İsrail ve ABD'nin İran'a dönük saldırılarının ardından oluşan jeopolitik kriz, Türkiye turizminde özellikle doğu ve sınır bölgelerinde sert bir daralmaya yol açtı. Sektör temsilcileri, son haftalarda rezervasyonların durduğunu ve iptallerin hız kazandığını bildirirken, etkinin yalnızca İran pazarıyla sınırlı kalmadığına dikkat çekiyor.
İran turizm pazarında keskin düşüş
Türkiye’nin Akdeniz kıyıları uzun yıllardır uluslararası turistlerin en yoğun ilgi gösterdiği bölgeler arasında yer alırken, son dönemde Doğu Anadolu da alternatif turizm türlerinde önemli bir ivme kazanmıştı. Ancak mevcut kriz, özellikle bu yeni gelişen destinasyonları doğrudan etkiledi.
Krizin en somut etkisi, İran pazarında yaşandı. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre yılda ortalama 3,3 milyon İranlı turistin geldiği Türkiye’de, özellikle Nevruz döneminde sınır şehirlerinde yoğunluk oluşuyordu. Ancak bu yıl, normalde otellerin dolduğu bu dönemde ciddi bir boşluk yaşandığı ve İranlı ziyaretçi sayısının keskin şekilde düştüğü belirtiliyor.
“Son haftalarca sadece iptal ve iadelerle uğraşıyoruz”
Ayaniz Tour Pazarlama Müdürü Onur Tunçdemir, İran ve Irak pazarına yönelik çalışan şirketlerde faaliyetlerin neredeyse tamamen durduğunu belirterek, “Son haftalarda neredeyse sadece iptal ve depozito iadeleriyle ilgileniyoruz” dedi. Tunçdemir, savaşın sınır bölgelerindeki yerel ekonomiyi de doğrudan etkilediğini vurguladı.
Almanya merkezli haber portalı DW’ye konuşan sektör temsilcileri, İran’daki iç karışıklıkların zaten 2025 sonu ve 2026 başında talebi zayıflattığını, ancak 28 Şubat itibarıyla başlayan süreçle birlikte turizm hareketliliğinin tamamen durma noktasına geldiğini ifade ediyor. Bu yıl Ramazan Bayramı ile Nevruz’un aynı döneme denk gelmesi nedeniyle normalde yüksek olması beklenen talep de gerçekleşmedi.
Kavaloğlu: İngiltere yavaşlıyor, Almanya ve Rusya stabil
Buna karşın Türkiye’nin ana turizm merkezlerinde daha sınırlı bir etki gözlendiği ileri sürülüyor. Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Kaan Kavaloğlu, İstanbul, Antalya ve Bodrum gibi destinasyonlarda güvenlik sorunu bulunmadığını ve iptallerin henüz büyük çaplı olmadığını belirtti. Ancak özellikle İngiltere pazarında rezervasyonlarda bir yavaşlama olduğuna dikkat çeken Kavaloğlu, buna karşılık Rusya ve Almanya pazarlarının görece stabil kaldığını ifade ediyor.
Ortadoğu turizminde yüzde 11-27 daralma beklentisi
Uluslararası analizler de riskin bölgesel etkilerine işaret ediyor. Oxford Economics, İran merkezli krizin Orta Doğu’ya yönelik turist girişlerini 2026’da yıllık bazda yüzde 11 ila 27 arasında azaltabileceğini öngörüyor. Körfez bölgesindeki büyük havalimanlarının küresel uçuşların yaklaşık yüzde 14’ünü oluşturması ise krizin yalnızca bölgesel değil, küresel ölçekte zincirleme etkiler yaratabileceğine işaret ediyor.
Öte yandan sektör temsilcileri Türkiye’nin krizlere karşı dayanıklılığına vurgu yapıyor. Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği (ETİK) Başkanı Mehmet İşler, pandemiden Ukrayna savaşına kadar birçok krizden geçen sektörün bu süreçleri yönetme konusunda deneyim kazandığını belirterek, riskli bölgelerden talebin yeniden “güvenli” Akdeniz destinasyonlarına kayabileceğini ifade etti.
Sektöre göre önümüzdeki 4 ila 6 haftalık dönem kritik olacak. Kısa vadede özellikle doğu bölgelerinde kayıpların artması beklenirken, orta vadede talebin yeniden yön değiştirerek Türkiye’nin ana turizm merkezlerine kayma ihtimali güçlü bir senaryo olarak öne çıkıyor.