Turizm

Suudi Arabistan ‘Vision 2030’ ile küresel turizm gücü olma yolunda

Suudi Arabistan, 2025’te 122 milyon ziyaretçiye ulaşarak hac ve umrenin ötesinde kültür, doğa ve mega projelerle küresel turizmde iddiasını güçlendirdi.

Abone Ol

Suudi Arabistan, turizmde köklü bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Ülke, uzun yıllar boyunca neredeyse tamamen hac ve umre ziyaretleriyle şekillenen inanç odaklı turizmi geride bırakarak; kültür, doğa, lüks ve mega projelerle çeşitlendirilmiş bir destinasyon olma yolunda ilerliyor. Suudi Arabistan Turizm Bakanlığı’nın 2025 yılına ilişkin açıkladığı verilere göre bu dönüşüm, rakamlara da net biçimde yansımış durumda.

2025 yılında Suudi Arabistan toplamda yaklaşık 122 milyon yerli ve yabancı ziyaretçiye ev sahipliği yaptı. Bu rakamın 29,7 milyonunu uluslararası ziyaretçiler, 86,2 milyonunu ise yurt içi seyahatler oluşturdu. Uluslararası turist sayısı bir önceki yıla göre yüzde 8, iç turizm ise yüzde 5 artış gösterdi. Toplam turizm harcamaları yaklaşık 300 milyar Suudi riyaline (80 milyar ABD doları) ulaşarak yıllık bazda yüzde 6 büyüme kaydetti. Veriler, Vision 2030 stratejisinin turizm ayağının somut sonuçlar üretmeye başladığını ortaya koyuyor.

Suudi Arabistan, 2023 yılında yıllık 100 milyon ziyaretçi hedefini planlanandan yedi yıl önce tutturmuştu. Yeni hedef ise 2030’a kadar yıllık 150 milyon ziyaretçiye ulaşmak. Bu kapsamda uluslararası turist sayısının yaklaşık 70 milyona çıkarılması planlanıyor.

Hac ve umreden çok daha fazlası

Geçmişte Mekke ve Medine’ye yapılan dini ziyaretlerle özdeşleşen Suudi turizmi, artık çok daha geniş bir yelpazede konumlanıyor. Ülke, zengin kültürel mirasını, doğal alanlarını ve sıfırdan inşa edilen projeleri ön plana çıkararak yılın tamamına yayılan bir turizm modeli oluşturmayı hedefliyor.

Bu dönüşümde öne çıkan destinasyonlardan biri AlUla. “Suudi Arabistan’ın Petrası” olarak anılan bölge, Nebati dönemine ait kaya mezarları, Elephant Rock gibi doğal oluşumları ve arkeolojik alanlarıyla kültür ve tarih turizminin vitrini konumunda. Bir diğer amiral proje ise Red Sea Project. 90’dan fazla adayı kapsayan bu proje, çevre duyarlılığı, lüks konaklama ve deniz ekosisteminin korunması odaklı yapısıyla Suudi Arabistan’ı üst segment turizmde konumlandırmayı amaçlıyor.

Altyapı, havacılık ve küresel vitrin

Bu büyümeyi desteklemek için ülke genelinde kapsamlı reformlar ve yatırımlar hayata geçiriliyor. E-vize uygulaması sayesinde Avrupa Birliği dahil birçok ülke vatandaşının Suudi Arabistan’a giriş süreçleri önemli ölçüde kolaylaştırıldı.

Havacılık tarafında ise yeni ulusal havayolu Riyadh Air dikkat çekiyor. İlk ticari yolcu uçuşlarının 2026 başında başlaması planlanan şirketin, 2030 yılına kadar 100’den fazla destinasyona uçması hedefleniyor. Konaklama tarafında ise artan talebi karşılamak amacıyla 2030’a kadar yaklaşık 320 bin yeni otel odasının devreye alınması planlanıyor.

Ülke ayrıca küresel algısını güçlendirmek için büyük spor ve organizasyonlara ev sahipliği yapıyor. 2034 FIFA Dünya Kupası ve NEOM’daki Trojena bölgesinde düzenlenecek 2029 Asya Kış Oyunları, bu stratejinin önemli parçaları arasında yer alıyor.

NEOM ve petrol sonrası vizyon

Tüm bu dönüşümün merkezinde ise NEOM megaprojesi bulunuyor. 2017 yılında duyurulan ve yaklaşık 500 milyar dolarlık yatırımla Kızıldeniz kıyısında hayata geçirilen proje, Suudi Arabistan’ın petrol sonrası dönem vizyonunu simgeliyor. Projenin kalbinde yer alan The Line, 170 kilometre uzunluğunda, otomobilsiz, tamamen yenilenebilir enerjiyle çalışan ve yapay zekâ destekli bir doğrusal şehir olarak tasarlandı. Projenin tamamı hâlen geliştirme aşamasında olsa da Trojena gibi alt projelerde inşaat faaliyetleri hızla devam ediyor.

Zorluklar ve küresel hedef

Suudi Arabistan, turizmi ekonomik çeşitlenmenin ve yumuşak güç stratejisinin temel unsurlarından biri olarak konumlandırıyor. İnsan hakları ve sosyal konulara yönelik eleştiriler devam etse de, son yıllarda hayata geçirilen toplumsal reformlar ülkenin daha açık bir profil çizmesini sağladı.

Genel tabloya bakıldığında Suudi Arabistan’ın, dini hac merkezli bir destinasyondan çıkarak küresel ölçekte çeşitlendirilmiş bir turizm ülkesi olma yolunda ilerlediği görülüyor. Dev yatırımlar, kolaylaşan vizeler ve agresif tanıtım stratejileriyle ülkenin önümüzdeki yıllarda dünya turizm sıralamasında ilk 7, hatta ilk 5 destinasyon arasına girmesi sürpriz olmayacak. Antik miras ile modern projeleri birleştiren Suudi Arabistan, “farklı bir şey arayan” gezginler için artık güçlü bir alternatif olarak öne çıkıyor.

{ "vars": { "account": "G-G5X01GEY79" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }