaların altını çizdi:

2026 için Baltık operatörümüzün planladığı koltuk sayısı yüzde 20 fazla. Erken rezervasyon oranında yüzde 35 oranında artış var. Ancak bu, pazarın yüzde 20 artış yapacağı anlamına gelmiyor.

“Doğu Avrupa ve Baltık pazarlarında köklü değişiklikler yaşandı”

Her iki pazarda da son 5 yıl içinde marjinal değişiklikler oldu. Bunların başında ise Türk tur operatörlerinin bu pazarlara açılması geliyor. Bu gelişme ilk etapta pazarda küçük çaplı millî tur operatörlerinin kapanmasına kadar giden bir sonuç doğurur iken, sonraki süreçte pazardaki millî operatörlerin birlikte hareket ederek kendi varlıklarını sürdürme gayretleri ile yeni oluşumları beraberinde getirdi.” bilgisini paylaştı.

Okudur, “Bu pazarlarda 2026 için bir büyüme öngörülüyor mu, görülüyor ise beklenen yaklaşık oran nedir?” sorusuna ise şu yanıtı verdi:

“Burada Baltık pazarı ile Doğu Avrupa pazarını birbirinden ayırmak gerekiyor. Baltık pazarı kendi içinde aynı dinamikleri sergiler. Doğu Avrupa pazarında ise durum farklı. 2026 Baltık pazarı için bence stabil geçer çünkü bölgede yaşayan insanların satın alma gücünde bir rahatlama yok. Doğu Avrupa’da ise kimi pazarlarda daralma, kimi pazarlarda ise büyüme yaşanır.”

Ethem Okudur üç ana soruna işaret ediyor...

Ethem Okudur, bu bölgelerde yaşanan sorunlar ile ilgili ise şunları söyledi:

Bana göre, ülkemizdeki ekonomik sorunların (turizme yansıyan tabiri ile euronun istenilen seviyelere gelmemesi) ve eğitimli personel yetersizliğinin yanında üçüncü bir sorun daha var; erken rezervasyon sayılarındaki düşüş.

Geçmişte de gerek ekonomik sorunların yaşandığı gerekse döviz artışlarının beklenen seviyede olmadığı sezonlarla karşılaşmıştık. Ancak bu konuda belli bir süreçte beklenen formata ve istikrara ulaşılmıştı. Aynı şekilde pandemiden sonra eksilen ve henüz yeri doldurulamayan kalifiye personel sıkıntısı da ileriki bir süreçte düzelebilir. Ancak üçüncü sorun olarak belirttiğim konu birçok handikapı da beraberinde getiriyor. Artık son kullanıcı/müşteri de erken rezervasyonla Türkiye’de alacağı bir tatil paketini yakın tarihlerde ya da son dakikada daha uygun fiyata alabileceğinin bilincinde. Bu durum birçok tesis için geçerli.

Bu durum, erken rezervasyon beklentisine ulaşamayan otellerin sezon yaklaştıkça telaşa kapılarak fiyat düşmesi sonucunu doğuruyor. Böylelikle sezon başında verilen bir aksiyon, adeta domino taşı gibi tüm sezon boyu devam ediyor.

“Otellerin fiyat politikası Türkiye fiyatlarını suni bir şekilde yükseltiyor”

Bazı oteller, bir önceki sezon hedefledikleri bütçe ve kârlılık seviyesine ulaşamadıkları için mevcut ekonomik maliyet artışlarına ek olarak bu farkı da fiyatlarına yansıtarak daha yüksek fiyat artışlarını gerekçelendiriyor. Bu durum, erken rezervasyon döneminde fiyatlarımızın pahalandığı algısını oluşturuyor. Bu marjinal farkı koyan otellerimiz, ‘sezonda dolmazsak fiyat düşürürüz‘ rahatlığı ile fiyatı yükselttiklerinde hem Türkiye’de otel fiyatlarının suni bir yükselişine sebep oluyorlar hem de son dakikada daha ucuza alacağı umuduna kapılan tatilcinin bu beklentisini tetikliyorlar.

{ "vars": { "account": "G-G5X01GEY79" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }