Turizm

FUR, Almanya turizm pazarının 2026 görünümünü açıkladı

FUR analizine göre 2025’te küresel ve Almanya çıkışlı seyahat hacmi yüksek seviyede sabitlenirken, 2026 için görünüm olumlu.

Abone Ol

Alman Tatil ve Seyahat Araştırmaları Birliği’nin (FUR) yayımladığı son seyahat analizine göre, tatil amaçlı seyahatlere yönelik talep yüksek seviyede istikrarını koruyor. 2025 yılı için seyahat hacminin büyük ölçüde sabit kalması beklenirken, 2026’ya ilişkin beklentiler de olumlu seyrediyor. Ekonomik belirsizliklere rağmen tatil isteğinin güçlü olduğu, birçok kişinin seyahat planlarını şimdiden yaptığı belirtiliyor.

Uluslararası turizm 2025 yılında büyümesini sürdürdü. FUR, dünya genelinde yaklaşık 1,54 milyar uluslararası varış öngörüyor. Bu rakam, pandemi öncesi 2019 seviyesinin üzerine işaret ediyor. Almanya’da ise konaklama sayısının yaklaşık 496 milyonla 2019 ve 2024 yıllarındaki seviyesini koruması bekleniyor.

Almanların tatil alışkanlıklarındaki istikrar 2025 yılında da devam etti. 5 gün ve üzeri tatile çıkan Alman sayısının 69 milyona ulaştığı düşünülüyor. Buna ek olarak, iki ila dört gün süren kısa tatillerin sayısının 98 milyona ulaşarak bir önceki yıla göre hafif artış göstermesi bekleniyor. Turizm sektörü, ziyaretçi sayıları büyük ölçüde sabit kalırken cirolarda artış bildiriyor.

Kamp turizmi talep görmeye devam ediyor

FUR analizine göre kamp turizmi kalıcı bir trend olmayı sürdürüyor. Ocak–Ekim 2025 döneminde Almanya’daki kamp alanlarında yapılan geceleme sayısı yüzde 4 artarak 44 milyona ulaştı. Bu segmentin pazar payı yaklaşık yüzde 10 seviyesine çıktı. Tatilcilerin yaklaşık yüzde 6’sı konaklama için karavan, motokaravan ya da çadırı tercih ediyor. FUR’a göre potansiyel daha yüksek: Almanların yüzde 10’u önümüzdeki yıllarda karavan tatiline ilgi duyuyor.

Konjonktür endişelerine rağmen güçlü tatil isteği

2026 yılına ilişkin başlangıç koşulları FUR tarafından genel olarak olumlu değerlendiriliyor. Almanların büyük bölümü genel ekonomik gelişmelere temkinli yaklaşsa da, kişisel ekonomik durumlarına bakış daha iyimser. Araştırmaya göre katılımcıların yüzde 24’ü kendi ekonomik durumunda iyileşme, yüzde 30’u ise kötüleşme bekliyor.

Seyahat davranışını belirleyen zaman, bütçe ve tatil isteği unsurları güçlü kalmayı sürdürüyor. Katılımcıların yüzde 59’u tatile çıkma isteğinin yüksek olduğunu belirtirken, yüzde 69’u yeterli zamana, yüzde 60’ı ise yeterli maddi imkâna sahip olduğunu ifade ediyor. Nüfusun yüzde 67’si 2026 için en az bir tatil planlıyor. Ancak kararsızlar grubunun da büyüdüğüne dikkat çekiliyor.

Tatil harcamaları, gıda ve sağlık giderlerinin ardından tüketimde üçüncü sırada yer alıyor. Konut, eğlence ve giyim harcamalarının önüne geçen tatil giderlerinde, daha yüksek harcama yapma isteği de artıyor. Almanların yüzde 22’si tatilde bilinçli olarak daha lüks tercihler yapmak istediğini belirtiyor. Bu oran, on yıl öncesine kıyasla belirgin şekilde daha yüksek. Bu eğilim, üst segment ürünler ve kruvaziyer turizmi gibi alanların büyümesine işaret ediyor.

Yeni destinasyonlar ve değişen rezervasyon alışkanlıkları

Araştırma, seyahatseverlerin yeni destinasyonlara açık olduğunu da ortaya koyuyor. Katılımcıların yüzde 48’i 2026’da daha önce gitmediği bir ülke ya da bölgeyi ziyaret etmeyi planlıyor. FUR, tüketicileri “esnek, deneyimli ve çok seçenekli” olarak tanımlıyor.

Bilgi edinme ve rezervasyon süreçlerinde de değişim dikkat çekiyor. İnternet portalları yüzde 28 payla seyahat acentelerinin önüne geçerken, oteller, havayolları ve tur operatörleri üzerinden yapılan doğrudan rezervasyonların payı artıyor. Seyahat planlamasında yapay zekâ kullanımına ise genel olarak olumlu bakılıyor.

FUR’un bilimsel danışmanı Martin Lohmann’a göre 2026 yılı için genel görünüm olumlu. Seyahat hacminin yüksek seviyede dengelenmesi beklenirken, krizler ve belirsizliklerin planlamada temkinliliğe yol açsa da tatil seyahatleri için temel bir engel oluşturmadığı vurgulanıyor.

{ "vars": { "account": "G-G5X01GEY79" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }