Rusya Federasyonu’nun Air Anka ve Tailwind’in uçuşlarına izin vermemesi, Rusya ile Türkiye arasındaki turistik taşımacılıkta on binlerce koltuğun devre dışı kalmasına neden oldu. Bu hava yolları ile operasyon planlayan tur operatörleri krizi çözmek için mücadele ederken, Air Anka’ya izin verilmemesinin ardındanki nedenlerden birinin de bu hava yolunun kiraladığı wet-lease uçaklar olduğu belirtiliyor.
Sivil havacılık kaynaklarından edinilen bilgilere göre Air Anka, Rusya uçuşlarında başka bir hava yolundan wet lease yöntemiyle kiraladığı 5 adet Boeing 737-800 tipi uçağı kullanmayı planladı. Ancak Rus makamlarının, Türkiye-Rusya hattında üçüncü bir operatörden wet lease yoluyla temin edilen uçakların kullanılmasına temkinli yaklaştığı ifade ediliyor.
Rus tarafı daha ayrıntılı değerlendirmeler yapıyor
Sektör temsilcilerine göre Rusya Federasyonu Ulaştırma Bakanlığı ile ilgili havacılık otoriteleri, özellikle son yıllarda operasyonel sorumluluk, emniyet denetimi, teknik gözetim, uçuş güvenliği ile sigorta ve hukuki yükümlülükler konularında daha ayrıntılı değerlendirmeler yürütüyor.
Bu çerçevede tartışmanın yalnızca uçuş izni verilmesiyle sınırlı olmadığı, operasyonlarda kullanılacak uçakların hangi operatöre ait olduğu ve Rusya seferlerinin hangi hukuki düzenlemeler kapsamında gerçekleştirileceği konularını da içerdiği ifade ediliyor.
Wet lease modelinde uçakla birlikte kokpit ve kabin ekipleri, bakım hizmetleri ile operasyonel sorumlulukların önemli bölümü kiraya veren şirket tarafından sağlandığına dikkat çeken havacolık uzmanları, “Bu nedenle uçuşlar farklı bir marka altında pazarlansa da operasyonun belirli unsurları kiraya veren hava yolu tarafından yürütülebiliyor. Rus makamları son dönemde ülkeye gerçekleştirilen uçuşlarda operasyonların doğrudan tayin edilmiş taşıyıcı tarafından yapılmasına daha fazla önem veriyor.” yorumunu yapıyor.
Article 83 Bis Süreci Gündemde
Dosyada öne çıkan başlıklardan biri de Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü’nün (ICAO) Article 83 Bis mekanizması olarak gösteriliyor.
Söz konusu mekanizma, uçağın kayıtlı bulunduğu ülke ile uçağı işleten ülke arasında emniyet ve denetim sorumluluklarının resmi olarak paylaşılmasına imkan tanıyor.
Devletler arası mutabakat temelinde yürümesini istiyorlar
Sektör temsilcileri, Türkiye’nin geçmişte çeşitli ülkelerle benzer uygulamalar yürüttüğünü belirtirken, Rus tarafının kendi ülkesine yönelik operasyonlarda bu süreçlerin daha ayrıntılı ve devletler arası mutabakat temelinde yürütülmesini tercih ettiğini aktarıyor.
Bu nedenle yalnızca hava yolu şirketleri arasındaki anlaşmaların yeterli görülmediği, ilgili sivil havacılık otoritelerinin de resmi düzenlemeler ve mutabakatlar çerçevesinde sürece dahil olmasının beklendiği ifade ediliyor.
Kaynaklar, sürecin yalnızca trafik hakları veya slot tahsisleriyle ilgili olmadığını, wet lease uçakların Rusya operasyonlarında kullanılmasına ilişkin düzenleyici ve operasyonel çerçevenin de değerlendirmelerin önemli bir parçasını oluşturduğunu belirtiyor.