Lighthouse Reports öncülüğünde, aralarında Kısa Dalga’nın da bulunduğu 12 ülkeden 14 medya kuruluşunun ortak çalışmasıyla hazırlanan araştırma, küresel vize hizmetleri sektörünün en büyük şirketlerinden VFS Global’in uygulamalarını mercek altına aldı. Araştırmada, şirketin ek hizmet satış politikaları, randevu sistemleri, veri güvenliği uygulamaları ve bazı ülkelerde gündeme gelen rüşvet iddiaları incelendi.
Dünya genelinde milyonlarca kişi, vize başvurularını artık doğrudan konsolosluklar yerine devletlerin yetkilendirdiği dış hizmet sağlayıcıları üzerinden gerçekleştiriyor. Araştırmaya göre bu sistemin en büyük aktörlerinden biri olan VFS Global, 71 ülke adına vize başvurularını yürütüyor ve 168 ülkede 4 binin üzerinde başvuru merkezi işletiyor.
Araştırma, Lighthouse Reports tarafından yönetildi ve Indian Express, Radio France International, Actualité, Der Spiegel, Twala, Maison des Reporters, Initium Media, Le Monde, Kısa Dalga, News24, The Nation Nigeria, The Nation Kenya, Carri Bloom ve Politico’nun aralarında bulunduğu medya kuruluşlarının katkısıyla hazırlandı. Türkiye ayağını ise Kısa Dalga muhabiri Canan Coşkun yürüttü.
Araştırmanın özeti
Uluslararası araştırmacı gazetecilik çalışmasında ulaşılan sonuçlar özetle şöyle:
• Vize başvuru sahipleri ihtiyaç duymadıkları ek hizmetleri satın almaya yönlendiriliyor.
• Kısa mesaj, kurye, çıktı, tarama ve premium (özel) salon hizmetleri bazı ülkelerde fiilen zorunluymuş gibi sunuluyor.
• Bazı çalışanlar, başvuru sahiplerine “daha fazla öderseniz vize alırsınız” algısı yaratmakla suçlanıyor.
• VFS personeline ek hizmet satışı için hedef ve komisyon sisteminin uygulandığı belirtiliyor.
• Eski çalışanlar, Trump’a yakın ABD’li bir iş insanının kontrolündeki Blackstone’un şirkete yatırım yapmasının ardından satış baskısının arttığını anlattı.
• Gişelerde toplam ücretin içine ek hizmetler dahil edilerek başvuru sahiplerinin fark etmeden ödeme yaptığı aktarılıyor.
• Premium ya da özel salon hizmetleri bazı yerlerde “daha hızlı randevu veya işlem imkânı” gibi sunuluyor.
• Bazı ülkelerde vize randevularının usulsüz biçimde satıldığı ve aracıların devreye girdiği iddia ediliyor.
• VFS’nin bazı rüşvet vakalarını sözleşme yaptığı devletlere bildirmediği ileri sürülüyor.
• Kişisel verilerin güvenli saklanması, zamanında silinmesi ve şifrelenmesi konusunda ihlaller tespit edildi. Slovakya veri ihlali nedeniyle VFS’ye 5 bin euro ceza verdi.
• Pasaport ve belgelerin kaybedilmesi, yanlış ücret alınması ve yetersiz personel eğitimi raporlara yansıdı.
• Botlar ve dış acenteler aracılığıyla randevuların bloke edildiği ve sonradan satıldığı belirtiliyor.
• Avrupa Birliği raporları, VFS’nin hizmet kalitesi sorunlarını kalıcı biçimde gidermekte başarısız olduğunu gösteriyor.
• Devletler VFS ile yaptıkları sözleşmelerin ihlali sayılabilecek uygulamalara rağmen çoğu zaman VFS’ye yaptırım uygulamaktan kaçınıyor.
VFS’nin vize imparatorluğu
VFS Global, devletler adına vize başvurularını kabul eden, başvuru merkezlerini işleten ve milyonlarca kişinin konsolosluklara erişiminde ara kapı haline gelen en büyük hizmet sağlayıcı konumunda. Araştırma, bu sistemin birçok ülkede başvuru sahipleri açısından daha hızlı ve kolay bir kamu hizmeti olmaktan çok, ek ücretler, satış baskısı ve denetim eksiklikleriyle işleyen bir ticari modele dönüştüğünü ortaya koyuyor.
Dosyanın ana bulgularına göre VFS Global, seyahat edebilmek için vize başvurusunda bulunanların maliyetini artırarak, başvuru sahiplerinin kişisel verilerini tehlikeye atarak ve onları yolsuzluk ve rüşvet riskine maruz bırakarak büyük kâr elde ediyor.
Araştırmaya göre şirket, özellikle başvuru sahiplerini ihtiyaç duymadıkları pahalı ek hizmetleri satın almaya yönlendiriyor ve bu hizmetleri satın almalarının vizelerini garanti altına alacağı izlenimini yaratıyor.
Araştırmaya göre VFS Global, devletler adına vize başvurularını kabul eden, başvuru merkezlerini işleten ve konsolosluk süreçlerinde aracılık yapan en büyük şirketlerden biri konumunda bulunuyor. Şirketin internet sitesindeki bilgilere göre VFS, 2001 yılından bu yana 542 milyondan fazla başvuruyu işledi, 231 milyondan fazla biyometrik kayıt aldı.
Merkezi Zürih ve Dubai’de bulunan şirketin çoğunluk hissesi, yatırım şirketi Blackstone’a ait. Azınlık hissedarları arasında ise Kuoni ve Hugentobler Vakfı, Temasek ve Dubai Holding yer alıyor.
Araştırmaya göre VFS’nin gelirlerinde son yıllarda dikkat çekici bir artış yaşandı. Şirketin Lüksemburg’daki mali kayıtlarına göre faaliyet kârı 2017’de 39 milyon euro seviyesindeyken 2024 itibarıyla 172 milyon euroya yükseldi. Aynı dönemde başvuru başına gelir yüzde 83 arttı.
Dosyada yer alan bilgilere göre VFS, bu büyümeyi “yüksek marjlı” olarak tanımladığı isteğe bağlı ek hizmet satışlarına bağlıyor. 2022’de Blackstone’un şirkete yüzde 75 oranında ortak olmasının ardından, bazı eski çalışanlar ek hizmet satış baskısının arttığını öne sürdü.
Ek hizmetler ve satış baskısı iddiaları
Araştırmada, kısa mesaj bilgilendirmesi, kurye teslimatı, belge tarama, çıktı alma ve premium salon hizmetlerinin birçok ülkede fiilen zorunluymuş gibi sunulduğu aktarıldı.
Eski ve mevcut çalışanların ifadelerine göre bazı merkezlerde personele satış hedefleri verildiği, ek hizmet satışları üzerinden prim veya komisyon sistemi uygulandığı iddia edildi.
Kenya, Nijerya, Hindistan ve Senegal’de görev yapan eski çalışanlar, başvuru sahiplerine premium hizmetlerin daha hızlı işlem veya randevu sağlayacağı izleniminin verildiğini anlattı. Bazı çalışanlar, başvuru ücretlerine ek hizmetlerin dahil edilerek toplam tutarın doğrudan müşteriye söylendiğini belirtti.
Avrupa Birliği ülkelerinin hazırladığı denetim raporlarında da benzer bulgular yer aldı. Çek Cumhuriyeti’nin 2024 tarihli raporunda, VFS’nin ek hizmetleri tanıtmak için “aşırı baskı” uyguladığı ifade edildi. İsveç ve Norveç raporlarında ise ek hizmetlerin isteğe bağlı olduğunun yeterince açık belirtilmediği kaydedildi.
Premium hizmetler ve randevu sistemi
Araştırmada, bazı ülkelerde premium salon hizmetlerinin daha hızlı randevu alma veya işlem avantajı sağlıyormuş gibi sunulduğu öne sürüldü. Avrupa Birliği Schengen kuralları kapsamında eşit erişim ilkesinin ihlal edildiğine ilişkin değerlendirmeler de raporda yer aldı.
Hindistan’da yaşanan bir olayda, Belçika vizesine başvuran 71 yaşındaki bir kadına, randevusuna geç kaldığı gerekçesiyle yeniden tarih alması veya premium salon hizmeti için ek ücret ödemesi gerektiğinin söylendiği aktarıldı.
Araştırmada ayrıca bot yazılımlar ve dış acenteler aracılığıyla randevuların toplu şekilde bloke edildiği ve daha sonra ücret karşılığında satıldığı iddialarına yer verildi. Avrupa Birliği hükümetlerinin hazırladığı çeşitli raporlarda bu sorunun yıllardır tekrarlandığı belirtildi.
Veri güvenliği ve kişisel bilgiler
Araştırma kapsamında elde edilen belgelerde, VFS’nin kişisel verilerin korunmasına ilişkin uygulamalarında çeşitli eksiklikler bulunduğu iddia edildi.
Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Tüzüğü kapsamında hazırlanan bazı iç raporlarda, başvuru verilerinin zamanında silinmediği, yeterli şekilde şifrelenmediği ve veri işleme konusunda personel eğitimlerinin yetersiz kaldığı belirtildi.
Slovakya’nın veri ihlalleri nedeniyle şirkete 5 bin euro ceza verdiği, Hindistan’daki bazı merkezlerde başvuru sahiplerine ait verilerin uzun süre sistemlerde tutulduğu aktarıldı.
Rüşvet ve usulsüzlük iddiaları
Araştırmada, bazı ülkelerde randevu ve “vize garantisi” iddiasıyla yasa dışı ödeme taleplerinin gündeme geldiği belirtildi.
Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde yapılan gizli kamera çekimlerinde, bir VFS çalışanının aracı kişilerle birlikte çalışarak ek ücret karşılığında “garanti vize” vadettiği öne sürüldü. Delhi’deki eski çalışanlar da seyahat acenteleri ile bazı personeller arasında rüşvet ilişkileri bulunduğunu iddia etti.
Senegal’de ise 2025 yılında randevu sattığı belirtilen bir çalışanın işten çıkarıldığı ve tutuklandığı kaydedildi.
VFS Global ise yaptığı açıklamada, etik dışı davranış iddialarının son üç yılda yaklaşık 17 bin çalışanının yüzde 0,6’sını kapsadığını belirterek tüm vakaların soruşturulduğunu ifade etti.
Avrupa Birliği raporlarında hizmet kalitesi eleştirileri
Araştırma kapsamında incelenen Avrupa Birliği belgelerinde, VFS’nin hizmet kalitesine ilişkin çok sayıda sorun tespit edildiği belirtildi.
Belgelerde pasaport kayıpları, yanlış ücret tahsilatları, belge sıralama hataları, tarama sorunları, bilgi teknolojileri altyapı eksiklikleri ve personel yetersizliği gibi başlıklar yer aldı.
2023 yılında Avrupa Birliği üyesi ülkelerin, Hindistan’daki hizmet kalitesi sorunları nedeniyle ortak çalışma grubu kurduğu aktarıldı. Bazı üye devletlerin, VFS’nin tekrar eden eksiklikleri gidermekte başarısız olduğunu raporladığı belirtildi.
Vize hizmetlerinin özelleştirilmesi tartışılıyor
Araştırmanın bulguları, vize hizmetlerinin özel şirketlere devredilmesi modelini de yeniden gündeme taşıdı.
Belçika Konsolosluk İşleri Genel Müdürü Joris Salden, Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde sürecin dış kaynak kullanımına verilmesinin maliyetleri artıracağını belirterek sistemi kurum içinde tutmayı tercih ettiklerini açıkladı.
Fransa Dışişleri Bakanlığı’ndaki sendika temsilcisi Catherine Jacq ise vize hizmetlerinin şirketlere devredilmesinin başvuru sahipleri açısından süreci daha pahalı hale getirdiğini söyledi.
Araştırma nasıl yürütüldü?
Araştırma kapsamında Avrupa Birliği Komisyonu’na, Birleşik Krallık’a ve AB üyesi ülkelere 40’tan fazla bilgi edinme başvurusu yapıldı. 2020-2024 dönemine ait çok sayıda denetim ve izleme raporu incelendi.
Ayrıca 16 ülkeden yapılan 2 bin 170 vize başvurusuna ait makbuz örnekleri analiz edildi. Araştırma ekibi, 10 ülkeden başvuru sahipleri ve eski VFS çalışanlarıyla görüşmeler gerçekleştirdi.
VFS yöneticileriyle de cevap hakkı kapsamında Dubai’de mülakat yapıldığı belirtildi.







