Hava Yolları

Willie Walsh: Jet yakıtı tedarikinde kriz aylarca sürebilir

IATA, Orta Doğu’daki rafineri aksaklıkları nedeniyle jet yakıtı arzının toparlanmasının aylar sürebileceğini açıkladı.

Abone Ol

Küresel havacılık sektörünün çatı kuruluşu International Air Transport Association (IATA), ABD ve İsrail'in İran'a saldırmasıyla başlayan Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimlerin jet yakıtı tedarikinde uzun süreli aksamalara yol açabileceği uyarısında bulundu. IATA Genel Direktörü Willie Walsh, arz tarafındaki sorunların çözülmesinin, kritik rafineri altyapısındaki kesintiler nedeniyle aylar alabileceğini belirtti.

Arz üzerindeki baskı devam edecek

Reuters tarafından aktarılan açıklamalara göre Walsh, Hürmüz Boğazı yeniden açılsa dahi jet yakıtı arzının kısa sürede normale dönmesini beklemediğini ifade etti. Küresel petrol ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği bu kritik geçidin yeniden faaliyete geçmesi, ham petrol akışını artırabilecek olsa da, rafineri kapasitesindeki kesintiler nedeniyle nihai ürün arzı üzerindeki baskının devam edeceği öngörülüyor.

Petrolün varil fiyatı 100 doların altına düştü ama...

ABD Başkanı Donald Trump tarafından açıklanan ve İran ile iki haftalık ateşkesi içeren plan sonrasında petrol fiyatları varil başına 100 doların altına geriledi. Ancak IATA’ya göre ham petrol fiyatlarındaki bu düşüş, jet yakıtı maliyetlerine aynı hızda yansımayacak. Bunun temel nedeni, Orta Doğu’nun küresel rafine ürün arzındaki kritik rolü ve mevcut üretim aksaklıkları.

Walsh, rafineri faaliyetlerindeki kesintilerin yalnızca jet yakıtını değil, tüm rafine petrol ürünlerini etkilediğini vurgulayarak, “Arzın ihtiyaç duyulan seviyeye dönmesi zaman alacak” değerlendirmesinde bulundu. Ham petrol ile jet yakıtı arasındaki yüksek farkın rafinerileri jet yakıtı üretimini artırmaya teşvik edebileceğini ifade etti.

Birçok hava yolu önlem almaya başladı

Söz konusu gelişmeler, halihazırda maliyet baskısı altındaki havayolu sektörünü daha da zorluyor. Son dönemde jet yakıtı fiyatlarının iki katına çıkmasıyla birlikte, özellikle Asya merkezli taşıyıcılar operasyonel önlemler almaya başladı. Birçok havayolu şirketi uçuş frekanslarını azaltırken, bazıları kalkış noktalarından ekstra yakıt yüklemeyi veya ara yakıt ikmali durakları eklemeyi tercih ediyor.

Krizin etkisi en çok ithalata bağımlı ve düşük gelirli pazarlarda hissediliyor. Vietnam, Myanmar ve Pakistan gibi ülkelerde jet yakıtı arzındaki daralma operasyonel maliyetleri hızla yukarı çekiyor. Öte yandan Çin ve Tayland jet yakıtı ihracatını durdururken, Güney Kore ise ihracatı geçen yılki seviyelerle sınırlama kararı aldı.

Kısa vadede jet yakıtı maliyeti yüksek kalacak

IATA’ya göre, ham petrol akışının yeniden başlaması halinde özellikle Çin ve Güney Kore gibi ülkelerin rafine ürün ihracatına yeniden yönelmesi bekleniyor. Ancak bu sürecin zaman alacağı ve kısa vadede jet yakıtı maliyetlerinin yüksek kalmaya devam edeceği öngörülüyor.

Mevcut tablo havayolu şirketleri açısından yalnızca kısa vadeli bir maliyet artışı değil, aynı zamanda operasyonel planlama ve rota optimizasyonu açısından da kalıcı değişimlerin habercisi olarak değerlendiriliyor. Jet yakıtı arzındaki kırılganlık, küresel havacılık sektöründe risk yönetimi ve tedarik çeşitlendirmesinin önümüzdeki dönemde daha kritik hale geleceğine işaret ediyor.

{ "vars": { "account": "G-G5X01GEY79" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }