Avrupa havacılık sektörü, yükselen yakıt maliyetleri ve Orta Doğu kaynaklı jeopolitik risklerin etkisiyle ciddi bir baskı altına giriyor. Michael O’Leary, mevcut koşulların devam etmesi halinde bazı havayollarının ayakta kalamayabileceğini açık şekilde dile getirdi.

Ryanair CEO’su O’Leary, Hürmüz Boğazı çevresinde yaşanan gerilimin ardından yalnızca Nisan ayında şirketin yakıt maliyetinin 50 milyon dolar arttığını belirtti. Petrol fiyatlarının varil başına 150 dolar seviyesinde kalması durumunda ise bu ek maliyetin önümüzdeki 12 ayda 600 milyon dolara ulaşabileceğini ifade etti.

Yakup Dinler’den Türk Hava Yolları’na Uzakdoğu çağrısı
Yakup Dinler’den Türk Hava Yolları’na Uzakdoğu çağrısı
İçeriği Görüntüle

“Yakıt yoksa uçuş da yok”

O’Leary, sektör açısından en büyük riskin yalnızca fiyat artışı değil, yakıt tedarikinde yaşanabilecek aksaklıklar olduğunun altını çizdi. Yaz sezonuna ilişkin belirsizliğin arttığını belirten O’Leary, “Yakıt gelmezse uçuşlar gerçekleşmez. Bu, yüksek maliyetten daha büyük bir sorundur” değerlendirmesinde bulundu.

Mevcut krizin kısa sürede sona ermesi halinde dahi, yakıt piyasalarının dengelenmesinin 3–4 ay sürebileceği belirtiliyor. Bu durum, 2026 yaz sezonu için kapasite planlamasında ciddi riskler oluşturuyor.

Wizz Air ve airBaltic için ‘iflas’ uyarısı

O’Leary’nin açıklamalarındaki en çarpıcı nokta ise doğrudan verdiği iflas sinyali oldu. Wizz Air ve airBaltic’i açık şekilde işaret eden O’Leary, Avrupa’da iki ya da üç havayolunun 2026 sonuna kadar iflas edebileceğini söyledi.

O’Leary’ye göre yeterli yakıt hedge’i bulunmayan ve maliyet baskısını yönetemeyen taşıyıcılar, özellikle yılın son çeyreğinde nakit rezervlerini hızla tüketecek. Likiditenin kuruması halinde ise operasyonların askıya alınması ve pazardan çekilme ihtimali gündeme gelecek.

Bu senaryo, sektörde kapasite daralmasına yol açarken güçlü bilançoya sahip şirketlerin rekabet avantajını artırabilir.

Wizz Air: “Finansal olarak güçlüyüz”

Wizz Air cephesi ise iflas iddialarını net bir dille reddetti. Wizz AirCEO József Váradi, şirketin önümüzdeki 6 ay için yakıt ihtiyacının %70’ini hedge ettiğini ve zorlu piyasa koşullarında dahi en az 18 ay operasyonlarını sürdürebilecek likiditeye sahip olduğunu açıkladı.

Şirket, uçuş iptali planlamadığını belirtirken, esnek kapasite yönetimiyle değişen piyasa koşullarına hızlı adapte olmayı hedeflediğini vurguladı.

airBaltic için risk daha yüksek

airBaltic tarafında ise daha kırılgan bir tablo öne çıkıyor. Şirketin kredi notu Fitch Ratings ve S&P Global tarafından düşürüldü. Değerlendirmelerde, şirketin finansal esnekliğinin zayıf olduğu ve likidite baskısının arttığına dikkat çekildi.

Analizlere göre, ek sermaye desteği sağlanmadığı takdirde airBaltic’in önümüzdeki 6 ila 12 ay içinde ciddi bir likidite kriziyle karşı karşıya kalabileceği belirtiliyor.

Ryanair Büyüme Hedeflerini Koruyor

Tüm bu risklere rağmen Ryanair, büyüme hedeflerini koruyor. Şirket, 2026 yılında 216 milyon, 2027 yılında ise 222–223 milyon yolcu taşımayı hedefliyor.

O’Leary, kriz öncesinde talebin oldukça güçlü olduğunu ancak jeopolitik gelişmelerin tabloyu kısa sürede değiştirdiğini ifade etti. Şirket finansal beklentilerini revize etmezken, yakıt fiyatlarındaki belirsizliğin kârlılık öngörülerini zorlaştırdığına dikkat çekildi.

W H A T S A P P T E

T E L E G R A M T E