Uluslararası turizm, küresel ekonomik yavaşlama beklentilerine rağmen 2026 yılında da büyümesini sürdürüyor. Oxford Economics’in hazırladığı (Tourism Economics 2010-2016 Raporu) rapora ilişkin veriler, hem destinasyon sıralamalarında hem de bölgesel büyüme hızlarında belirgin bir yön değişimine işaret ediyor.
"Küresel Ana Temalar 2026: Yapay Zeka Balonu Korkularına Rağmen ABD'ye Yönelik İyimser Beklentiler” başlıklı analiz, yapay zeka çağında küresel ekonomiyi şekillendiren temel trendleri vurgulayarak, daha geniş bir ekonomik yavaşlamaya rağmen uluslararası seyahatlerin dirençli kalmasının beklendiğini belirtiyor.
Klasik liderler zirvede, yeni aktörler yükselişte
Uluslararası ziyaretçi sayısına göre hazırlanan küresel destinasyon sıralamasında Fransa, 2026 yılında da liderliğini koruyacak. İspanya ikinci sıradaki güçlü konumunu sürdürürken, Çin pandemi sonrası toparlanmasını tamamlayarak üçüncü sıraya yükseliyor. ABD ise maliyetler ve uzun mesafe seyahat baskısı nedeniyle dördüncü sıraya geriliyor.
Türkiye, 2010–2026 döneminde belirgin dalgalanmalar yaşamadan 6. sıradaki yerini koruyarak istikrarlı performans sergileyen nadir destinasyonlardan biri olarak öne çıkıyor. Japonya, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkelerin yükselişi ise küresel rekabetin sertleştiğini gösteriyor.
Bölgesel büyümenin yeni lokomotifi Asya-Pasifik
2024–2026 döneminde uluslararası ziyaretçi artışının en güçlü olduğu bölge Asya-Pasifik olarak dikkat çekiyor. 2026’da yüzde 13’lük büyüme öngörüsüyle bölge, küresel turizmin ana itici gücü konumunda oalcak. Orta Doğu, 2025’teki yavaşlamanın ardından 2026’da yeniden çift haneli büyümeye dönüyor. Avrupa daha dengeli ancak sınırlı bir büyüme sergilerken, Kuzey Amerika’da toparlanma yavaş ilerliyor.
Seyahat planlamasında dijital dönüşüm hızlanıyor
Turist davranışlarında da belirgin bir değişim yaşanıyor. Online seyahat acenteleri ve yorum siteleri hâlâ en çok kullanılan araçlar arasında yer alsa da, yapay zekâ destekli sohbet botları ve sanal asistanların kullanımı bir yıl içinde neredeyse iki katına çıktı. Bu gelişme, yapay zekânın seyahat planlamasında artık tamamlayıcı değil, belirleyici bir araç haline geldiğini gösteriyor.

Küresel turizmde dikkat çeken dört destinasyon
Verilerde pek çok ülke inişli-çıkışlı veya stabil bir seyir izlerken, Yunanistan, Japonya, Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan’ın büyük sıçramalar yaparak üst sıralara doğru tırmandığı dikkatlerden kaçmıyor.
Klasik Avrupa destinasyonları arasında en hızlı ivme kazanan ülkelerden biri olan Yunanistan; ürün çeşitliliğini artırması, sezonu uzatmaya yönelik politikaları ve yüksek gelirli turiste odaklanması sayesinde sıralamada yukarı yönlü kalıcı bir ivme sergiliyor.
Pandemi sonrası dönemde Asya-Pasifik’teki toparlanmanın en güçlü temsilcisi konumundaki Japonya; zayıf yenin fiyat avantajı yaratması, artan hava kapasitesi ve kültürel turizme yönelik küresel ilgi nedeniyle ilk 10 içine yerleşti.
Destinasyon olmanın ötesine geçerek küresel bir turizm ve havacılık merkezi haline gelen Birleşik Arap Emirlikleri ise; transit yolcu trafiği, büyük ölçekli etkinlikler ve lüks turizm yatırımları destinasyonun hızla yükselmesini sağlıyor.
Son yıllarda turizm sektörüne yaptığı büyük ölçekli yatırımlarla gündeme gelen Suudi Arabistan ise turizmde en radikal dönüşümü yaşayan ülke olarak öne çıkıyor. Vizyon 2030 kapsamında açılan mega projeler, vize kolaylıkları ve agresif pazarlama stratejileri, ülkeyi kısa sürede küresel destinasyon ligine taşıyan başlıca unsurlar olarak dikkat çekiyor.






