Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) tarafından yayımlanan 2026 ücret tarifesi kapsamında, Antalya başta olmak üzere turistik havalimanlarında konma ve konaklama ücretlerine uygulanan yüzde 50 kış/erken sezon indiriminin 31 Mayıs 2026 tarihine kadar uzatılması, sektör tarafından memnuniyetle karşılandı.

Uçak tiplerine göre yayımlanan resmi tablolar incelendiğinde, söz konusu indirimin uçak defterine (MTOW- Maksimum kalkış ağırlığı) göre yüzde 50 oranında uygulandığı görülüyor. Bu uygulamanın, özellikle Mart–Mayıs döneminde planlanan charter ve tarifesiz uçuşların sürdürülebilirliği açısından kritik önemde olduğuna dikkat çekiliyor.
"Yolcu vergileri, terminal hizmetleri ve tedarikçi maliyetleri de düşmeli"
Ancak yalnızca DHMİ ücretlerinde yapılan bu indirimin mevcut piyasa koşullarında tek başına yeterli olmadığına dikkat çekiliyor. Turizm Ekonomi’nin konuştuğu sektör uzmanları; havalimanlarında uygulanan yolcu hizmet bedelleri ve vergilerinin, yer hizmetleri, terminal hizmetleri ve benzeri diğer kamu ve özel tedarikçi maliyetlerinin ve başta milli havayolu olmak üzere tüm havayollarının, bu indirimleri tur operatörlerine ve satış fiyatlarına yansıtmasının zorunlu hale gelmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
TGA'nın vereceği reklam desteği de yeterli bulunmuyor
Turizmciler, bu destek zincirinin sağlanması durumunda 22 Mart – 31 Mayıs 2026 dönemi için 2025 yılına kıyasla yüzde 50 yolcu artışı hedefinin gerçekçi ve ulaşılabilir hale geleceğini ifade ediyor.
Öte yandan Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Tanıtma Genel Müdürlüğü ve Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) tarafından, Mart ayına özel olarak acentelere sınırlı bir ortak reklam bütçesi tahsis edildi. 22 Mayıs’a kadar, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 50 turist artışı sağlanması halinde ek bütçe verileceği ifade ediliyor. Ancak sektör, verilecek bu desteği mevcut talep daralması ve küresel ekonomik koşullar karşısında yeterli bulmuyor.
Daha fazla görünürlük ve satış odaklı kampanya şart
Sektörün beklentisi Mart, Nisan ve Mayıs aylarında Türkiye’ye yönelik talebi doğrudan artıracak ve ona uluslararası pazarlarda daha fazla görünürlük sağlayacak satış odaklı bir kampanyanın gerek TGA’nın kendi inisiyatifi, gerekse tur operatörleriyle ortaklaşa bir şekilde ivedilikle hayata geçirilmesi yönünde.
TGA ve Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda yürütülecek böyle bir kampanyanın yalnızca ülke tanıtımına değil; tur operatörlerinin satış performansına, havayollarının doluluk oranlarına ve erken sezon gelirlerinin korunmasına doğrudan katkı sağlayacağına dikkat çekiliyor.
Sektör Türkiye’nin erken sezonda fiyat, erişilebilirlik ve cazibe avantajının doğru anlatılması; kamu, havayolu ve tur operatörü iş birliğiyle desteklenmesi halinde, 2026 sezonuna güçlü bir başlangıç yapmanın mümkün olduğu konusunda hemfikir.





