Turizm

Otelci ile tur operatörü arasında ‘indirim’ gerilimi

Maliyet artışları ve zayıf talep nedeniyle yüzde 15-40 arasında indirime giden oteller, yeni fiyat indirimi baskısıyla karşı karşıya

Abone Ol

2026 turizm sezonunda beklentilerin altında kalan rezervasyonlar, artan maliyetler ve uluslararası pazarlardaki talep dalgalanmaları, otel işletmeleri ile tur operatörleri arasındaki fiyat pazarlıklarını yeniden gündeme taşıdı. Sektör temsilcileri, birçok otelin dolulukları artırmak amacıyla yüzde 15 ila yüzde 40 arasında fiyat indirimi yaptığını, ancak mevcut maliyet yapısı nedeniyle yeni indirimlerin sürdürülebilir olmadığını belirtiyor.

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırısıyla başlayan jeopolitik gerilim, Rusya-Ukrayna savaşının devam etmesi, yüksek enflasyon, döviz kurunun baskılanması ve işletme giderlerindeki artış, Türkiye turizmi üzerinde baskı oluşturan başlıca unsurlar arasında gösteriliyor. Sektör temsilcileri, özellikle Avrupa pazarında Türkiye’nin fiyat rekabetinde zorlandığını ifade ediyor.

AKTOB: Yakıt maliyetleri turizm rekabetini yeniden şekillendiriyor

Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Kaan Kavaloğlu, Orta Doğu’daki gelişmelerin havacılık sektörünün en önemli maliyet kalemi olan jet yakıtını yeniden gündemin merkezine taşıdığını söyledi.

Ekonomim’den Fikri Cinokur’a konuşan Kavaloğlu, Körfez bölgesindeki arz riskleri ve rafineri kaynaklı baskıların havayolu şirketlerinin maliyetlerini artırdığını belirterek, bunun uluslararası turizm hareketlerine de yansıyacağını ifade etti.

Jet yakıtı fiyatlarındaki yükselişin yalnızca petrol fiyatlarından kaynaklanmadığını kaydeden Kavaloğlu, rafineri kapasitesindeki daralma ve tedarik zincirindeki aksaklıkların da maliyetleri artırdığını belirtti. Havayolu şirketlerinin önümüzdeki dönemde bilet fiyatlarını yeniden düzenlemek ve bazı hatlardaki kapasite planlamalarını gözden geçirmek durumunda kalabileceğini söyledi.

“Küresel turizmde yeni rekabet dönemi başladı”

Enerji maliyetlerinin uzun süre yüksek seyretmesinin havacılık ve turizm sektöründe stratejik değişikliklere yol açacağını vurgulayan Kavaloğlu, bunun yalnızca mevcut sezonu değil, önümüzdeki yıllardaki küresel turizm akışlarını da etkileyeceğini dile getirdi.

Kavaloğlu, havayolu şirketlerinin filo yatırımlarından destinasyon seçimlerine kadar birçok kararın enerji maliyetlerinden etkileneceğini belirterek, yüksek yakıt maliyetlerinin küresel turizmde yeni bir rekabet ortamı oluşturduğunu söyledi.

Tur operatörleri daha fazla indirim talep ediyor

LMX Touristik Türkiye Koordinatörü Serdar Bayraktar ise İsrail-İran geriliminin ardından sektörde yeni bir mücadelenin başladığını belirtti.

Bayraktar, fiyatlarını düşüren ve daha rekabetçi teklifler sunan otellerin mevcut talebi çekebildiğini ancak birçok işletmenin hedeflenen rezervasyon rakamlarına henüz ulaşamadığını söyledi. Özellikle Orta Avrupa pazarında geçen yıla göre rezervasyon akışında düşüş yaşandığını ifade eden Bayraktar, Türkiye’deki konaklama maliyetlerinin yükselmesine karşın döviz kurlarının aynı oranda artmamasının rekabet gücünü olumsuz etkilediğini kaydetti.

Yüksek enflasyon, nitelikli personel eksikliği ve yeni yangın yönetmeliğinin getirdiği yükümlülüklerin de işletmeler üzerindeki baskıyı artırdığını belirten Bayraktar, erken rezervasyon döneminin güçlü başlamasına rağmen bu ivmenin korunamadığını söyledi.

“Fiyat rekabeti daha da sertleşecek”

Bayraktar’a göre önümüzdeki dönemde fiyat rekabetinin daha da yoğunlaşması bekleniyor. Uçak koltuğu garantisi bulunan tur operatörlerinin satış risklerini azaltmak amacıyla fiyat baskısını artırabileceğini belirten Bayraktar, otellerle yapılan pazarlıkların da yoğunlaşacağını ifade etti.

Tur operatörlerinin doğru satış fiyatını yakalayabilmesinin rekabet avantajı sağlayacağını kaydeden Bayraktar, pazarın giderek daha hassas hale geldiğini dile getirdi.

POYD: “Kârdan değil gelecekten zarar ediyoruz”

Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Başkanı Hakan Saatçioğlu ise sektörün karşı karşıya olduğu mali baskılara dikkat çekti.

Saatçioğlu, işletme maliyetlerinin son yıllarda yaklaşık iki katına çıktığını, gelirlerin ise döviz kurundaki baskı nedeniyle aynı ölçüde artmadığını belirtti. Türkiye’nin yurt dışı pazarlarda pahalı bir destinasyon olarak algılanmasının satışları zorlaştırdığını ifade eden Saatçioğlu, sektörün enflasyona karşı mücadele verdiğini söyledi.

“Yüzde 40’a varan indirimler kârlılığı ortadan kaldırıyor”

Otel işletmelerinin halihazırda önemli oranlarda fiyat indirimi yaptığını belirten Saatçioğlu, yüzde 15 ila yüzde 40 arasında değişen indirimlerin birçok tesiste kârlılığı ortadan kaldırdığını ifade etti.

Geçmiş yıllarda beş yıldızlı her şey dahil bir otelin kişi başı günlük maliyetinin yaklaşık 30 euro seviyesinde olduğunu hatırlatan Saatçioğlu, bu rakamın bugün 55 euroya yükseldiğini söyledi. Bir otelin sürdürülebilir şekilde faaliyet gösterebilmesi için oda gelirlerinin belirli seviyelerin altına düşmemesi gerektiğini belirten Saatçioğlu, yeni fiyat indirimlerine sıcak bakmadıklarını dile getirdi.

“2027’de otellerin yenilenmesi zorlaşabilir”

Saatçioğlu, mevcut ekonomik koşulların devam etmesi halinde birçok işletmenin yatırım planlarını ertelemek zorunda kalabileceğini söyledi.

Özellikle sezon dışında faaliyetlerini durduran tesislerin ciddi sabit maliyetlerle karşı karşıya kaldığını belirten Saatçioğlu, Antalya’daki birçok otelin kış döneminde kapalı olmasına rağmen giderlerinin sürdüğünü ifade etti. Yaz sezonunda hem bu maliyetlerin karşılanması hem de kârlılık sağlanması gerektiğini vurgulayan Saatçioğlu, sektörün umutlarını son dakika rezervasyonlarına bağladığını kaydetti.

{ "vars": { "account": "G-G5X01GEY79" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }