Havacılık sektöründe NDC (New Ditribution Capability) ile başlayan dinamik teklif yönetimi modeli, şimdi konaklama sektörüne uyarlanıyor. Havayollarının sabit rezervasyon sınıflarından, koltuk, bagaj ve ek hizmetlerin paketlendiği esnek yapıya geçmesi gibi, oteller de “standart oda” yaklaşımını terk ederek modüler satış modeline yöneliyor.
Sektörde “Composable Stay” olarak tanımlanan bu yeni yapı, misafirin sabit oda kategorileri yerine oda özelliklerini tek tek seçebilmesine dayanıyor. Deniz manzarası ya da junior suite gibi geleneksel segmentasyonun yerini; hızlı Wi-Fi, yoga matı, özel minibar içeriği, garantili sabah güneşi, asansöre yakın konum veya karartma perdeleri gibi spesifik tercihler alıyor.
Bu dönüşüm, yeni nesil rezervasyon teknolojileri sayesinde mümkün hale geliyor. Amadeus bünyesindeki iHotelier gibi sistemler artık yalnızca oda envanteri değil, detaylı özellik verilerini de yönetebiliyor. Misafir, filtre seçmek yerine ihtiyacını tanımlıyor; yapay zekâ ise buna uygun dinamik bir paket oluşturuyor. Bu yapı, havayollarındaki “offer & order” mimarisine benzer bir mantıkla çalışıyor. Nitekim Lufthansa gibi taşıyıcılar da klasik bilet numarası sisteminden sipariş bazlı modele geçişi hızlandırmış durumda.
Uluslararası zincirler uygulamaya başladı
Küresel markalar kişiselleştirilmiş konaklama deneyimini aktif biçimde devreye alıyor:
• Marriott International, Marriott Bonvoy üyelik verilerini kullanarak kişiye özel yükseltme ve yan hizmet teklifleri sunuyor.
• Hilton, dijital oda seçimi ve uygulama üzerinden oda içi kontrol imkânı sağlıyor.
• 2025’te açılan Otonomus, klasik oda kategorilerini tamamen kaldırarak yapay zekâ temelli modüler konfigürasyon sunuyor.
• Virgin Hotels ise mobil uygulamasıyla minibar ve oda içi ayarları misafir tarafından yönetilebilir hale getiriyor.
Standartlaşma en büyük engel
Buna karşın sektör genelinde tam entegrasyon henüz sağlanmış değil. Franchise yapılar, farklı PMS altyapıları ve bağımsız işletmeler arasında veri standardizasyonunun olmaması, havacılıktaki kadar hızlı bir dönüşümü zorlaştırıyor. Ayrıca her otel odasının fiziksel olarak farklı olması, ürünün global ölçekte standartlaştırılmasını güçleştiriyor.
Ancak yön net: Konaklama sektörü sabit oda kategorilerinden, veri odaklı ve dinamik teklif mimarisine geçiyor. “Standard Double Room” kavramı yerini, misafirin her detayı belirleyebildiği esnek bir deneyime bırakıyor.
Önümüzdeki dönemde kişiselleştirilmiş konaklama, doğrudan satış oranlarını artıran ve marjı yükselten temel rekabet unsurlarından biri olmaya aday görünüyor.






