Tur Operatörleri

Turizmde Nisan ve Mayıs’ı canlandırma çabaları lafta kaldı

Turizmde Nisan ve Mayıs aylarını canlandırmak için yapılacağı belirtilen havalimanı indirimleri lafta kaldı, beklenen ivme zora girdi.

Abone Ol

Türkiye’nin yüksek sezonda zorlanır hale gelmesi ve turizmi ön ve arka sezonlara uzatma planı çerçevesinde atılması planlanan adımların atılmadığı, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile Ulaştırma ve Alt Yapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun katıldığı toplantıda alınan kararların hayata geçirilmediği belirtiliyor. Alınan kararlara göre Nisan ve Mayıs aylarında turistik havalimanlarındaki havalimanı ücretleri ve yer hizmetlerinde yüzde 10-30 arasında indirime gidilecek, Kasım, Aralık, Ocak ve Şubat aylarıyla sınırlı olan vergi indirimine bu aylar da dahil edilecekti.

Erken rezervasyonlarda güçlü artış

Aralık ayında başlayan erken rezervasyon satışlarının, Rusya pazarında geçen yıla kıyasla yaklaşık %40 artış gösterdiği belirtiliyor. Mevcut satış eğilimlerine bakıldığında, bu ivmenin Nisan ayı sonuna kadar devam etmesi bekleniyor. Özellikle Antalya ve İstanbul odaklı paketlerde talebin yoğunlaştığı ifade edilirken, erken rezervasyonların sektörün planlama kabiliyetini güçlendirdiği ve sezonun daha öngörülebilir hale gelmesine katkı sunduğu vurgulanıyor.

20 Mart – 28 Mayıs dönemi sezonun anahtarı olabilir

Rusya pazarında faaliyet gösteren tur operatörlerinin temsilcileri, 20 Mart – 28 Mayıs tarihleri arasındaki dönemin 2026 sezonu açısından kritik bir fırsat sunduğuna dikkat çekiyor. Rusya’da bahar tatilinin bu dönemde başlaması ve yaz sezonu planlamalarının aynı zaman diliminde yapılması, söz konusu ara dönemi stratejik hale getiriyor.

Ancak mevcut uygulamalarda uçuşların genellikle geç başlatılması ve kapasitenin sınırlı tutulması nedeniyle bu potansiyelin tam olarak değerlendirilemediği ifade ediliyor. Doğru uçuş planlaması ve erken kapasite oluşturulması hâlinde sezonun fiilen iki ay uzatılabileceği belirtiliyor.

Uçuş kapasitesi ve servis sağlayıcılar kritik rolde

Ulaştırma Bakanlığı ev sahipliğinde gerçekleştirilen ve Ulaştırma ile Turizm Bakanlıklarının da katılım sağladığı Ankara’daki toplantıda; yer hizmetleri, havalimanı işletmecileri, servis sağlayıcılar ve havayollarının katkısıyla, 21 Mart – 22 Mayıs tarihleri arasında resort havalimanlarına olan ilginin artırılması ve mevcut kapasitelerin %50 seviyesine çıkarılması hedefi gündeme gelmişti.

Bu kapsamda, servis sağlayıcılar tarafından %10–%30 oranında indirim uygulanması ve bu indirimlerin ara dönemi destekleyecek şekilde önceliklendirilmesi gerektiği ifade edilmişti. Ancak sektör temsilcileri, aradan geçen süreye rağmen başta DHMİ olmak üzere ilgili kurum ve servis sağlayıcılardan bu yönde somut bir uygulamanın henüz sahaya yansımadığını belirtiyor.

Bu durumun, havayolları nezdinde de maliyet indirimi beklentilerini karşılamadığını ve ara dönemde planlanan uçuş artışlarının hayata geçirilmesini zorlaştırdığını ifade eden turizmciler, kapasite artışı konusunda risklerin devam ettiğine dikkat çekiyor.

Ortak reklam ve teşviklerin revizyonu gündemde

Sektör temsilcileri, TGA tarafından ortak reklam kapsamında sağlanan desteklerin, her bir tur operatorunun ek 100 bin turist hedefi için tek başına yeterli olmadığını, servis sağlayıcılar ve havayolları tarafında eş zamanlı maliyet indirimi sağlanmadığı sürece bu hedeflerin tur operatörleri açısından ciddi ticari risk oluşturduğunu vurguluyor.

Bu nedenle, ara döneme yönelik teşvik mekanizmalarının bütüncül bir yaklaşımla yeniden ele alınması gerektiği ifade ediliyor.

Düşük sezon için etkinlik ve konser önerisi

Öte yandan sektör, düşük sezon döneminin cazibesini artırmak amacıyla stadyum ve açık hava konserleri ile büyük ölçekli etkinliklerin, TGA ve AKTOB koordinasyonunda planlanmasının talep yaratma açısından son derece etkili olacağı görüşünde birleşiyor.

Bu tür etkinliklerin ara dönemde takvimli ve sürdürülebilir bir yapı içinde kurgulanmasının, hem uçuş talebini hem de konaklama sürelerini doğrudan destekleyeceği ve sezonun dengeli şekilde uzatılmasına katkı sağlayacağı ifade ediliyor.

2026 için daha net ve iyimser beklenti

Genel değerlendirmelerde, 2025 yılında yaşanan belirsizliklere rağmen 2026 sezonu için daha net ve iyimser bir tablo çiziliyor. Jeopolitik risklerin tamamen ortadan kalkmadığı ancak daha yönetilebilir seviyelere geldiği belirtilirken, erken rezervasyonlardaki güçlü artış ve talep eğilimlerinin bu iyimser beklentiyi desteklediği vurgulanıyor.

Sektör temsilcilerine göre, kamu ve özel sektörün eş zamanlı ve koordineli adımlar atması hâlinde, 2026 yılı Rusya pazarı açısından Türkiye turizmi için daha başarılı, daha dengeli ve daha sürdürülebilir bir sezon olabilir.

{ "vars": { "account": "G-G5X01GEY79" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }