Türkiye’nin İngiltere pazarındaki yükselişi, jeopolitik krizler ve ekonomik engellere takıldı. Turizm Ekonomi Haber Müdürü Savaş Daş’a konuşan Orka Hotels Yönetim Kurulu Üyesi Yavuz Torunoğulları; yüksek enflasyon, artan maliyetler ve sabit kur politikasının turizm sektörünü çıkmaza soktuğunu belirtti. İngiliz turistlerin fahiş fiyatlar nedeniyle Türkiye yerine Mısır ve Tunus gibi alternatiflere yöneldiğini ifade eden Torunoğulları, şehir içi turist sayısındaki yüzde 50’lik düşüşün esnafı ve 2027 planlamalarını olumsuz etkileyeceğini vurguladı.
İngiliz turistlerin tercihi değişti
Türkiye’nin İngiltere pazarında 2019’dan bu yana hacmini neredeyse iki katına çıkardığını belirten Orka Hotels Yönetim Kurulu Üyesi Yavuz Torunoğulları, talebin her yıl aynı doğrultuda gelişmediğini, başta jeopolitik gelişmeler olmak üzere pek çok olayın turizmi etkilediğini kaydetti. Torunoğulları, “İran savaşı Türkiye turizmini ciddi şekilde etkiledi. O daha bitmeden Ukrayna’nın Rusya’ya büyük çaplı drone saldırısı oldu. Bunlara bir de Türkiye’deki enflasyon kaynaklı yüksek maliyetler eklenince, yıllardır buralarda tatil yapan İngilizlerin tercihleri değişti. İnsanlar dışarı çıkıp bir yemek yediğinde veya alışveriş yaptığında karşılaştığı ücretler can yakıcı bir noktaya ulaştı. Kısacası İngiliz turistler burada karşılaştığı manzaradan dolayı rotasını başka yerlere çevirdi. Gelinen noktada yeniden pandemi öncesi sayılara düşmeye doğru gidiyoruz.” ifadelerini kullandı.
2027, 2026’dan daha iyi olmayacak
Bu yaşanan daralmanın 2027 talebini de etkileyeceğini kaydeden Torunoğulları, “Tur operatörleri, 2027’nin koltuk planlamalarını bu sene gerçekleşecek rakamlara bakarak yapacak. Ayrılacak koltuk da bu sene gerçekleşen rakamlara paralel olacak. Bu da 2027’nin 2026’dan daha iyi olmayacağının en net işareti. Ekonomik sorunların veya savaşların etkisi bir günde ortadan kalkmıyor." dedi.
Muğla’ya gelen İngiliz turist her şey dahil destinasyonlara yöneldi
Muğla’ya gelen İngiliz turistlerin, artan maliyetlerden dolayı, ne kadar harcayacaklarını bildikleri ve bütçelerini kontrol altında tutabildikleri için Antalya’daki her şey dahil otellere yöneldiğini ifade eden Yavuz Torunoğulları, “Muğla’da İngiliz turist sayısı azalırken Antalya veya Mısır, Tunus, Fas gibi destinasyonlarda artması da bunun en net göstergesi. Çünkü her şey dahilde aile olarak bir kere ödüyor ve yeni bir sürprizle karşılaşmıyor. Ancak burada dışarı çıktığında tatile harcadığı kadar bir para daha harcamak durumunda kalıyor. Bizim şu anda Mısır, Tunus ve Fas tarafına iyi bakmamız, oradaki durumu yakından takip etmemiz gerekiyor. Bu destinasyonlara baktığımızda da neyi doğru, neyi yanlış yaptığımızı görebiliriz.” şeklinde konuştu.
Şehir içindeki turist sayısı yüzde 50 düştü
Türkiye’de artan kiraların yanında, ikinci konutların turizm amaçlı kiralanmasına dönük şartların ağırlaştırılmasının da bölgeye dönük talebi etkilediğini kaydeden Yavuz Torunoğulları, “Son yıllarda dışarıda en büyük tüketimi sağlayan bu kitleydi. İkinci konutlara dönük kısıtlamalardan dolayı bölgede bu kitleyi de kaybettik. Buradaki azalma ve her şey dahil otellerdeki misafirlerin dışarı çıkmamasından dolayı kent içindeki turist sayısında yüzde 50’ye yakın azalma var. Bu da esnafı yoran bir durum. Böyle giderse sezon sonunda destinasyonlarda büyük kırılmalar olabilir." dedi.
Sabit kur politikası otelciyi zora soktu
Otelcilerin yaşadığı bir diğer sorunun sabit kur olduğuna dikkat çeken deneyimli turizmci, “Kontratlarımızı dövizle yapıyoruz. Ancak maliyetleri bu kontratlara yansıtamıyoruz. Çünkü İngiltere pazarı, “bizde enflasyon yüzde 2-3” deyip, artış yapmamıza izin vermiyor. Türkiye’de ise maliyet artışı yüzde 30-40’larda. Sadece personel giderleri yüzde 27,8 oranında arttı. Kur artışı enflasyonu karşılamadığı için otelciler zaten son 2-3 yıldır kâr etmeyi bıraktı, işletmeleri nasıl ayakta tutacaklarını düşünüyor. Mevcut kur politikası; turizmi, tekstil ve ihracat sektörlerini zora sokan bir durum.” şeklinde konuştu.
TGA, İngiltere ve İrlanda’da yoğun tanıtım yapıyor
Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı’nın (TGA) İngiltere ve İrlanda’da ciddi bir tanıtım kampanyası yürüttüğünü ifade eden Torunoğulları, yaz sezonunun da başlamasıyla beraber rezervasyonlardaki durgunluğun bir nebze kırıldığını vurguladı. Torunoğulları, “Örneğin bir otele günlük 15-20 rezervasyon geliyorken şimdilerde bu 40-50 bandına çıktı ama artık haziran sonundayız. Mevsimlik faaliyet gösteren oteller 2-2,5 aylık gelirle işletmeyi 12 ay nasıl ayakta tutacak, bütçeyi nasıl yönetecek? Mevcut durum bu yıldan gelecek yıla düzelmeyecek çünkü gelecek yılın planlamaları bu yıla göre yapılacak. Ancak Türkiye’ye çok büyük bir talep olacak ki planlamalar gözden geçirilsin. Onun olmayacağı da şu anki enflasyondan belli.” değerlendirmesini yaptı.
Turistler dışarı çıkmayınca otel giderleri de arttı
Türkiye’deki pahalılıktan dolayı turistlerin dışarı çıkmaz olduğunu, bunun da otellerdeki maliyetleri iyice artırdığını ifade eden Yavuz Torunoğulları şu değerlendirmeyi yaptı:
“Her şey dahil otellerde konaklayan misafirlerin yüzde 25’i, gün içinde turlara katılır, aqua parklara veya başka etkinliklere (safari, yamaç paraşütü) gider, dışarıda yemek yer veya kahvaltı ederdi. Bu da hem otel içindeki maliyeti düşürür hem de tesis biraz hafiflediği için otel içindeki işlerin daha kolay yapılmasına imkan verirdi.
Bu yüzde 25 artık dışarı çıkmadığı için otellerdeki maliyet planı da bozuldu. Misafir sürekli otelde; klimalar çalışmaya devam ediyor, su harcıyor, daha fazla gıda ve içecek tüketiliyor. Kullanılan temizlik malzemesi bile artıyor. İşin bu tarafına bakmak gerekiyor."
100 sterline yedikleri yemeği 250 sterline yiyorlar
"Sterlin aynı sterlin. Önceden 4 kişilik bir aile 100 sterline dışarıda güzel bir yemek yiyebiliyorken, bugün aynı masayı 200-250 sterline kurabiliyor. Burada yüzde 10, 20 artıştan bahsetmiyorum; yüzde 150 artıştan bahsediyorum. Bunlar İngiliz turistlerin kabul edebileceği bir enflasyon değil."
Maliyeti 15 lira olan su restoranda 189 lira
"Öte taraftan, bizim esnafımızın içindeki kimi ahlaksızlardan ve fırsatçılardan kaynaklanan fahiş fiyat artışları da var. Dün 10 liraya aldığın ürün, ertesi gün bakıyorsun 15 lira olmuş. Depoda duran bir ürünün fiyatını bir günde artıracak ne olmuş olabilir? İşletmeye geliş fiyatı 15 lira olan 1,5 litre suyu 189 liraya satmak nedir? Hadi yüzde 100 kârla sat; 30 TL, bilemedin 50 liraya sat. 189 lira nasıl bir fiyattır?”
Doluluklarda yüzde 15-25 düşüş var
Normalde yüzde 75-80 seviyesinde olması gereken haziran doluluklarının şu anda yüzde 60 civarında olduğunu belirten Yavuz Torunoğulları, “İşletmeye göre değişmek üzere, doluluklarda yüzde 15-25 arasında bir düşüş var. Talebi artırmak için yapılan fiyat indirimleri de hesaba katıldığında, kaybın daha da yüksek olduğu görülüyor. Bu da otellerde kişi başı ortalama geliri aşağıya çekiyor. Kişi başı gelir hedefiniz 100 euro ise, panik halinde yapılan indirimlerle 80-90 euro bandına düşüyor. Doğal bir talep olaması, işlerin aksiyonlarla yürümesinden dolayı, tur operatörleri de en fazla indirimi hangi otel veriyorsa onu ön plana çıkarıyor. Otelleri no-name olarak, segment bazında (3 yıldız, 4 yıldız, 5 yıldız) satıyorlar ve en büyük indirimi hangi tesislerden alırlarsa talebi oraya yönlendiriyorlar.” şeklinde konuştu.
Yatırımlar için konjonktürün değişmesini bekliyoruz
Yaşanan gelişmelerden diğer işletmeler gibi Orka Grubu’nun da etkilendiğine dikkat çeken Yavuz Torunoğulları, şirketin devam eden ve hazırlık aşamasındaki yatırımlarına ilişkin ise şu bilgileri verdi:
"Uzun yıllar sektörde olmamızdan ve yarattığımız standartlardan dolayı tur operatörlerinin uzun vadeli iş birliği ihtiyacı duyduğu bir grubuz. Bu nedenle genel ortalamaya kıyasla bir nebze daha az etkilensek de, biz de kuşkusuz etkilendik. Hollanda’da yeni, 300 odalı bir otel açtık. Hatta Radisson Blu olarak bir franchise anlaşması yaptık. Son dönemde açtığımız en büyük yatırım bu.
Türkiye’de ise tesislerimizden birini yenileyip, standartlarını yükselterek bir aqua park oteline dönüştürmeyi planlıyoruz. Yatırım yapabileceğimiz turizm arazilerimiz de var ancak şu aşamada bunlara henüz başlamadık. Çünkü mevcut ekonomik durum, finansmana erişimin zorlaşması, Merkez Bankası’nın döviz kredilerine getirdiği kısıtlamalar nedeniyle şu anda yatırım planı yapmaya elverişli bir ortam yok.
Ancak yatırımlar için hazırlıklarımız var. Konjonktür değişir, ekonomik durum iyileşirse bu yatırımlar için harekete geçebiliriz ancak şu aşamada piyasanın gerçeklerine göre hareket ediyoruz. Fethiye’de iki tane nitelikli butik otel ile Marmaris Turunç tarafında bir otel hazırlığımız var. Bunlar için uygun zamanı bekliyoruz.
Birinci öncelik enflasyon ve fahiş fiyat olmalı
Hükümetin özellikle bu pahalığı bir şekilde çözmesi, dışarıda uygulanan fahiş fiyatları bir şekilde gerekiyor. Bunu çözmeyip kontrol altına almadığımız sürece çabalarımız, reklam ve tanıtım çalışmalarımız amacına ulaşamıyor. Ülke olarak birinci önceliğimizin bu olması gerekiyor.”






