Uluslararası araştırmacı gazetecilik platformu Lighthouse Reports’un, küresel vize hizmet sağlayıcısı VFS Global’in faaliyetlerine ilişkin yürüttüğü çalışmanın Türkiye ayağında, başvuru sahiplerinin yaşadığı deneyimler ve vize süreçlerine ilişkin şikayetler gündeme geldi.
Türkiye’den Schengen başvuruları 1,2 milyonu aştı
Avrupa Komisyonu tarafından 29 Mayıs 2026 tarihinde açıklanan 2025 yılı Schengen vizesi verilerine göre, Türkiye’den yapılan başvuru sayısı 1 milyon 268 bin 376’ya ulaştı. Bu başvuruların 1 milyon 72 bin 54’ü olumlu sonuçlandı. Ret oranı ise yüzde 14,6 olarak kaydedildi.
Kısa Dalga’da yer alan habere göre Türkiye, Çin’in ardından Schengen vizesine en fazla başvuru yapan ikinci ülke konumunda bulunuyor.
Daha önce açıklanan istatistikler, Türkiye’den yapılan Schengen başvurularında ret oranlarının son yıllarda yükseldiğini ortaya koyuyor. BBC’nin Avrupa Birliği verilerine dayandırdığı bilgilere göre, 2015 yılında yüzde 3,9 olan ret oranı 2016’da yüzde 4,4’e, 2017’de yüzde 6,5’e çıktı. Ret oranındaki en dikkat çekici artış ise pandemi sonrasında yaşandı. 2020 yılında yüzde 12,7 olan oran, 2021’de yüzde 16,9 seviyesine yükseldi.
TBMM Dışişleri Komisyonu Üyesi CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer tarafından paylaşılan verilere göre, Türkiye’den Schengen vizesi için 2022 yılında 778 bin, 2023 yılında 1 milyon 55 bin, 2024 yılında ise 1 milyon 173 bin başvuru yapıldı.
Sözcü gazetesinde yer alan verilere göre ise son 10 yılda yaklaşık 1,5 milyon Schengen başvurusu ret kararı aldı. Buna karşılık başvuru ücretleri kapsamında ödenen yaklaşık 511 milyon euronun iade edilmediği belirtildi.
Premium hizmetlerde veri güvenliği ve hizmet kalitesi şikayetleri
Vize başvurularında ek ücret karşılığında sunulan Premium Lounge ve VIP hizmetleri de başvurucuların şikayetleri arasında yer aldı.
2010 yılından bu yana düzenli olarak yurt dışına çıktığını belirten bir başvurucu, son vize başvurusunda satın aldığı Premium Lounge hizmetinde kişisel bilgilerin diğer müşteriler tarafından duyulabilecek şekilde paylaşıldığını ifade etti.
Başvurucu, randevu saatine rağmen işlemlerin gecikmeli başladığını, çevrimiçi başvuru sistemine geçiş sürecinde teknik sorunlarla karşılaşıldığını ve başvuru formunun doldurulması sırasında çeşitli aksaklıklar yaşandığını aktardı.
Aynı başvurucu, finansal bilgilerinin sistem üzerinden çalışanlar tarafından girildiğini ve hesap oluşturma aşamasında kullanılan şifrenin fotoğrafının çekilmesinin istendiğini belirtti.
Dolapdere’deki başvuru merkezinde randevu sorunu öne çıkıyor
İstanbul Dolapdere’de bulunan VFS başvuru merkezi önünde görüşülen başvurucular da randevu bulma konusunda yaşadıkları zorlukları anlattı.
Bulgaristan için aile ziyareti vizesi almaya çalışan bir başvurucu, randevu temini amacıyla aracıya kişi başı 200 Euro ödediğini, başvuru ücretleri ve seyahat sigortası dahil toplam maliyetin 700 euroya aştığını söyledi.
Başka bir başvurucu ise eşiyle birlikte vize başvurusu yapmak için aracı kuruma 150 euro ödeme yaptığını ancak buna rağmen randevu alamadığını ifade etti. Daha sonra kendi imkanlarıyla VFS sistemi üzerinden randevu bulabildiğini belirtti.
Bölgedeki bazı vize danışmanlık şirketlerinin de “randevu alımı” hizmeti sunduğu görüldü. Bir danışmanlık şirketi yetkilisi, Almanya gibi yoğun talep gören destinasyonlarda turistik vize randevularının 7 ila 8 ay sonrasına verilebildiğini söyledi.
Aynı kaynak, fuar davetiyesi ile yapılan ticari başvuruların daha hızlı ilerleyebildiğini, davetiye temin bedelinin 265 euro, fuar giriş ücretlerinin ise organizasyona göre 30 ila 50 Euro arasında değiştiğini aktardı.
Sosyal medyada ücretli randevu tepkileri
Vize başvuru süreçlerinde randevu erişimiyle ilgili şikayetler sosyal medya platformlarında da paylaşılıyor.
Bir kullanıcı, Birleşik Krallık vizesi için randevu alabilmek amacıyla kişi başı 5 bin 775 TL ödeme yapılmasının istendiğini belirterek uygulamaya tepki gösterdi.
Başka bir kullanıcı ise 340 euro karşılığında randevu bulduğunu, ancak daha sonra aracı kuruluş tarafından ek 90 euro talep edildiğini öne sürdü. Kullanıcıya göre ilave ücret talebi, randevunun yazılım araçları kullanılarak alınması gerekçesiyle yapıldı.
Seyahat sigortalarına ilişkin şikayetler gündemde
Başvurucuların çevrimiçi şikayet platformlarında paylaştığı deneyimler arasında seyahat sigortalarına ilişkin iddialar da yer aldı.
Şikayetlerde, Emaa ve Gravis markalı sigorta ürünlerinin vize süreçlerinde tercih edilmesinin teşvik edildiği, bazı durumlarda ise sigorta bedellerinin iadesi konusunda sorunlar yaşandığı öne sürüldü.
Şikayet platformlarında yer alan bazı başvurular şu şekilde sıralandı:
• Vize reddi halinde geri ödeme garantisi bulunduğu belirtilen seyahat sigortasının, ret sonrasında iade edilmediği iddiası.
• Türkmenistan’daki başvuru merkezlerinde hizmet kalitesi ve iletişim süreçlerine ilişkin şikayetler.
• Irak üzerinden yürütülen işlemlerde ödeme yapılmasına rağmen sonuç alınamadığı yönündeki başvurular.
• Aile birleşimi başvurularında talep edilen belgeler nedeniyle yaşanan mağduriyet iddiaları.
• Onaylanmayan randevular için ücret tahsil edildiği yönündeki kullanıcı şikayetleri.
Vize süreçlerinde maliyetler artıyor
Başvurucuların aktardığı deneyimler, Schengen vizesi başvurularında yalnızca konsolosluk ve hizmet bedellerinin değil, randevu bulmak için ödenen aracılık ücretlerinin de toplam maliyeti artırdığını gösteriyor.
Bazı başvurucular, yoğun talep nedeniyle randevu bulabilmek amacıyla 150 ila 300 Euro arasında değişen ek ödemeler yaptıklarını belirtirken, Premium hizmetler ve seyahat sigortaları da başvuru maliyetlerini yükselten unsurlar arasında yer alıyor.
Lighthouse Reports’un çalışmasının devamında, VFS Global Türkiye ve iş ortağı Gateway’in söz konusu iddia ve tespitlere ilişkin açıklamalarına yer verileceği belirtildi.