Küresel turizmde büyüme hızı 2026 yılında yavaşlarken toplam turizm harcamalarının rekor seviyeye ulaşması bekleniyor. WTM Global Travel Report 2026’ya göre uluslararası turist varışları yüzde 2 artarak 1,57 milyara ulaşacak. 2025 yılında kaydedilen yüzde 6’lık büyümeye kıyasla yavaşlamaya işaret eden bu görünümde Orta Doğu’daki çatışmalar, uçak bileti fiyatlarındaki artış ve enflasyon etkili oluyor.
Londra’da düzenlenen World Travel Market (WTM) Fuarı’nda Tourism Economics iş birliğiyle açıklanan rapor, seyahat talebinin uzun mesafeli rotalardan iç turizme ve kısa mesafeli destinasyonlara kaydığını ortaya koyuyor.
Bütçe baskısının arttığı bu dönemde turistlerin yüzde 56’sı, 2027 yılında aynı seyahat programı içinde lüks ve ekonomik seçenekleri bir arada kullanmayı planlıyor. Raporda ayrıca yapay zekânın seyahat araştırma, karşılaştırma ve rezervasyon süreçlerindeki etkisinin giderek arttığı belirtiliyor.
Turizm harcamaları 7,8 trilyon dolara ulaşacak
Uluslararası ziyaretçi sayısındaki büyümenin yavaşlamasına rağmen küresel turizm harcamalarında yeni bir rekor bekleniyor.
Rapora göre 2026 yılında iç ve uluslararası turizm toplamında konaklama gecesi sayısı 24,2 milyara ulaşacak. Toplam turizm harcamalarının ise geçen yıla göre yüzde 9 artarak 7,8 trilyon dolara çıkması öngörülüyor.
Yalnızca uluslararası turizmden elde edilen gelirlerin yüzde 6 artışla 1,8 trilyon dolara ulaşması bekleniyor.
Uzun mesafeli seyahatler geriledi, kısa rotalar öne çıktı
WTM raporu, İran savaşıyla bağlantılı jeopolitik gelişmelerin 2026 yılında uluslararası hava trafiğini etkileyen başlıca faktör olduğunu belirtiyor.
Orta Doğu’da uçuş rotalarının kesintiye uğraması ve yakıt maliyetlerindeki artış nedeniyle uçak biletlerinin pahalanması, bölgeye gelen turist sayısında yüzde 40 düşüşe yol açtı. Tourism Economics, çatışmaların sona ermesi halinde bölgeye yönelik ziyaretçi sayısının 2027 yılında yüzde 43 artabileceğini öngörüyor.
Raporda, 2025 yılında dünya genelindeki transit yolcu trafiğinin yüzde 15’ini karşılayan Körfez bölgesindeki aktarma merkezlerinin önemli kapasite kaybı yaşadığına dikkat çekiliyor.
Güvenlik endişeleri ve uçak bileti fiyatlarındaki artış, uzun mesafeli seyahatleri de olumsuz etkiledi. Kıtalar arası seyahatler dünya genelinde yüzde 3 geriledi.
Talepteki değişim Avrupa, Afrika ve Okyanusya destinasyonlarına olumlu yansıdı. Avrupa’ya uluslararası ziyaretçi varışları yüzde 5, Afrika ve Okyanusya’ya varışlar ise yüzde 8 arttı.
Kuzey Amerika’da uluslararası ziyaretçi sayısının yılı yüzde 2’lik sınırlı artışla tamamlaması bekleniyor. Buna rağmen bölgenin ziyaretçi sayısı, 2019 pandemi öncesi seviyesinin yüzde 6 altında kalıyor. Raporda bu görünümün nedenleri arasında yüksek maliyetler ve ABD destinasyonuna yönelik olumsuz algı gösteriliyor.
Turistlerin yüzde 56’sı lüks ve ekonomik seçenekleri birleştirecek
Raporda tatil bütçelerinde belirgin bir kutuplaşma yaşandığına dikkat çekiliyor. Enflasyon baskısıyla birlikte turistler, harcamalarını farklı kalemler arasında yeniden dağıtıyor.
2026 yılında her altı turistten biri, son uluslararası seyahat destinasyonunu fiyat-performans ilişkisine göre seçti. Bu oran 2025 yılında her 11 turistten biriydi. Yalnızca lüksü önceliklendiren turistlerin oranı ise yüzde 12 seviyesinde sabit kaldı.
Öne çıkan eğilimlerden biri de hibrit veya ikili tüketim modeliyle seyahat eden turist profili oldu. Araştırmaya katılanların yüzde 56’sı, aynı seyahat programında lüks ve düşük maliyetli seçenekleri birleştirmeyi planlıyor.
Bu yaklaşımda turistler bazı harcama kalemlerinde tasarruf ederek önem verdikleri diğer deneyimler için daha fazla bütçe ayırıyor. Rapora göre bu eğilim, turizm şirketleri açısından rekabetçi başlangıç fiyatları ile ücretli premium seçenekleri bir araya getiren kademeli ürünler geliştirme fırsatı yaratıyor.
Diğer öne çıkan eğilimler arasında sezon dışı seyahat ve dinlenme amacıyla yapılan tatiller bulunuyor. Turistlerin yüzde 22’si ekonomik tasarruf sağlamak amacıyla alışılmış seyahat dönemlerinin dışında tatil yapmayı planlıyor. Katılımcıların yüzde 37’si için ise tatilin temel amacı dinlenmek ve günlük yaşamdan uzaklaşmak.
Tourism Economics EMEA Genel Müdürü Dave Goodger, tüketicilerin seyahati bütçelerinde öncelikli bir harcama kalemi olarak görmeye devam ettiğini, ancak seyahat biçimlerini ve destinasyon tercihlerini değiştirdiğini belirtti.
Yapay zekâ seyahat rezervasyonlarında ağırlığını artırıyor
WTM raporu, yapay zekâ araçlarının tüketicilerin seyahat kararlarındaki kullanımının hızla arttığını ortaya koyuyor.
Araştırmaya göre kullanıcıların yüzde 58’i fiyat araştırması ve karşılaştırması, yüzde 53’ü ise destinasyon önerileri almak için düzenli olarak yapay zekâdan yararlanıyor.
Uluslararası seyahat planlamasında yapay zekâ sohbet robotlarının kullanımı da son iki yılda iki kattan fazla arttı. Bu oran 2024 yılında yüzde 10 iken 2026 yılında yüzde 24’e yükseldi.
Seyahat edenlerin yüzde 36’sı, işlemleri bağımsız olarak gerçekleştirebilen yapay zekâ ajanlarına seyahat rezervasyonu yaptırma konusunda güvendiğini belirtiyor. Bu oran 18-34 yaş grubunda yüzde 54’e çıkarken 55 yaş ve üzerindekilerde yüzde 18 seviyesinde kalıyor.
Tourism Economics, yapay zekânın rezervasyon süreçlerindeki gerçek etkisinin araştırmalarda olduğundan daha düşük ölçülüyor olabileceğine dikkat çekiyor. Yapay zekâ asistanıyla seyahat araştırması yaptıktan sonra doğrudan veya bir arama motoru üzerinden rezervasyon gerçekleştiren kullanıcılar, yapay zekâ kaynaklı yönlendirmeler arasında sayılmıyor.
Turizm şirketlerinde yapay zekâ kullanımı yüzde 87’ye ulaştı
Yapay zekâ kullanımı turizm şirketlerinde de yaygınlaşıyor. Rapora göre 2026 yılının başında turizm sektöründeki kuruluşların yüzde 87’si yapay zekâ çözümlerinden yararlanıyordu.
Raporda şirketlerin elde ettiği sonuçlara ilişkin örneklere de yer veriliyor:
• Royal Caribbean: Gelir yönetiminde yapay zekâ kullanımıyla net getirilerini yüzde 2 artırdı. Tahmine dayalı modeller sayesinde gıda israfını ise neredeyse yarıya indirdi.
• Booking Holdings: Otomasyon sayesinde 2025 yılında rezervasyon başına müşteri hizmetleri maliyetini yaklaşık yüzde 10 düşürdü.
• Expedia Group: Müşteri hizmetleri etkileşimlerinin yüzde 30’dan fazlasını yapay zekâ üzerinden yönetiyor.
2032’de uluslararası turist sayısı 2,2 milyara çıkacak
Tourism Economics, jeopolitik istikrarsızlığın ve mevcut çatışmaların sona ermesi koşuluyla uluslararası turizmin 2027 yılında yüzde 8 büyümesini bekliyor. Aynı senaryoda uzun mesafeli seyahatlerdeki artışın yüzde 11’e ulaşabileceği öngörülüyor.
WTM raporuna göre küresel turizmde büyümenin sonraki yıllarda da sürmesi ve yıllık yaklaşık yüzde 6 seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor. Uluslararası turist varışlarının 2032 yılında 2,2 milyara ulaşacağı tahmin ediliyor.
Raporda bu büyümenin arkasındaki başlıca etkenler arasında Hindistan ve Çin gibi gelişmekte olan kaynak pazarların büyümesi ve tüketicilerin seyahate bütçelerinde öncelik vermeyi sürdürmesi gösteriliyor.







