Beyaz evleri, mavi kubbeli kiliseleri ve kaldera manzaralı gün batımlarıyla dünyanın en ikonik destinasyonlarından biri olan Yunanistan’ın Santorini adasının, aşırı turizmin yarattığı ağır bir krizle karşı karşıya olduğu belirtiliyor. Yunan adası için “Yıllardır pazarlanan “kusursuz tatil cenneti” imajının ardında, kalabalıklar, çevre kirliliği, plansız yapılaşma ve çöken altyapıyla mücadele ediyor.” değerlendirmesi yapılıyor.
600 metrelik yolu yürümek 45 dakika sürüyor
Yaklaşık 15 bin 500 kalıcı nüfusa sahip Santorini, 2023 yılında 3,4 milyon turisti ağırladı. Bu rakam, on yıl öncesine kıyasla neredeyse iki kat artış anlamına geliyor. Ada genelinde kişi başına düşen turist sayısı 100’ü aşarken, Oia ve Fira gibi merkezlerde yoğun saatlerde dar sokaklarda binlerce kişi aynı anda hareket etmeye çalışıyor. Yüksek sezonda 600 metrelik bir mesafenin yürünmesi 40–45 dakikayı bulabiliyor.
Kruvaziyerler 1,3 milyon yolcu geldi
Krizin önemli kaynaklarından biri de kruvaziyer turizmi. 2023 ve 2024 yıllarında Santorini’ye yaklaşık 800 kruvaziyer gemisiyle 1,3 milyon yolcu geldi. Günlük ziyaretçi sayısının bazı günlerde 17 bine ulaşması, limanlar, yollar ve yaya alanları üzerinde ciddi baskı oluşturdu. Kısa süreli bu ziyaretler, ada ekonomisine sınırlı katkı sağlarken çevresel ve sosyal maliyeti artırdı.
Adanın yüzde 15-20’si inşaatlarla kaplı
Turizm gelirleri yıllık yaklaşık 1 milyar avroya ulaşsa da bu kazanç ada halkına eşit şekilde yansımıyor. Son yıllarda hızlı ve kontrolsüz şekilde artan inşaat faaliyetleri, adanın yüzde 15–20’sini kaplamış durumda. Yunanistan’daki diğer adalarda bu oran ortalama yüzde 1 seviyesinde. Kısa dönem kiralamalar ve kaçak yapılaşma konut fiyatlarını yükseltirken, yerel halk ve sezonluk çalışanlar adada barınamaz hâle geldi.
Kaynaklar yetmiyor, alt yapı zorlanıyor
Altyapı ise artan talebe cevap veremiyor. Su tüketimi birkaç yıl içinde iki katına çıktı, arıtma ve deniz suyundan tatlı su elde eden tesisler planlanan kapasite sınırlarına erken ulaştı. Elektrik talebi 2019’da 32 megavat iken 2023’te 59 megavatın üzerine çıktı. Atık yönetimi de ciddi bir sorun olmaya devam ediyor; kaçak vahşi depolama alanlarının çevreyi kirlettiği belirtiliyor.
Depremlerle sarsıldı
2025’in başında yaşanan sismik hareketlilik, Santorini için bir dönüm noktası oldu. Ocak–Mart ayları arasında 23 bin ila 30 bin arasında deprem kaydedildi, en şiddetlisi 5,3 büyüklüğüne ulaştı. Bilim insanları bu hareketliliği, Santorini kalderası ile Kolumbo su altı volkanı arasındaki magma hareketleriyle ilişkilendirdi. Okullar kapatıldı, feribot seferleri durduruldu, bazı ada sakinleri geçici olarak tahliye edildi. Bu gelişmeler, 1956’daki yıkıcı deprem ve tsunamiyi yeniden hatırlattı.
Depremler turizmi de doğrudan etkiledi. Mart 2025’te otel rezervasyonları yüzde 23, uçuş rezervasyonları yüzde 9 geriledi. Takip eden aylarda toplam ziyaretçi sayısında yaklaşık yüzde 30 düşüş yaşandı. Oteller talebi canlandırmak için fiyatları yüzde 20–23 oranında indirdi.
Kruvaziyer yolcularına ek vergi ve sayı sınırlaması
Yetkililer baskıyı azaltmak için bazı önlemler aldı. 2025 itibarıyla Santorini ve Mykonos’ta kruvaziyer yolcularına yüksek sezonda kişi başı 20 avroluk vergi getirildi. Günlük kruvaziyer yolcu sayısı 8 binle sınırlandırıldı. Santorini Belediye Başkanı Nikos Zorzos, adanın “doygun bölge” ilan edilmesini ve kontrolsüz yapılaşmanın tamamen durdurulmasını savunuyor. Ancak kapsamlı bir inşaat moratoryumu henüz hayata geçirilmiş değil.
Adanın cazibesi kalıcı olarak zedelenebilir
Uzmanlar, Santorini’nin geleceği için daha sıkı düzenlemeler, kısa dönem kiralamalara standartlar getirilmesi ve çevresel kapasiteye dayalı ziyaretçi yönetimi çağrısı yapıyor. Aksi hâlde aşırı kullanımın, adanın cazibesini kalıcı biçimde zedeleyebileceği uyarısında bulunuluyor. Bugün Santorini, hâlâ bir cennet olarak anılsa da, aşırı turizmin sınırlarında tehlikeli bir denge üzerinde duruyor.