Michelin Guide, küresel gastronomi sahnesinde ezber bozan bir yön değişikliğine gidiyor. Rehberin 2026 seyahat seçkisi, Paris, Tokyo veya New York gibi klasik gastronomi başkentleri yerine, 16 farklı destinasyonu öne çıkararak kırsal bölgeler, efsanevi yollar ve ikincil şehirleri mercek altına alıyor.

Michelin’e göre yüksek gastronomi artık yalnızca metropollerin tekelinde değil. Yerel ürünlerin yaratıcılıkla buluştuğu bölgesel merkezler, doğal güzergâhlar ve alternatif destinasyonlar, yeni nesil gastronomi turistlerinin radarına giriyor. Ulaşım yatırımları, yıldönümleri, büyük etkinlikler ve artan denetimler bu dönüşümü hızlandıran temel unsurlar arasında yer alıyor.

Yolculuğun kendisi bir deneyim

Bu yaklaşımın en güçlü örneklerinden biri, 2026’da 100. yılını kutlayan Route 66. Chicago’dan Los Angeles’a uzanan yaklaşık 4 bin kilometrelik bu tarihi rota, retro diner’lar, tematik müzeler ve yenilenen yol üstü restoranlarıyla gastronomi turizmini deneyimsel bir ürüne dönüştürüyor. Michelin’e göre Route 66, manzara ile “comfort food”u birleştirerek yolculuğu başlı başına bir destinasyon haline getiriyor.

Avrupa’da ise Amalfi Sahili, 71 Michelin listeli restoranıyla öne çıkıyor. Bölgenin erişilebilirliği, 4 Mayıs 2026 itibarıyla Venice Simplon-Orient-Express’in Paris-Orly’den doğrudan seferleriyle daha da artacak. Bu gelişme, lüks tren yolculuğunu gastronomiyle birleştiren yüksek gelirli turist segmenti için önemli bir sinyal olarak değerlendiriliyor.

Kırsal bölgelerde beklenmeyen gastronomi rotaları

Michelin’in radarına giren bir diğer alan ise hızlı dönüşüm yaşayan Suudi Arabistan. Rehber, ülkede 51 restoranı listelerken özellikle Cidde’de modernize edilen geleneksel mutfağa ve AlUla bölgesindeki deneyim odaklı gastronomi konseptlerine dikkat çekiyor. Çöl coğrafyasında gastronominin turistik değer yaratma potansiyeli, destinasyon yönetimi açısından önemli bir örnek sunuyor.

İtalya Dolomitleri ise 6–22 Şubat 2026 tarihleri arasında düzenlenecek Milano-Cortina Kış Olimpiyatları sayesinde gastronomi turizmiyle birlikte yeniden konumlanıyor. Tarihi dağ otelleri ve güçlü alp mutfağı, bölgeyi dört mevsim turizme uygun hale getiriyor.

Otantiklik arayanlar için yeni merkezler

Michelin Guide, kalabalıklardan uzak ama özgün deneyimler sunan destinasyonları da öne çıkarıyor. Çin’in Jiangsu eyaleti, mevsimsellik ve geleneksel pişirme teknikleriyle kültürel gastronominin güçlü bir örneği olarak gösteriliyor.

Polonya’nın Wrocław kenti, 22 Michelin listeli restoranıyla dikkat çekerken, Çekya’da ise Karlovy Vary, 79 Michelin önerisiyle spa, doğa ve yerel mutfağı bir araya getiren bütüncül bir turizm modeli sunuyor.

Kredi kartlarıyla ilgili ‘daralma’ ve ‘kayıt dışı’ endişesi
Kredi kartlarıyla ilgili ‘daralma’ ve ‘kayıt dışı’ endişesi
İçeriği Görüntüle

Gastronomi turizmi yeni dönemde nerede konumlanıyor?

Michelin Guide’ın 2026 seçkisi, gastronomi turizminin artık metropol merkezli olmaktan çıktığını net biçimde ortaya koyuyor. Sessiz kasabalar, tarihi yollar ve alternatif coğrafyalar; destinasyon çeşitlendirmesi, sezon uzatma ve yüksek katma değerli ziyaretçi çekme açısından sektör profesyonelleri için güçlü fırsatlar sunuyor.

Telegram Turizm Ekonomi