Samsun’da turizm imarlı arsa ihaleye çıkarıldı
Samsun’da turizm imarlı arsa ihaleye çıkarıldı
İçeriği Görüntüle

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Mart Ayı Olağan Meclis Toplantısı, Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman, özellikle turizm sektörü ve makroekonomik dengeler üzerine kritik mesajlar verdi.

Küresel riskler ve turizmde stratejik beklentiler

ITB Berlin ve MITT Moskova turizm fuarlarındaki gözlemlerini aktaran Yusuf Hacısüleyman, fuarların sadece bir tanıtım mecrası değil, hedef pazarların ekonomik nabzını tutmak için birer laboratuvar olduğunu vurguladı. Rusya pazarının Antalya için "birinci kaynak pazar" olma özelliğini koruduğunu belirten Hacısüleyman, Moskova'daki hayat pahalılığının ve yüksek enerji gelirlerine rağmen halkın şikayetlerinin altını çizdi.

"Yüzde 30-50, değil, tek haneli kayıp bekliyoruz"

2025 yılında Türkiye'nin 64 milyon ziyaretçi ve 65 milyar dolarlık gelirle dev bir başarıya imza attığını hatırlatan Hacısüleyman, mevcut jeopolitik gerilimlerin rezervasyon akışında doğal bir duraksama yarattığını ifade etti. Hacısüleyman “Dünyada olumsuz bir gelişme olduğunda rezervasyon akışında yaklaşık bir ay süren bir yavaşlama yaşanır. Özellikle çocuklu ailelerin daha ihtiyatlı davrandığı bir dönemdeyiz. Ancak bu kayıplar korkulanın aksine %30 veya %50 seviyelerinde olmayacak; kaybın tek haneli oranlarda kalmasını öngörüyoruz.” dedi.

Ekonomi ve dış ticaret: 1,6 trilyon dolarlık GSYH

2025 yılı sonu itibarıyla Hacısüleyman, ekonomisinin %3,6 oranında büyüme kaydettiğini ve Gayrisafi Yurt İçi Hasıla’nın (GSYH) 1,6 trilyon dolara ulaştığını belirten Hacısüleyman, kişi başına düşen gelirin Türkiye genelinde 18 bin dolar, Antalya’da ise 17 bin doların üzerine çıktığını ifade etti. Hizmet ihracatının dış ticaret açığını kapatmadaki kritik rolüne dikkat çeken ATSO Başkanı, 273 milyar dolarlık mal ihracatına karşın oluşan 92 milyar dolarlık açığın, turizm ve diğer hizmet kalemleriyle 28,5 milyar dolara kadar geriletildiğini vurguladı.

Tarımda küçülme, sanayide savunma ivmesi

Sektörel büyüme rakamlarını paylaşan Hacısüleyman, tarım sektöründeki %8,8’lik küçülmenin endişe verici olduğunu dile getirdi. 2009'dan bu yana süregelen büyüme eğrisinin 2025'te bir kırılma yaşadığını belirten Başkan, sanayideki %2,9'luk artışın ise büyük oranda savunma sanayisi yatırımlarından kaynaklandığını, bu durumun üretim ekosisteminde yeni bir odak noktası oluşturduğunu söyledi.

Serbest ticaret anlaşmaları ve verimlilik duvarı

Avrupa Birliği’nin Hindistan ve Mercosur ülkeleriyle imzaladığı yeni nesil serbest ticaret anlaşmalarının Türkiye üzerindeki etkilerine değinen Hacısüleyman, küresel ticaret savaşlarında "sınırlar içinde verimlilik" döneminin başladığını belirtti. Türkiye'nin bu avantajlardan tam yararlanamamasının ihracat ve teknolojik gelişim üzerinde bir baskı oluşturduğunu ifade eden Hacısüleyman, devlet alımlarının AB içinde tutulması gibi korumacı politikaların yerli üreticiyi zorladığını kaydetti.

Para politikası ve enflasyon beklentileri

Enflasyon ve kur baskısı hakkında da değerlendirmelerde bulunan Hacısüleyman, faiz indirimi beklentilerinin mevcut konjonktürde gerçekçi olmadığını söyledi. Petrol fiyatlarının Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimle 107 dolara kadar çıkmasının enflasyonist baskıyı artırdığını hatırlatan Hacısüleyman, 22 Nisan’daki Para Politikası Kurulu toplantısında faizlerin %30,75 seviyesinde sabit kalmasını beklediğini ifade etti.

Son olarak turizmde etik duruşun önemine vurgu yapan Başkan Hacısüleyman, "Savaşlardan veya afetlerden fayda sağlamak bizim anlayışımızda yok. İnsani duygularla hareket ediyoruz ancak pazarın doğal döngüsü gereği talebin güvenli bölgelere kayması kaçınılmazdır.” dedi.

Telegram Turizm Ekonomi