Küba ekonomisinin uzun yıllardır lokomotif sektörlerinden biri olan turizm, derinleşen enerji krizi nedeniyle adeta çöküşe sürükleniyor. Ülkenin en önemli uluslararası turizm merkezi olan Varadero’da elektrik kesintileri, yakıt sıkıntısı ve turist sayısındaki sert düşüş nedeniyle çok sayıda otel faaliyetlerini durdururken binlerce turizm çalışanı işsiz kalma riskiyle karşı karşıya bulunuyor.
Krizin nedeni ABD’nin fiili ablukası
Sektör temsilcilerine göre yaşanan enerji sorununun temelinde, ABD’nin Küba’ya yönelik uzun süredir devam eden ve son yıllarda daha da sertleşen fiili abluka politikası bulunuyor. Washington yönetiminin üçüncü ülkeleri Küba’ya petrol göndermemeleri konusunda tehdit etmesi, adaya yakıt akışını ciddi ölçüde kısıtladı. Bu durum elektrik üretiminden ulaşıma kadar birçok alanda zincirleme etki yaratarak turizm sektörünü doğrudan etkiledi.
Turist sayısında yüzde 70’e varan düşüş
Küba’nın Matanzas eyaletinde yer alan ve Karayipler’in en önemli tatil destinasyonlarından biri olarak bilinen Varadero, son on yıl boyunca yılda bir milyondan fazla ziyaretçiyi ağırlıyordu. Ancak son dönemde turist sayısında yaklaşık yüzde 70’e varan bir düşüş yaşandığı belirtiliyor.
Turizm çalışanları, kentteki durumun giderek ağırlaştığını ifade ediyor. Varadero’daki bazı otellerde çalışan personeller, sık sık yaşanan elektrik kesintileri ve su sıkıntısı nedeniyle tesislerin geçici olarak kapatıldığını ve turistlerin daha az sayıdaki otele yönlendirildiğini söylüyor.
Bir otel çalışanı, yaşanan süreci şöyle anlatıyor:
“Elektrik sürekli kesiliyor, bazı bölgelerde su yok. Bu nedenle oteli kapatıp turistleri başka bir tesiste topladılar. Önce birkaç gün çalışıp birkaç gün izinli sayılıyorduk. Sonra tamamen gelmememiz söylendi.”
Oteller kapanıyor, çalışanlar alternatif iş arıyor
Enerji ve yakıt sıkıntısı nedeniyle uçuşlarda yaşanan aksaklıklar da turizm akışını ciddi biçimde etkiliyor. Varadero’daki birçok otel kapılarını kapatırken, çalışanlar farklı sektörlerde iş aramak zorunda kalıyor.
Ancak turizm çalışanlarının karşısına çıkan alternatiflerin büyük bölümü düşük ücretli kamu hizmetleri işleriyle sınırlı. Bazı çalışanlara belediye hizmetleri veya mezarlık güvenliği gibi görevler teklif edildiği, ancak bu işlerin turizm sektöründe eğitim almış çalışanlar için cazip olmadığı ifade ediliyor.
Küçük işletmeler ve esnaf da krizin içinde
Turizmdeki daralma yalnızca otelleri değil, Varadero’daki küçük işletmeleri, kafeleri ve el sanatları pazarlarını da doğrudan etkiliyor. Kent merkezindeki bir kafe çalışanı, müşteri sayısının giderek azaldığını ve ulaşım maliyetlerinin gelirleri neredeyse tamamen erittiğini söylüyor.
Turizm hareketliliğine bağımlı olan el sanatları üreticileri de benzer bir tabloyla karşı karşıya. Yirmi yıldır bölgede çalışan bir sanatçı, daha önce binlerce turistin ziyaret ettiği pazarların bugün neredeyse boş kaldığını belirtiyor.
Artan rekabet ve düşen ziyaretçi sayısı nedeniyle birçok üretici satış yapamaz hale gelirken, pazar alanlarının kullanım ücretleri de sektör üzerindeki mali baskıyı artırıyor.
Turist deneyimi de olumsuz etkileniyor
Varadero’yu uzun yıllardır ziyaret eden bazı yabancı turistler de değişimi açıkça gözlemlediklerini söylüyor. Sık sık yaşanan elektrik kesintileri, ürün kıtlığı ve hizmet kalitesindeki düşüş, destinasyonun cazibesini zayıflatıyor.
Bazı turistler, adadaki ekonomik sıkıntıların günlük yaşamı ve turizm deneyimini doğrudan etkilediğini, bu nedenle önümüzdeki yıllarda farklı destinasyonları değerlendirebileceklerini dile getiriyor.
Turizmin lokomotifi sessizliğe büründü
Bir zamanlar Küba turizminin en hareketli merkezlerinden biri olan Varadero’da bugün sokaklar büyük ölçüde boş. Çok sayıda otel, eğlence merkezi ve konaklama tesisi kapalı durumda.
Elektrik ve içme suyu sorunlarının devam ettiği kentte, turizm sektörünün yeniden canlanması büyük ölçüde enerji arzının istikrara kavuşmasına bağlı görülüyor. Ancak uzmanlara göre ABD’nin Küba’ya yönelik fiili ablukası devam ettiği sürece enerji ve yakıt tedarikindeki sorunların kısa vadede çözülmesi zor görünüyor.
Bu nedenle Varadero’da yaşanan kriz, yalnızca bir turizm daralması değil; aynı zamanda enerji arzı, uluslararası ticaret ve jeopolitik baskıların ekonomiye doğrudan yansımasının somut bir örneği olarak değerlendiriliyor.





