Almanya Dışişleri Bakanlığı İsrail ve Lübnan’da bulunan Alman vatandaşlarını artan bölgesel gerilim nedeniyle dikkatli olmaya çağırdı. Olası bir ABD–İran askeri geriliminin İsrail ve bölge ülkelerine sıçrayabileceği uyarısında bulunuldu.
Tel Aviv’deki Alman Büyükelçiliği, İsrail’de bulunan Almanların hava sahasının kapanması ihtimaline karşı bulundukları yerde bir süre kalmaya hazırlıklı olmalarını istedi. Uyarıda, olası İran saldırıları durumunda konsolosluk desteğinin ciddi şekilde sınırlı kalabileceği belirtildi.
Almanlara, roket saldırıları konusunda erken uyarı sağlayan mobil uygulamaları indirmeleri, acil durum stokları yapmaları ve bulundukları bölgelerdeki sığınakları önceden tespit etmeleri tavsiye edildi.
Lübnan için de uçuş kısıtlaması riski
Beyrut’taki Alman temsilciliği ise Lübnan’da güvenlik durumunun hızla kötüleşebileceğine dikkat çekti. Olası bir tırmanışta uçuş kısıtlamalarının gündeme gelebileceği belirtilen temsilcilik, Alman vatandaşlarına seyahat ve güvenlik duyurularını yakından takip etmeleri çağrısında bulundu.
Bölgede İran’ın en önemli müttefiklerinden biri olarak görülen Hizbullah’ın, İran’a yönelik olası bir saldırı halinde çatışmaya dahil olabileceği endişesi dile getiriliyor. Örgüt, 2024 sonbaharında İsrail ile açık çatışmaya girmiş ve ciddi ölçüde zayıflamıştı.
ABD'nin İran'a dönük saldırganlığı
ABD ile Iran arasında İran’ın nükleer programı konusunda yürütülen müzakerelerde somut ilerleme sağlanamadı. ABD Başkanı Donald Trump, görüşmelerin başarısız olması halinde ABD’nin İran’a saldırabileceğini söylemişti. Washington yönetimi son dönemde bölgedeki askeri varlığını da artırdı.
Hatırlanacağı üzere Haziran ayında İsrail ile İran arasında 12 gün süren bir savaş yaşanmış, İran’daki bazı nükleer tesisler hedef alınmıştı. İran ise başta Tel Aviv olmak üzere İsrail şehirlerini uzun menzilli füzelerle vurmuştu.
Turizm ve havacılık sektörüne olası etkileri
Ortadoğu’da hava sahası kapanmaları ve güvenlik risklerinin artması; başta İsrail ve Lübnan olmak üzere bölgeye yönelik turizm hareketlerini ve havayolu operasyonlarını doğrudan tehdit ediyor. Özellikle transit uçuş rotaları, sigorta maliyetleri ve operasyonel planlamalar açısından belirsizlik artıyor.
Seyahat endüstrisi açısından önümüzdeki süreçte diplomatik gelişmeler ve askeri hareketlilik, rezervasyon eğilimleri ve kapasite planlamasında belirleyici olacak.






