Kısa süre önce Murat Tomruk’tan boşalan Divan Hotels CEO’luğu koltuğuna Alper Önder, üç yeni otel açmayı planladıklarını açıkladı. Tourism Investment Forum (TIF) kapsamında moderatörlüğünü Paloma Hotels Yönetim Kurulu Başkanı Ece Tonbul üstlendiği “Türkiye’nin Yerli Otel Markaları: Trendler, Zorluklar ve Fırsatlar” başlıklı panelde konuşan Önder, hem grubun çalışmalarına hem de ülke turizm sektörüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Türkiye’de turizm işletme belgeli tesislerdeki toplam yatak kapasitesinin yaklaşık yüzde 85’inin küçük ve yerel markalardan oluştuğunu kaydeden Alper Önder, belediye işletme belgelerinin de eklenmesiyle bu oranın yüzde 90 seviyelerine ulaştığını ifade etti. Önder, bu tablonun, yerli markaların sayısal olarak olduğu kadar stratejik olarak da önemli bir ağırlık taşıdığını vurguladı.
Yeni Normal: Belirsizliği yönetebilenler öne çıkıyor
Küresel turizmde “yeni normal”in belirsizliği yönetme üzerine kurulduğunu belirten Önder, pandemi sonrası dönemde dünya genelinde öngörülemeyen koşulların kalıcı hale geldiğini söyledi. Bu ortamda çeviklik ve hızlı adaptasyon yeteneğinin kritik bir avantaj haline geldiğini dile getiren Önder “Yerel Türk markaları sürat teknesi, büyük uluslararası zincirler ise tanker gibidir. Global zincirlerin karar alma ve manevra süreçleri uzun prosedürlere bağlı iken, yerel markalar talep dalgalanmalarına ve fiyatlama değişimlerine çok daha hızlı yanıt verebiliyor. Buna karşın, yerel markalar olumsuz piyasa koşullarında daha fazla savrulma riski taşıyor.” dedi.
Kültürel uyum ve misafirle yakın ilişki avantaj sağlıyor
Yerel markaların bir diğer önemli avantajının Türkiye’nin ekonomik ve kültürel dinamiklerine daha uyumlu olmaları olduğunu kaydeden Önder, bu durumun misafir beklentilerini daha doğru okuyabilme ve misafir sadakatini daha güçlü şekilde yönetebilme imkânı sunduğunu söyledi. Önder, özellikle kişiselleştirilmiş deneyimlerin öne çıktığı yeni dönemde bu uyumun kritik hale geldiğini vurguladı.
Üç yeni otel projesi
Misafir beklentilerinin giderek daha fazla kişiselleştirilmiş deneyimlere yöneldiğini belirten Alper Önder, Divan Grubu’nun stratejisinde misafirin merkeze alındığını ifade etti. Divan markasının yalnızca otellerle sınırlı olmadığını kaydeden Önder; restoran, pastane, çikolata, catering ve venue yönetimi gibi birçok alt segmentte faaliyet gösterdiğini hatırlattı.
Önümüzdeki dönemde büyüme odağının öncelikli olarak oteller olacağını açıklayan Önder, şehir ve resort konseptlerinde üç yeni otelin açılmasının planlandığını, bu yatırımların franchise değil, doğrudan Divan yatırımı olacağını söyledi. Ayrıca yurtiçi ve yurtdışında yeni fırsatlara yönelik iş geliştirme çalışmalarının sürdüğünü belirtti.
Türkiye turizminde asıl hedef pastayı büyütmek
Türkiye’de yerel markaların yatak kapasitesindeki yüksek payının sağlıklı bir yapı sunduğunu ifade eden Önder, asıl odaklanılması gereken konunun toplam turizm gelirini ve kişi başı harcamayı artırmak olduğunu söyledi.
Türkiye’nin yaklaşık 65 milyar dolar turizm geliri, 64 milyon ziyaretçi ve bin dolar kişi başı harcama seviyesinde olduğunu hatırlatan Önder, dünya ortalamasının 1.250 dolar olduğuna dikkat çekti. Önümüzdeki beş yıl içinde 100 milyar dolar gelir ve 80 milyon turist hedefinin ulaşılabilir olduğunu belirterek, bu artışın tüm sektör paydaşlarına olumlu yansıyacağını ifade etti.





