ABD Başkanı Donald Trump’ın 2026 yılının başında yürürlüğe koyduğu yeni giriş ve vize düzenlemeleri, ülke turizmini son on yılların en ciddi kriziyle karşı karşıya bıraktı. 1 Ocak 2026 itibarıyla 39 ülkenin vatandaşları ya tamamen ülkeye giriş yasağıyla karşılaştı ya da ciddi biçimde zorlaştırılmış vize prosedürlerine tabi tutuldu. Söz konusu adımlar, toparlanmakta zorlanan ABD turizm sektöründe kayıpları hızlandırdı.
Yeni düzenlemeler kapsamında Afganistan, İran, Suriye, Myanmar ve Somali’nin de aralarında bulunduğu 19 ülkeye tam giriş yasağı uygulanıyor. Mali ve Nijer gibi bazı Batı Afrika ülkeleri de bu listeye dahil. Ayrıca Nijerya, Venezuela, Küba ve Vietnam’ın da yer aldığı 20 ülke için turistik (B), ticari, öğrenci (F/M) ve değişim programı (J) vizelerinde daha uzun işlem süreleri, yüksek ret oranları ve ek incelemeler getirildi. Bu durum, özellikle orta gelirli gezginlerin ABD seyahatlerini fiilen imkânsız hale getiriyor.
Yetkililer kararları “ulusal güvenlik” gerekçesiyle savunurken, sektör verileri ekonomik hasarın şimdiden netleştiğini gösteriyor.
Sekiz aydır süren düşüş
ABD Ulusal Seyahat ve Turizm Ofisi (NTTO) verilerine göre, Kanada ve Meksika hariç uluslararası ziyaretçi sayısı Mayıs 2025’ten bu yana kesintisiz geriliyor. Aralık 2025’te ABD’ye gelen denizaşırı ziyaretçi sayısı yalnızca 3,2 milyon oldu; bu rakam pandemi öncesindeki en düşük seviyenin bile yüzde 8 altında.
Batı Avrupa pazarında sert düşüşler dikkat çekti: Fransa’dan gelen ziyaretçiler yüzde 5,9, Birleşik Krallık’tan yüzde 4,1 ve Almanya’dan yüzde 7,3 azaldı. Afrika pazarı ise yalnızca Aralık ayında yüzde 18,6 daraldı. ABD, 2025’te uluslararası turizmde yıllık bazda düşüş yaşayan nadir büyük destinasyonlardan biri oldu.
Kanada etkisi: Beklenmedik kayıp
Krizin en çarpıcı boyutu, ABD’nin en büyük kaynak pazarı olan Kanada’da yaşandı. Başkan Trump’ın Kanada’nın ilhakına dair tekrarlanan açıklamaları kamuoyunda tepki yaratırken, Kanadalıların ABD’ye seyahat eğilimi belirgin şekilde azaldı. 2024’te ABD’ye gelen yabancı ziyaretçilerin yüzde 28’ini oluşturan Kanadalılar (yaklaşık 20 milyon seyahat), 2025 boyunca ciddi düşüş kaydetti. En büyük ekonomik darbe Florida, sınır eyaletleri ve Kuzeydoğu’daki alışveriş destinasyonlarında hissedildi.
Ziyaretçileri uzaklaştıran faktörler
Sektör uzmanları, yabancı turistleri ABD’den uzaklaştıran “zehirli bir bileşim”e dikkat çekiyor. Bunlar yüksek uçak bileti, konaklama ve milli park ücretler, ESTA kısıtları ve sosyal medya incelemeleri gibi belirsiz giriş prosedürleri, geleneksel müttefiklere yönelik sert siyasi söylemler, Brand USA pazarlama bütçesindeki büyük kesintiler ve hava trafiğini ve milli parkları aksatan hükümet kapanmalar olarak sıralanıyor.
Bu tablo, özellikle Avrupa ve Asya’dan gelen yüksek harcama potansiyeline sahip uzun mesafe turistlerini caydırıyor.
Milyarlarca dolarlık kayıp
Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi’ne (WTTC) göre ABD turizm ekonomisi 2025’te yabancı ziyaretçi harcamalarında 12,5 milyar dolar kayıp yaşadı. ABD Seyahat Birliği ise sektörün yaklaşık 15 milyon kişiye istihdam sağladığını hatırlatarak, iş kayıpları riskine karşı uyarıyor. Lüks şehir otelleri, Florida ve Kaliforniya’daki tema parkları, üst segment restoranlar ve kruvaziyer limanları en fazla etkilenen alanlar arasında.
Turizm akışı Avrupa’ya kayıyor
Sıkı ABD politikaları, küresel turizm akışının yönünü değiştiriyor. Akdeniz Avrupa’sı — özellikle Yunanistan, İspanya, İtalya, Portekiz ve Hırvatistan — bu süreçten en fazla fayda sağlayan bölgeler arasında. Daha kolay giriş koşulları, daha düşük maliyetler ve öngörülebilir siyasi ortam, uzun mesafe seyahatlerde ABD’nin yerini alternatif destinasyonlara bırakmasına neden oluyor.
Uzmanlar, mevcut gidişatın sürmesi halinde ABD’nin küresel turizm pazarındaki konumunu kalıcı olarak kaybedebileceği uyarısında bulunuyor. Bir Avrupalı tur operatörünün 2025 sonunda özetlediği gibi:
“Beş yıl önce ABD varsayılan hayal destinasyonuydu. Bugün birçok müşteri, iki haftalık tatil için daha kolay ve daha dostane seçenekler olduğunu söylüyor.”