Fuarın açılış konuşmasını yapan EMITT Fuar Direktörü Banu Keskin, fuar hazırlıklarına 6 ay önce başladıklarını belirtti. 6 Şubat’ın deprem felaketinin 3’üncü yıl dönümü olduğunu kaydeden Keskin, fuara katılan deprem illerinin birleştirici gücüne dikkat çekti.
Bu yıl fuarı İstanbul Fuar Merkezi’ne taşıdıklarını kaydeden Keskin, ulaşılabilir ve ticari verimliliği yüksek bir platform oluşturmak amacıyla bu değişikliği yaptıklarını ifade etti. EMITT’in 30’uncu buluşmasının yine İFM’de gerçekleşeceğini belirten Keskin, tüm katılımcılara teşekkür etti.
Bahadır Yaşık: Üç büyük kongreyi İstanbul’a getirdik
İTO Yönetim Kurulu Üyesi Bahadır Yaşık ise konuşmasında İstanbul’un kongre turizminde yükseliş sürecinde olduğunu ve 2025 itibarıyla dünya genelinde 15’inci sıraya yükseleceğini söyledi. Fuarların İstanbul için önemli olduğunu ve 2026’ya umutla baktıklarını belirten Yaşık, “Pek çok kongre geliyor ama 3 bin kişi ve üzeri katılımcılı üç kongreyi İstanbul’da ağırlayacağız. Kongrelerden 90 milyon euro gelir elde edeceğiz.” dedi.
İstanbul’un dünyanın en güvenli şehirlerinden biri olduğunu ancak buna rağmen hâlâ İstanbul’un güvenli bir şehir olduğunu anlatmak zorunda kaldıklarını belirten Yaşık, ayrıca İstanbul Fuar Merkezi’ne 40 bin metrekare ek alan yapılacağını ve merkezin dünyanın en büyük kongre merkezlerinden biri hâline geleceğini söyledi.
Erkan Yağcı: Turizmde rekabetin daha da arttığı bir döneme girdik
TÜROFED Başkanı Erkan Yağcı ise Türkiye’nin 2025’i 65 milyar dolar turizm geliri ve 64 milyon turist sayısıyla kapattığını, dünyanın en fazla turist ağırlayan 4’üncü ülkesi olduğunu belirtti.
Türkiye’de konaklama sektörünün şekillendirdiği bir turizm sektörü olduğunu belirten Yağcı, stratejik sektör ilan edilen turizm için canla başla çalıştıklarını ifade etti.
Fuarlarla dijitalleşme arasında ters orantı olduğu düşünülse de fuarların turizm sektörünü şekillendirmeye devam ettiğini belirten Yağcı, stratejik partneri oldukları EMITT’in gelişimi için çaba sarf ettiklerini söyledi. Fuarın, nitelikli ilişkilerin oluşacağı yeni bir sürece girdiğini ifade eden Yağcı, şunları söyledi:
“Sadece Türkiye’de değil, dünyada da turizm sektörü büyüyor. Rekabetin daha da arttığı bir döneme girdik. Çünkü tam rekabet ortamının oluştuğu bir süreçten geçiyoruz. Stratejik bir sektör olan turizmin önünün açılması, onu sekteye uğratacak adımların atılmaması gerektiğini düşünüyorum. Cari açığın kapatılmasında öncü rol oynuyor.
İkinci olarak, genç istihdamını en fazla sağlayan sektör de turizm. Bu nedenle turizm sektörünü pamuklara sarıp korumamız ve sürdürülebilirliğini sağlamamız gerekiyor. Bu şekilde sektörün ekonomik ve sosyal anlamda sürdürülebilirliği sağlanabilir.
Türkiye’nin potansiyeli çok daha fazla. Bizim hayalimiz 100 milyar dolar turizm gelirine ulaşmak. O noktaya hepimiz “mış gibi” yapmadan çalışmalıyız.”
Davut Günaydın: Vize acentelerine de dava açacağız
TÜRSAB Başkan Yardımcısı Davut Günaydın ise adil rekabet ortamı yaratmak amacıyla uluslararası online seyahat platformlarına dava açtıklarını söyledi. Günaydın, “O 10 OTA’ya sesleniyorum; gelin Türkiye’de acente kurun ve bizimle rekabet edin. Biz rekabetten korkmayız. Erişim engeli için açtığımız davalara destek veren başkanlarımız var, onlara teşekkür ediyorum. Yenilik denince akla TÜRSAB gelmeli. Gelsin bizimle rekabet etsinler.” dedi.
Seyahat acentelerinin vize, yol güzergâhı ve yeşil pasaport sorunları olduğunu belirten Günaydın, rekabete aykırı hareket eden, seyahat acentelerini ve vatandaşları mağdur eden vize acenteleriyle ilgili de yasal süreç başlatacaklarını söyledi.
Günaydın ayrıca, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Meclisi’nde kabul edilen karar doğrultusunda, turizm taşıma araçlarına verilen “yol güzergâh belgesi” ücretinin 614 liradan 10 bin liraya çıkarılması konusunda da yasal süreç başlattıklarını ifade etti.
Bilal Ekşi: Dijitalleşmede önceliğimiz kişiselleştirme
THY Genel Müdürü Bilal Ekşi ise “6 kıtada 132 ülkeyi İstanbul üzerinden birbirine bağlıyoruz. Bu, bize çok önemli iş imkânları sağlıyor. Bugün 520 uçağı aşan bir filomuz var. Dünyanın dört bir köşesinden İstanbul’a gelmek hiç olmadığı kadar kolay. Misafirlerin uçuşunu, Türkiye ile bir bağ kurma süreci olarak görüyoruz. Türkiye’nin eşsiz dokusunu yurt dışında anlatıyor, insanları Türkiye’ye davet ediyoruz. Dijitalleşmede ise kişiselleştirilmiş hizmete odaklanıyoruz. Turizmin tüm paydaşları turist deneyiminin bir parçası. Türkiye’den ayrılan insanlar buradaki memnuniyetlerini yanlarında götürüyor.” dedi.
Sinan Seha Türkseven: 2028 hedefimiz 68 milyar dolar turizm geliri
TGA Genel Müdürü Sinan Seha Türkseven ise şunları söyledi:
"Turizm stratejimiz doğrultusunda atılan doğru adımlar sayesinde türkiye turizmini dünyada 4’ücü sıraya taşıdık. 2025 yılında 65 milyar dolar gelir hedefiniz tüm krizlere rağmen başardık. Aynı zamanda 64 milyon turiste de ulaştık. Bu başarı turizm değer zincirindeki tüm bileşenlerin başarısı. Michelin seçkisinin Türkiye’ye getirildi ve Türkiye’ya yayıldı. 18 Bine yakın turizm tesis sürdürülebilir turizm belgeli almış durumda. 2030 yılında tamamlanması zorunlu olan bu programın üç aşamasını tamamlayan tesis sayısı 2 bini aşmış durumda. Bu konuda örnek alınan ülke konumuna yükseldik. Sayın Bakanımızın açıkladığı 68 milyar dolar turizm gelirine ulaşmak için de var gücümüzle çalışıyoruz."