Türkiye, Alman tur operatörleri ve havayolları için artık kolay bir pazar değil. Yüksek maliyetler, daralan kâr marjları ve yoğun fiyat baskısı, tatilcileri Yunanistan ve Mısır gibi alternatiflere yönlendiriyor. Buna karşın Alltours yetkilisi Michael Nickel, şirket açısından tabloya daha temkinli ama güvenli bir perspektiften bakıyor.
Tur operatörleri alternatif destinasyonlara ağırlık veriyor
Pazar lideri TUI, Akdeniz’deki büyümeyi ağırlıklı olarak Yunanistan’da görüyor. Yunanistan, 2026 paket tur rezervasyonlarında şu anda İspanya ve Türkiye’nin önünde, ilk sırada yer alıyor. Türkiye cephesinde ise Dertour, yaz sezonu için agresif fiyatlama eğilimleri tespit etmiş durumda. Coral Travel da tatil portföyünü giderek Yunanistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuzey Afrika ve daha doğudaki destinasyonlara doğru çeşitlendiriyor. Birçok tur operatörünün strateji ekipleri, Türkiye’ye olan bağımlılığı azaltmayı hedefliyor. Mısır için açıklanan büyüme planları da bu açıdan uygun bir zamanlamaya işaret ediyor.
Peki, Almanya kaynak pazarı açısından Türkiye’nin önemi gerçekten ne durumda? fvw|TravelTalk bu soruyu, Almanya’nın önde gelen tur operatörlerinden Alltours’a yöneltti.
Türkiye’de yeni bir fiyat artışı yok
Alltours’a göre Türkiye, 2025 yılında da Alman tatilciler için en önemli destinasyonlardan biri olma özelliğini sürdürüyor. Pandemi sonrasında belirgin maliyet artışlarının yaşandığı bir pazar ortamında Türkiye’nin kayda değer bir istikrar gösterdiğini belirten Alltours Otel Satın Alma Direktörü Michael Nickel, destinasyonun paket tur işinin merkezinde yer almaya devam ettiğini söylüyor. Bunun başlıca nedenleri arasında net biçimde konumlanmış her şey dâhil ürünü ve yüksek hizmet yoğunluğu bulunuyor.
Fiyat artışları yüksek sezonla sınırlı
1 Mart 2025’ten bu yana Alltours’ta 200’ü aşkın destinasyondaki otellerin satın alma ve sözleşme yönetiminden sorumlu olan Nickel, kamuoyunda sıkça tartışılan fiyat gelişmelerini daha dengeli değerlendiriyor. “2025 yılında yalnızca ılımlı fiyat artışları yaşadık” diyen Michael Nickel, söz konusu artışların daha çok yüksek sezona özgü geçici bir durum olduğunu, yapısal bir sorun teşkil etmediğini ifade ediyor. Nickel ayrıca, Alltours’un bu süreçte havayolları, otel ortakları ve yerel acentelerle yeniden müzakereye gittiğini de ifade ediyor.
Fiyatlar sadece Türkiye’de değil her yerde arttı
Nickel’e göre Türkiye etrafındaki fiyat tartışmaları zaten tek başına ele alınmamalı. Pandemi sonrasında Avrupa genelinde bir fiyat artışı sürecinin başladığını hatırlatan Nickel; enerji, personel ve finansman maliyetlerindeki yükselişin yalnızca Türkiye’ye özgü olmadığını vurguluyor. Bu çerçevede Türkiye, diğer Akdeniz destinasyonlarıyla doğrudan karşılaştırıldığında Alman misafirler için hâlâ rekabetçi konumda bulunuyor.
“Ultra her şey dâhil” ayırt edici unsur
Türkiye’nin cazibesinin arkasındaki temel unsurlardan birinin açık ve net bir ürün vaadi olduğuna dikkat çeken Nickel, “Türkiye’deki her şey dâhil ürün, diğer ülkelerle karşılaştırıldığında ultra her şey dâhildir.” diyor. Bu nedenle “her şey dâhil light” tartışmalarını değersiz bulduğunu ifade eden Alltourts direktörü “Alman aileler için öngörülebilir toplam maliyet yapısı, Türkiye lehine en belirleyici argümanlardan biri olmaya devam ediyor.” diyor.
İş hacminin yüzde 80’inin otellerin yüzde 20’sinde yaratıyor
İş hacminin yüksek oranda belli tesislerde yoğunlaştığına da dikkat çeken Nickel, Alltours’un iş hacminin yüzde 80’inin otellerin yüzde 20’sinin oluşturduğuna dikkat çekti. Nickel “Büyük ve profesyonelce yönetilen resort oteller, ölçek ekonomisi sayesinde fiyat-performans dengesini olumlu etkiliyor. Özellikle şirketin sahip olduğu ya da uzun vadeli iş birliği içinde olduğu otellerde sürdürülebilirlik, çocuklara yönelik hizmetler ve vegan mutfak gibi alanlarda daha fazla söz sahibiyiz. Otellerde mülkiyet en üst noktadır.” değerlendirmesini yapıyor.
Yunanistan rakip ama kazanan değil
Yunanistan ile rekabet konusunun tek boyutlu olmadığını, Türkiye’deki fiyat artışlarından Yunanistan’ın faydalandığı yönündeki yaygın görüşe katılmadığını kaydeden Nickel “Yunanistan Türkiye’den faydalanmadığı gibi, tam tersi bir durum da söz konu.. Yunanistan da 2025 yüksek sezonunda Türkiye’ye benzer sorunlar yaşadığı. Ülkenin daha çok yaz destinasyonu olması nedeniyle özellikle klasik tatil aylarında daha fazla baskı altında kaldı.” dedi.
Türkiye ise giderek uzayan sezonuyla avantaj sağlıyor. Daha uzun sezon, kapasite baskısını azaltırken fiyat zirvelerini de dengeleyebiliyor. Bu durum, Alltours gibi tur operatörleri için ürün portföyünü yönetmede önemli bir avantaj sunuyor.
Sürdürülebilirlik ve altyapı gündemde
Fiyat ve ürünün yanı sıra yapısal konuların da giderek daha fazla önem kazandığına dikkat çeken Nickel, altyapı konusunda eleştirel bir duruş sergiliyor. “Türkiye’de altyapının genişletilmesine ihtiyaç var.” diyen Nickel, Mallorca’yı bu alanda olumlu bir örnek olarak gösteriyor ve ulaşım, kentsel gelişim ile genel turizm altyapısına yapılacak yatırımların uzun vadeli rekabet gücü için belirleyici olduğunu vurguluyor.
Fiyat garantisi beklentisi yok
Tüm istikrar çabalarına rağmen beklentilerin gerçekçi olması gerektiğini de hatırlatan Nickel, “Turizmde fiyat garantisi olmaz. Klasik bir paket tur operatörü olarak Alltours güvenilirliğe odaklanıyor ancak gerçekçi olmayan vaatler vermiyor.