Hava Yolları

Carsten Spohr: Lufthansa 40 uçağı yere indirebilir

Artan yakıt maliyetleri ve arz riski nedeniyle Lufthansa, kapasiteyi %5’e kadar azaltabilecek iki aşamalı kriz planı hazırladı.

Abone Ol

ABD ve İsrail’in başlattığı İran savaşı sonrası ilk etapta mahsur kalan yolcular, özel dönüş uçuşları ve Körfez bağlantılarının askıya alınması gündemdeydi. Ancak bir ay içinde tablo değişti.

Artık iki katına çıkan jet yakıtı maliyetleri, yükselen bilet fiyatları ve buna bağlı düşen rezervasyonlar havayollarını zorluyor. Ayrıca yakıtın sadece pahalı değil, bazı bölgelerde sınırlı olabileceği endişesi de öne çıkıyor.

Lufthansa iki aşamalı kriz planı hazırladı

Lufthansa yönetimi bu gelişmeler üzerine iki aşamalı kriz paketi hazırladı.

İlk aşamada 20 uçağın operasyon dışı bırakılması planlanıyor. Bu, grubun toplam kapasitesinin yaklaşık %2,5’ine karşılık geliyor. Alman gazetesi FAZ’a konuşan Lufthansa CEO’su Carsten Spohr, bu adımın kış sezonunu atlatmak için yeterli olmasını umduklarını belirtti.

Gerekirse ikinci aşamada kapasite yüzde 5’e kadar düşürülebilir ve yaklaşık 40 uçak yere indirilebilir.

Küresel ölçekte benzer adımlar

ABD’de United Airlines halihazırda kapasite kesintilerine başladı. Güney Kore’de ise Korean Air dahil olmak üzere büyük taşıyıcılar artan maliyetleri dengelemek için “acil durum modu”na geçti.

Yakıt fiyatı bir ayda ikiye katlandı

Uluslararası Hava Taşımacıları Birliği (IATA) verilerine göre jet yakıtı fiyatları yıllık bazda yüzde 116 artarken, Şubat-Mart 2026 döneminde iki katına çıktı. Bu artış, havayollarının maliyetlerini hızla yukarı çekerken talep tarafında da baskı yaratıyor.

Hedge stratejisi sınırlı koruma sağlıyor

Lufthansa, 2026 yılı yakıt ihtiyacının yüzde 80’inden fazlasını hedge etmiş durumda. Ayrıca 2027 için de yaklaşık yüzde 40 oranında koruma sağlandı. Ancak Spohr’a göre bu durum tam bir güvence değil. Şubat ayında 1,4 milyar euroya mal olan yakıtın bugün yaklaşık iki katına çıkması, hedge edilmeyen kısmın maliyetini ciddi şekilde artırıyor.

Asya’da ilk arz sinyalleri

Yakıt arzına ilişkin riskler özellikle Asya’da hissedilmeye başladı. Bazı havalimanları ek uçuşları kabul etmezken, yakıt ikmali kısıtlamaları gündeme geliyor. Spohr, “Kıtlık yaşanacaksa önce Avrupa dışında görülür” diyerek riskin coğrafi dağılımına dikkat çekti.

Havayolları fiyat artırıyor, uçuşları azaltıyor

Kriz küresel ölçekte farklı tepkilere yol açtı. Japon taşıyıcılar Avrupa hatlarında yakıt ek ücretlerini neredeyse iki katına çıkardı, Thai Airways bilet fiyatlarını yüzde 15’e kadar artırdı, Bangkok Airways artışı yüzde 20’ye çıkardı; Vietnam, Malezya ve Filipinler’de bazı havayolları uçuşlarını azalttı Çin’de ise devlet destekli havayolları, artan maliyetler ve zayıflayan talep nedeniyle baskı altında.

Tedarik zinciri ve jeopolitik riskler

Çin’in jet yakıtı ihracatını kısıtlaması küresel arz endişelerini artırdı. Özellikle Çin’den yüksek oranda yakıt tedarik eden ülkeler için risk büyüyor. Asya ve Okyanusya’da yakıt fiyatlarının dünya ortalamasının 2,4 katına çıkması, bölgesel dengesizliklerin derinleştiğini gösteriyor.

Operasyonel planlama zorlaşıyor

Lufthansa, uzun menzilli uçuşlarda sadece varış noktasında yakıt bulunabilirliğini değil, gerekirse alternatif yakıt ikmal noktalarını da değerlendiriyor.

Şirket, Körfez hattındaki uçuşların azalmasıyla Asya’ya alternatif rotalar planlarken, Hindistan gibi pazarlarda ek uçuş izinleri aldı.

Hükümetler iç pazarı korumaya yöneliyor

Bazı ülkeler iç yakıt arzını güvence altına almak için önlemler alıyor. Çin ihracatı kısıtlarken, Güney Kore ihracatı azaltıyor. Japonya’da ise yabancı havayollarına yakıt kısıtlamaları uygulanabildiği belirtiliyor.

Singapur ise sürdürülebilir yakıt için planlanan çevre vergisini erteleyerek sektöre kısa vadeli rahatlama sağlamayı tercih etti.

{ "vars": { "account": "G-G5X01GEY79" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }