Kültür ve Turizm Bakanlığı, kamu taşınmazları üzerinde faaliyet gösteren turizm yatırımcılarını yakından ilgilendiren kritik bir mevzuat değişikliğine gitti. Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren "Kamu Taşınmazlarının Turizm Yatırımlarına Tahsisi Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik" ile otel ve konaklama tesisi yatırımcılarına önemli bir mali esneklik sağlandı.
Kapasite düşürene kira indirimi geldi
Yapılan yeni düzenlemeye göre, konaklama amaçlı tahsislerde yatırımcıların pazar koşulları veya fiziki şartlar nedeniyle yatak kapasitesini düşürmek istemeleri durumunda devlete ödedikleri kullanım bedelleri (kira/pay) yeniden revize edilecek. Yatırımcının kesin tahsise esas yatak kapasitesini en az yüzde on (%10) oranında düşürmeyi talep etmesi ve bu talebin bakanlıkça uygun görülmesi halinde, devlete ödenecek yıllık kullanım bedelleri azaltılan yeni kapasite üzerinden hesaplanacak.
Yeni indirimli kullanım bedelleri, taraflar arasında resmi senet veya sözleşme değişikliğinin yapıldığı tarihten itibaren geçerli olacak. Bu sayede yatırımcılar, fiilen işletmedikleri atıl yatak kapasitesi için devlete fazladan ödeme yapmak zorunda kalmayacak. Geçmişe dönük bir hak ise talep edilemeyecek.
Tekrar büyümek isteyene sıkı kurallar
Yönetmelik, sağlanan bu mali kolaylığın suistimal edilmesini önlemek amacıyla bir koruma mekanizması da içeriyor. Kapasite düşürerek kira indirimi alan bir yatırımcı, ilerleyen dönemde yatak kapasitesini yeniden artırmak isterse, mevcut yönetmeliğin 4. ve 26. maddelerindeki ağırlaştırılmış hükümlere tabi olacak. Yani eski şartlara doğrudan dönmek mümkün olmayacak; güncel sosyal altyapı katılım payları ve o dönemin mali yükümlülükleri devreye girecek.
Kararın özellikle işletme maliyetlerinin arttığı dönemlerde otelciler için önemli bir can suyu olması bekleniyor. Planlanan yatak kapasitelerine ulaşamayan veya tesis içi alanlarda optimizasyona giderek oda metrekarelerini büyütmek (böylece yatak sayısını azaltıp lüks segmente geçmek) isteyen oteller için yasal bürokrasi ve sabit maliyet engeli büyük ölçüde ortadan kalkmış oldu.







