Türkiye Otelciler Birliği’nin (TÜROB) The Marmara Taksim'de düzenlenen geleneksel bilgilendirme toplantısında üyelere seslenen Başkan Müberra Eresin, hem sektörün sıcak gündemini değerlendirdi hem de “Çevresel ve Kültürel Sürdürülebilirlik Programı” adını alan GSTC sertfikasında yapılan kritik değişiklikleri paylaştı.
Küresel jeopolitik gerilimlerin gölgesinde, özellikle son dönemde Orta Doğu’da yaşanan gelişmelerin etkilerinin sektörde hissedildiğini kaydeden Müberra Eresin, sürecin sadece bölgesel değil, küresel ölçekte de ekonomik dengeleri ciddi şekilde etkilediğini belirtti. Eresin, “Turizm sektörü olarak bizler, geçmişte olduğu gibi bugün de krizlere karşı dayanıklılığımızı koruyoruz. Sektörümüz; ekonomiye, istihdama ve kalkınmaya sağladığı katkıyla, cari açığın kapatılmasında lokomotif rolünü sürdürmeye devam edecektir.” dedi.
“Bekle-gör” durumu belirsizliği artırıyor
Enerji fiyatlarındaki hızlı artış, enflasyonist baskılar, döviz kurlarındaki sınırlı hareketlilik ve havayolu arzındaki daralma gibi gelişmelerin turizm sektörü üzerinde ciddi bir baskı oluşturduğunun altını çizen Eresin, “Buna ek olarak rezervasyonlarda gözlemlediğimiz ‘bekle-gör’ eğilimi, önümüzdeki döneme ilişkin belirsizlikleri artırıyor. Bu noktada açıklanan 60 milyar TL’lik Turizm Destek Paketi, sektörümüzün finansal dayanıklılığını güçlendiren önemli bir adımdır.” ifadelerini kullandı.
“Destek mekanizmaları dengeli ve odaklı olmalı”
Ancak destek mekanizmalarının daha hedefli, daha dengeli ve segment bazlı kurgulanmasının sektörün sürdürülebilirliği açısından kritik önemde olduğuna dikkat çeken Eresin, “Özellikle şehir otelleri gibi farklı dinamiklere sahip işletmeler için yalnızca finansmana erişim değil, maliyet yapısını doğrudan dengeleyen, daha adaletli dağılımı sağlayacak çözümler ön plana çıkarılabilmelidir.” diye konuştu.
“Bugün atılan adımlar önümüzdeki 10 yılı şekillendirecek”
Bugün atacağımız adımların yalnızca mevcut süreci yönetmeyeceğini, aynı zamanda Türk turizminin önümüzdeki 10 yılını da şekillendireceğini söyleyen TÜROB Başkanı, “Özellikle istihdamın korunması ve işletmelerimizin finansal açıdan devamlılığını sağlamak üzere Sayın Kültür ve Turizm Bakanımızın liderliğinde bir dizi çalışma yürütüyoruz. Bu düzenlemeleri yalnızca bir destek değil, Türk turizminin rekabet gücünü artıracak bir yatırım olarak görüyoruz.” değerlendirmesini yaptı.
GSTC kriterlerinde önemli değişiklikler
Konaklama sektöründe faaliyet gösteren tüm işletmelerin almakla yükümlü olduğu “Çevresel ve Kültürel Sürdürülebilirlik Programı” adını alan GSTC kriterlerinde birtakım değişiklikler yapıldığını duyuran Eresin, şu bilgileri paylaştı:
“GSTC süreci, bilindiği üzere sektörümüz için zorunlu ve stratejik bir belgelendirme programıdır. Bu süreçte işletmelerimizin karşılaşabileceği aksaklıkların, belgelerinin iptal olması da dâhil olmak üzere ağır idari ve mali yaptırımlara yol açma riski hepimizin bilgisindedir.
Ancak sektörümüzden gelen talepler doğrultusunda, Sayın Bakanımızın tensipleriyle belgelendirme kriterlerinde çok kritik güncellemeler yapılmıştır. Bu kapsamda; diğer bakanlıkların yetki alanına giren ve operasyonel süreçleri zorlaştıran kriterler artık sertifika için zorunlu birer engel teşkil etmeyecektir.
Bir diğer önemli yenilik ise sürdürülebilirliğin sürekliliğini korurken işletme yükünü hafifleten denetim periyodu olmuştur. Yapılan düzenlemeyle belgelerin her yıl yenilenmesi zorunluluğu kaldırılmış, yenileme süresi 3 yıla çıkarılmıştır.
Sektörümüzü zorlayan bu tip taleplerimize anında çözüm yaratarak bürokratik yükleri hafifleten ve sürdürülebilirlik yolculuğumuzu daha verimli kılan Sayın Kültür ve Turizm Bakanımız Mehmet Nuri Ersoy’a sektörümüz adına şükranlarımı sunuyorum.”
“Formula 1 Türkiye’nin küresel marka değerini güçlendirecek”
Formula 1 Türkiye Grand Prix’sinin yeniden İstanbul’a kazandırılması, Türkiye’nin küresel marka değerinin güçlenmesi açısından son derece stratejik bir gelişme olduğunu vurgulayan Müberra Eresin, “Bu önemli gelişme yalnızca kısa vadeli talep yaratmakla kalmayacak; Türkiye’nin uluslararası algısını uzun vadeli olarak şekillendirecek ve küresel ölçekteki marka değerini artıracaktır. TÜROB olarak bu sürecin en güçlü paydaşlarından biri olmaya devam edeceğiz.” dedi.
Tanıtım faaliyetleri devam ediyor
Tanıtım faaliyetlerinin Kültür ve Turizm Bakanlığı öncülüğünde TGA, İTO ve TUGEV iş birliğiyle çok yönlü ve stratejik bir anlayışla sürdürüldüğünü anlatan Eresin, “Bu kapsamda Kazakistan Almatı’da gerçekleştirdiğimiz workshop’un yanı sıra; IBTM Barselona, ILTM Cannes, Fitur Madrid ve ITB Berlin fuarlarında etkin şekilde yer aldık. TGA organizasyonuyla New York’ta düzenlenen B2B çalıştaya katılım sağladık. Önümüzdeki dönemde IMEX Frankfurt başta olmak üzere önemli organizasyonlarda da aktif şekilde yer alacağız. Ayrıca TÜROB olarak desteklediğimiz ve 24–25 Eylül 2026 tarihlerinde gerçekleşecek İstanbul Turizm Fuarı (ITF)’yi de hatırlatmak isterim. ITF’nin sektörde önemli bir buluşma noktası olacağına inanıyor ve sizleri bu platformda yer almaya davet ediyoruz.” dedi.






