Savaş Daş – Turizm Ekonomi
ABD ve İsrail’in 2028 Şubat’ta İran’a başlattığı saldırılar, Körfez, Orta Doğu ve Akdeniz’deki turizm destinasyonlarında büyük bir çöküşe neden oldu. Çatışmaların içinde yer almamalarına rağmen Türkiye ve Mısır da ana pazarlarda daralma yaşarken, Körfez ve Orta Doğu’da turizm tamamen durdu, uçaklar yere indi, oteller kapandı.
Peki yaşanan gelişmeler Türkiye’nin en büyük turizm pazarı Rusya’yı nasıl etkiledi, talep ne tarafa evrildi, gelişmeler fiyatlara nasıl yansıdı? ATOR İcra Kurulu Başkanı Maya Lomidze, Turizm Ekonomi Haber Müdürü Savaş Daş’a kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.
28 Şubat’ta tam kapsamlı silahlı çatışmanın başlamasının ardından Rusya turizm pazarının Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar gibi kilit destinasyonlarla Bahreyn, Umman ve diğer Basra Körfezi ülkelerinin kapatılmasıyla eşi benzeri görülmemiş bir durumla karşı karşıya kaldığını kaydeden Maya Lomidze “Suudi Arabistan’ın Kızıldeniz’deki yeni tatil beldeleriyle birlikte umut vadeden potansiyel pazarı da geçici olarak kapandı.” dedi.
“Körfez destinasyonlarının kaybı Rusya turizm pazarına darbe”
Rus vatandaşlarının 2025 yılında Basra Körfezi’ndeki altı ülkeye 2 milyon 580 bin seyahat gerçekleştirdiğini kaydeden Lomidze “Bu, 2025 yılında Rusya’dan yurt dışına yapılan 20 milyon 14 bin turistik seyahatin yüzde 12,8’ine tekabül ediyor. Söz konusu yüzde 90’ından fazlası BAE’ye yapıldı. Böyle bir pazarın kaybı sektör için ciddi bir darbe. Rusya Dışişleri Bakanlığı ve turizm düzenleyicisi Ekonomik Kalkınma Bakanlığı’nın tavsiyesi üzerine tur operatörlerinin Basra Körfezi ülkelerine tur düzenlemesi ve satması yasak. Ayrıca, konaklama veya uçuş gibi bireysel hizmetlerin satışı da önerilmemekte.” diye konuştu.
“Körfez bağlantılı destinasyonlar da kan kaybediyor”
BAE ve bölgedeki diğer ülkelerin Hint Okyanusu adalarına, kısmen de Güneydoğu Asya ve hatta Avrupa’ya (Kuveyt) giden yaklaşık 700 bin Rus için bir aktarma merkezi olmasından dolayı çatışmaların Rusya turizm pazarına dolaylı etkisinin de yüksek olduğuna dikkat çeken Lomidze, şunları söyledi:
"Birçok destinasyonun Basra Körfezi üzerinden yapılan aktarmalı uçuşlara kritik derece bağımlı olduğu ortaya çıktı: Mauritius ve Afrika ülkeleri (%85), Malezya (%65), Endonezya (%50–55), Maldivler ve Seyşeller (%35–40). Tayland, Sri Lanka ve Filipinler dahil olmak üzere Ruslar arasında popüler olan en az 10 ülke risk altında. Basra Körfezi ülkelerindeki aktarmalar genellikle alternatiflerden daha ucuzdu. Bunların kaybı, egzotik adalara yapılan ucuz uçuşların ortadan kalkmasına yol açtı.
“Şu ana kadar 90 ile 130 milyon dolar arasında kayıp var”
Bu durum, BAE ve diğer Körfez ülkelerine tur satışlarına getirilen geçici yasakla birlikte, Mart 2026’da Rus tur operatörlerinin satışlarında yıllık bazda %30’luk genel bir düşüşe neden oldu.
Tur operatörlerinin Ortadoğu’ya tur satış yasağından kaynaklanan doğrudan toplam kayıplarının, tahminlerimize göre 7 ila 10 milyar ruble (91 - 131 milyon dolar) arasında olduğu değerlendiriliyor.
“İade talepleri yüzde 35’i aştı”
Krizin başlangıcında, kapatılan ülkelere yönelik turlar için iade talebinde bulunan müşterilerin oranı %10’un altındayken, Mart ayı sonunda bu oran %35’i aştı. ‘Sorunlu’ ülkelere turları olan turistlerin çoğu tatillerinden vazgeçmiyor, seyahatlerini daha sonraki bir tarihe erteliyor veya alternatif güzergahlar seçiyor. Bu yeniden rezervasyon süreci, ek ödeme ihtiyacı nedeniyle her zaman sorunsuz ilerlemiyor, ancak tur operatörü şirketlerinin müşterileri için Rusya’ya tahliye süreci, turlarını bağımsız olarak rezerve eden turistlere göre çok daha organize bir şekilde gerçekleştiğinden, müşterilerin tur operatörlerine olan sadakati genel olarak devam ediyor.”
“Türkiye Rusya’da ana destinasyon olmaya devam edecek”
Maya Lomidze “Türkiye’ye yönelik tur talebinde ve rezervasyon hızında (olumlu veya olumsuz yönde) değişiklikler gözlemleniyor mu?” sorusuna ise şu yanıtı veriyor:
Türkiye yaygın uçuş ağı, Rus turistlerin Ege ve Antalya’ya aşina olması, değişik segmentlerindeki büyük otel kapasitesi ve Rusların sevdiği her şey dahil sistemi nedeniyle şüphesiz 2026 yaz sezonunda Ruslar için ana ve en büyük kitle plaj destinasyonu olmaya devam edecek.
Ancak Ortadoğu’daki çatışmanın tırmanması ve diğer ülkelere yayılma eğilimi, Türkiye ve Mısır’a yönelik rezervasyonları yavaşlatan olumsuz bir algı ortamı yarattı.
“Mart’ta Türkiye rezervasyonları yüzde 3 düştü”
Başarılı geçen Şubat ayının ardından Mart ayında Rusya’nın Antalya’ya turist akışının %3 oranında azalması dikkat çekici. Analistlerimizin verilerine göre, Nisan ayında Türkiye’nin, Ortadoğu’ya yönelik turların bir kısmının Antalya’ya yönlendirilmesi ve aktarmalı turistlerin bir kısmının Basra Körfezi ülkeleri yerine İstanbul’a yönelmesi sayesinde daha olumlu sonuçlar göstermesi bekleniyor.
“Ruslar Türkiye seyahatleriyle ilgili kararını erteliyor”
Yaz rezervasyonlarına gelince, yaz aylarında Türkiye’nin pazar dağılımındaki değişiklikten (BAE ve diğer Körfez ülkelerinin kapalı olması nedeniyle talebin başka destinasyonlara yönelmesi) şu ana kadar fayda sağladığını söyleyemeyiz. Tur operatörlerinin güvencelerine rağmen, medyanın etkisi altındaki birçok turistler şu anda Türkiye seyahatleri hakkında karar vermeyi erteliyor.
“Blok koltuktan vazgeçen operatörler var, Türkiye rekabetçi fiyatlar sunmalı”
Bu durum tur operatörlerinin planlarını da etkiliyor. Bazıları yaz rezervasyonlarında bir ‘durgunluk’ görüyor ve şimdiden bazı şehirlerden Türkiye’ye yapılan uçuşlardaki blok koltuklarından vazgeçiyor.
Tüketici davranışını ve turizm işini etkileyen çok fazla faktör olduğu için, Türkiye’de yaz sezonu için tahmin yapmak şu anda zor. Rezervasyonların büyük kısmı sezon içinde yapılabilir, ancak rezervasyonların artması için Türk otellerinin rekabetçi fiyatlar sunması gerekiyor. Çünkü Rusların reel gelirleri artmıyor, aksine ikinci yıldır düşüyor.”
“En büyük kaybı Körfez ve Körfez aktarmalı destinasyonlar yaşadı”
Her şeye rağmen durumdan en çok etkilenen destinasyonların BAE, Katar, Bahreyn, Umman, Suudi Arabistan olduğunu ifade eden Maya Lomidze “Bu ülkelere dönük talep neredeyse durdu, tur satışları yasaklandı. Bununla birlikte BAE, Katar, Bahreyn ve Umman’daki aktarmalara bağımlı olan diğer destinasyonlar da zarar görüyor.” değerlendirmesini yaptı. Lomidze bu başlıkta şu noktaların altını çizdi:
“Örneğin Mart ayında lüks bir ada destinasyonu olan Mauritius’a giden Rus ziyaretçi sayısı %38,3 düşerken, Sri Lanka’ya gidişler %19,4 düşerken Maldivler’e dönük talep %3,5 arttı. Ocak ve Şubat aylarında buralara yıllık bazda sırasıyla %34,5 ve %19,4 artış vard.ı Rusya’dan Tayland’a turist akışı da Mart ayında yıllık bazda %6,14 azaldı.
Şu anda talepte Güneydoğu Asya bölgesine doğru keskin bir ‘akış’ kaydediyoruz, çoğunlukla geniş doğrudan uçuş ağına sahip ülkelere. Örneğin, Vietnam’a ilgi üç katına çıkarken, Çin’e ilgi üçte bir oranında arttı, Tayland ise şimdilik konumunu koruyor.”

“Türkiye’de çocuklu ailelerin tatili 400-500 bin rubleye ulaştı”
Büyük tur operatörlerinin verilerine göre, bu yıl Türkiye’ye turlarında ortalama fiyatların %4-6 arttığını ve kişi başı 130 bin rubleye ulaştığını açıklayan Lomidze “Bununla birlikte, çocuklu aileler için tatil maliyeti hâlâ yüksek ve sıradan bir beş yıldızlı otelde üç veya dört kişilik bir seyahat için 400-500 bin ruble arasında değişebiliyor. Bu, gelirleri artmayan Rus aileler için ciddi bir mali yük teşkil ediyor.” şeklinde konuştu.
“Destinasyonlar özel fiyatlar ve teşvikler veriyor”
Krizin yarattığı talep düşüşü nedeniyle birçok yurt dışı destinasyonun Rusya’dan ve başka ülkelerden yabancı turist akışını teşvik etmek için indirimlere ve özel teşviklere sarıldığını anlatan Maya Lomidze “Örneğin Maldivler otelleri, Avrupa’dan gelen turist akışındaki düşüş nedeniyle Rus tur operatörlerine şimdiden %5-20 arasında indirim sağlıyor. Sri Lanka da bunu yapmaya başlıyor. Mısır’da ise en azından fiyatlar artmıyor. Mevcut hissiyatımıza göre, Türk otelciler de talebi teşvik etmek için dikkatlice özel teklifler vermeye başlıyor ve bu, talebi teşvik etmek için doğru bir politika.” açıklamasını yaptı.
ATOR İcra Kurulu Başkanı Maya Lomidze “Rusya-Türkiye hattından bu yıl yeteri kadar uçuş kapasitesi var mı?” şeklindeki soruya ise şu yanıtı verdi:
"Rusya ile Türkiye arasındaki yaz sezonu hava taşımacılığının, farklı tur operatörlerinde en geniş uçuş ağına (Rusya’nın 19-25 şehri) ve en büyük koltuk hacmine sahip olmasına rağmen, daha da büyük olabileceğini düşünüyoruz.
“2019’da Rusya’nın 50 şehrinden Türkiye’ye turist taşınıyordu”
Rusya pazarında Türkiye için en başarılı yıl olan 2019’da turistler Rusya’nın 50 şehrinden Antalya’ya uçtuğunu hatırlatmak isterim. 2025 yılında Türkiye’ye turist akışının 7 milyona yaklaşması (2019 yılı seviyesi) yanıltıcı. Çünkü artış esas olarak tur operatörlerinin ana ürünü olan Antalya ve Ege kıyılarındaki tatil beldelerinden ziyade, turistlerin İstanbul’daki aktarmalı kısa konaklamalarından kaynaklanıyor.
Yine de mevcut talep genel olarak karşılanıyor. Plaj tatili için Türkiye’ye olan talebi sınırlayan kilit trendlerden biri, çoğu zaman bütçelerle örtüşmeyen fiyatlar.
“Endişe verici bir sinyal”
Bu durum, turistlerin yaz rezervasyonları konusundaki mevcut bekle-gör politikasıyla birleştiğinde, bazı piyasa oyuncularını bazı bölgesel şehirlerden yapılan uçuşlardaki blok koltuklarını kaldırmaya itiyor. Bu oldukça endişe verici bir sinyal, ancak geleneksel olarak Türk turizm iş dünyasının iş zekasının esnekliğine güveniyoruz. İçgüdü ve mantık, geçmişte bu tür durumlarda genellikle onları yanıltmadı.”
Rusya pazarında ilk 5’te yer alması beklenen ülkeler
2026 sezonunun geneline dair de değerlendirme yapan Maya Lomidze, jeopolitik belirsizliğe ve yüksek derecede öngörülemezliğe rağmen ihtiyatlı bir iyimserlik içinde olduklarını ancak şu anda kesin rakamlarla tahmin yapmak için erken olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Analistlerimiz 2026 yaz sezonu için en büyük beş destinasyonu belirledi. Birinci sırada şüphesiz yine Türkiye yer alacak. Ancak geçen yıla göre büyüme dinamiklerini tahmin etmek zor. ATOR analistleri, Basra Körfezi’ndeki olaylardan önce bile olası ılımlı bir büyümeden (%3-5) bahsediyorlardı. İstanbul üzerinden aktarmalı yolcu talebi kesinlikle artacak, ancak Rusya’nın Antalya’ya turist akışının dinamiği, otelcilerin fiyatlandırma politikasına ve indirimlerin boyutuna bağlı olacaktır.
“Mısır, uygun fiyatlar sunduğu lüks segmentte iyi bir büyüme sağlıyor”
İkinci sırada Mısır yer alıyor. Bu destinasyon, fiyatları sayesinde satışları destekliyor. Özellikle, Türkiye’deki benzerlerine göre daha düşük fiyatlara sahip lüks otel segmentinde iyi bir büyüme sergiliyor.
“Çin üçüncülüğe yerleşecek”
Üçüncü sırayı Çin Halk Cumhuriyeti yer alacak. Geniş uçuş ağı ve ulaşılabilir otel fiyatları sayesinde bu ülkeye klasik turist akışı hızla artıyor. Hainan adasındaki Çinli otelciler de yavaş yavaş ‘her şey dahil’ sistemini uygulamaya başlıyor.
Dördüncü sırada ise Rus tur operatörlerinin geniş kapsamlı charter programları düzenlediği Vietnam, beşinci sırada ise Tayland’ın yer alması bekleniyor. Bu sıralama, koşulların sabit olduğu konjonktüre göre oluşturuldu.
Rusya pazarı her zaman yüksek uyum yeteneği ile öne çıkıyor. Ortadoğu krizi, giden turizmde talebin çeşitlenmesine yol açtı. Vietnam, Çin ve muhtemelen Tayland gibi Asya ülkeleri şu anda kazançlı çıkıyor. Bu artan Güneydoğu Asya talebi trendinin yıl boyunca devam etmesini bekliyoruz.
Rusya’da Ortadoğu destinasyonlarına, özellikle de BAE’ye olan talebin toparlanması, bana göre en erken yaz başında ve çatışmanın azalması durumunda mümkün olacaktır. İyimser senaryoda, Basra Körfezi bölgesine yönelik Rus turist akışının 2026 yılı sonu itibarıyla 2025 rakamlarının %60-70’ine ulaşarak toparlanabileceğini tahmin ediyoruz.”






