Turizm

Erkan Yağcı: Çok vahim bir tablo varmış gibi davranmamalıyız

TÜROFED Başkanı Erkan Yağcı, turizmde elde edilen kazanımları kaybetmemek için soğukkanlı olunması gerektiğini vurguladı.

Abone Ol

ABD ve İsrail’in İran’a saldırmasıyla başlayan savaşta neredeyse bir ay geride kalırken, savaşın sektör üzerindeki etkileri de giderek daha fazla hissediliyor. Avrupa’dan Türkiye’ye dönük talep “bekle-gör” pozisyonuna geçerken, savaşın uzadığı her gün sektörün hanesine eksi olarak yazılıyor. Turizmciler ise soğukkanlı kalınması ve elde edilen kazanımların korunması gerektiğine dikkat çekiyor.

“Bu risk hep masadaydı”

Bu yıl iyi bir sezon beklentisiyle yola çıktıklarını belirten Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Başkanı Erkan Yağcı, sektörün bir anda kendini savaşın içinde bulduğunu kaydetti. Yağcı, “Açıkçası bu durumu 12 Gün Savaşı’ndan beri konuşuyor, tartışıyorduk. Savaşın yaklaştığını biliyorduk ama dillendirmiyorduk. 2026 turizm sezonu öncesi yaptığımız her sektör toplantısında bu risk hep masadaydı.” diye konuştu.

“Her krizden sonra ‘bekle gör’ süreci başlıyor”

Şu anki süreçte olumlu ya da olumsuz net bir senaryo çizmenin zor olduğunu ifade eden Yağcı, sürecin sektöre etkilerinin kurulacak stratejilerle şekilleneceğini belirtti. Son yıllarda yaşanan tüm krizlerde turizmde “bekle-gör” sürecinin başladığını gördüklerini ifade eden Yağcı, kriz ortamında yapılan en büyük hatanın panik olduğunu vurguladı.

“Kazanımlarımızı kaybetmemek için soğukkanlı olmalıyız”

Hürriyet’ten Salim Uzun’a değerlendirmelerde bulunan Yağcı, “2018 yılından beri yüksek gelir grubunu hedefleyen, verdiği hizmetin karşılığını alan bir destinasyon haline geldik. Bu nedenle kazanımlarımızı bir anda yok edecek, sektörü 8 yıl öncesindeki hatalara götürecek bir sürece girmemek için soğukkanlı olmalıyız.” dedi.

Yağcı, şu noktaların altını çizdi:

“Toplantılarımızı yapıp planlarımızı hazırladık”

“Şu an iyi, orta ve kötü senaryoları analiz edip, özel sektör ve kamunun nasıl hareket etmesi gerektiğini planlıyoruz. Toplantılar yaptık, hazırlık planlarını oluşturduk. Yurt dışındaki paydaşlarımızla da yakın ilişki içindeyiz. Süreci en az hasarla atlatmaya çalışacağız. Bunun için yetişmiş insan kaynağımız ve deneyimimiz var.”

“Türkiye dengeli gidiyor”

“Savaşın nasıl evrileceğini şu an için bilmiyoruz. Ancak olumsuzluk üzerine gelecek şekillendirilmez. Rusya-Ukrayna savaşında Türkiye’nin aldığı pozisyon çok dengeliydi. Şu an yine dengeli bir politika izleniyor. Böyle süreçlerde iletişim kanallarının açık olması gerekir. Kültür ve Turizm Bakanımız Mehmet Nuri Ersoy ile gelişmeleri anlık değerlendirdiğimiz özel bir ağımız var.”

“Pasta yeterince büyük”

“Türkiye turizmcileri olarak hiçbir dönem başka bir ülkenin sıkıntısını kendimize avantaj olarak gören bir strateji benimsemedik. Hep şöyle düşündük: Turizm pastası yeterince büyük, her ülke hak ettiği payı kendi yetenekleri ve kapasitesi çerçevesinde alacaktır.”

“Ne yapacağımızı biliyoruz”

“Panik ve ardından fiyatlama konusunda yapılacak hatalar kazanımlarımızı kaybettirir ve bunun maliyeti sektöre çok ağır olur. Kısa dönemli kazanç, uzun dönemli kayıp yaratır. Belki mayıs ayı sonunda bu savaş bitecek ya da bitmeyecek; öngörüde bulunmak çok zor. Ancak olumsuz bir durum olsa bile ne yapacağımızı biliyoruz ve bu süreci yönetme kapasitesine sahibiz.”

“Pandemiden daha vahim değil”

“Bir krizin ortaya çıkması rezervasyonları bir anda donduruyor ya da iptallere neden oluyor. Ancak en ufak bir olumlu gelişmede aynı hızla rezervasyonlar geri dönüyor, iptaller duruyor. Bunu birçok kez deneyimledik. Temkinli iyimserliğimizi koruyoruz ve her şeye hazırlıklıyız. Şu an yaşadığımız durum pandemiden daha vahim değil.”

“Çok vahim bir tablo varmış gibi davranmak doğru değil”

“Hatırlayın, pandemide 3-4 ay işletmeleri kapattık. Ardından da işletmelerin ancak yüzde 50’sini açabildik. Tüm dünyanın hava sahasının kapandığı bir süreci yaşadık. Bu nedenle şu an için kontrol edemeyeceğimiz çok vahim bir tablo varmış gibi davranmak doğru değil.”

“En kötü senaryoda bile en az etkilenecek ülke Türkiye”

“Bu süreçte iletişim ve algı yönetimi çok önemli. TGA bu alana yoğunlaşmış durumda. Yurt dışı paydaşlarımızla iletişimimiz arttı. Tur operatörü temsilcilerinin ziyaretleri sıklaştı. İngiltere geldi, Almanya da gelecek. Temsilciler pazarı anlatıyor, tatilcinin verdiği tepkiyi analiz ediyor. Tanıtım, halkla ilişkiler ve kampanya süreçlerini birlikte değerlendiriyoruz. En kötü senaryoda bile en az etkilenecek ülke Türkiye. Çünkü Türkiye’nin bilgi birikimi, yıllardır kurduğu uluslararası iş birlikleri ve kamu-özel sektör dayanışması var.”

{ "vars": { "account": "G-G5X01GEY79" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }