Almanya’da yaklaşık 300 turizm profesyonelinin katılımıyla yapılan ankete göre, İsrail ve ABD'nin İran’a dönük saldırılarının etkisi seyahat acentelerinde ciddi bir iş yükü ve belirsizlik yarattı.
Türkiye ve Mısır ile ilgili kaygılar arttı
Katılımcıların yüzde 90’ından fazlası, kararsız ve endişeli müşterilerin kendilerini “çok güçlü” veya “oldukça güçlü” şekilde meşgul ettiğini belirtiyor. Özellikle Türkiye ve Mısır rezervasyonlarına ilişkin yoğun soru akışı dikkat çekiyor; acentelerin yüzde 80’i bu destinasyonlarla ilgili müşteri kaygılarının arttığını ifade ediyor.
Fiyat artışı ve güvenlik kaygısı talebi baskılıyor
Araştırmaya göre, yükselen fiyatlar ve güvenlik endişeleri tatil talebini aşağı çekiyor. Katılımcıların yüzde 84’ü, Batı Akdeniz ve Atlantik gibi “güvenli” kabul edilen destinasyonlara yönelik fiyat artışlarının sezonun gidişatı açısından risk oluşturduğunu düşünüyor.
Aynı zamanda uzun mesafe uçuşlarındaki maliyet artışı da dikkat çekiyor. Körfez’deki ana hub’ların kısmen veya tamamen devre dışı kalması, Asya, Avustralya, Yeni Zelanda, Maldivler ve Mauritius gibi destinasyonlara uçuş ücretlerini ciddi şekilde yukarı çekmiş durumda.
Rezervasyon isteği zayıflıyor, satışlar düşüyor
Sektör temsilcileri, müşteri davranışlarında belirgin bir kırılmaya işaret ediyor. Bazı acenteler, planlanmış seyahatlerin tamamen iptal edildiğini ve müşterilerin seyahat etmekten vazgeçtiğini belirtirken, bazıları ise savaşın başlamasından bu yana satış ve talepte “keskin bir düşüş” yaşandığını ifade ediyor.
İptal ve değişiklikler operasyonu kilitliyor
Operasyonel tarafta ise iptal ve yeniden rezervasyonlar öne çıkıyor. Acentelerin yüzde 56’sı Körfez bölgesine yönelik iptal ve değişikliklerden ciddi şekilde etkilenirken, uzun mesafe seyahatlerde bu oran yüzde 80’e yaklaşıyor.
Öte yandan pandemi dönemine kıyasla iade süreçlerinde daha sınırlı sorun yaşandığı görülüyor. Katılımcıların yaklaşık dörtte biri, iptal edilen seyahatlerin geri ödemelerinde problem yaşadığını belirtiyor.
Ekonomik etkiler derinleşebilir
Sektör temsilcilerine göre sorun yalnızca güvenlik algısıyla sınırlı değil. Artan yakıt fiyatları ve olası arz sıkıntıları, sadece turizm değil genel tüketim fiyatları üzerinde de baskı yaratıyor. Bu durum, zaten yüksek fiyatlar nedeniyle temkinli davranan ailelerin seyahat harcamalarını daha da kısmalarına yol açabilir.