Turizm Ekonomi - Melda Yücel’in YouTube kanalına konuk olan İsmet Öztanık, savaşın, jeopolitik gerilimlerin ve ekonomik krizlerin etkisi altında zor günler yaşayan turizm sektörüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sektörün ikinci çeyrekte zorlanacağını kaydeden Öztanık, grubun pandemiden bu yana konaklama sektörüne 1,1 milyar liralık yatırım yaptığını vurguladı.

Sar Elektronik İstanbul’a iki otel birden açacak
Sar Elektronik İstanbul’a iki otel birden açacak
İçeriği Görüntüle

Devlet baba nasıl daha fazla yanımızda olur diye düşünürken...

Devlet ana, devlet baba nasıl daha fazla yanımızda olur diye fikir teatisinde bulunurken, konaklama vergisinin yüzde 1’e düşürülmesine ilişkin kararname yayımlandığını belirten İsmet Öztanık, “Bu, kısa vadede ciddi bir can suyudur. Hakkını teslim etmek gerekiyor; nitekim yakın zamanda 60 milyar liralık bir destek paketi de açıklanmıştı.” dedi.

Kriz sonrası önemli konulardan birinin, hızlı toparlanmak adına etkili tanıtım olduğunu kaydeden Öztanık, bu noktada Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı’nın (TGA) bütçesinin önemine dikkat çekti. Öztanık, “TGA’nın sektör ve hazineden gelen 180 milyon dolarlık bir bütçesi var ama 200’ü aşan krizlerde Bakanlığımızın ve Hazine’nin destekleri oluyor ve bunlar çok ciddi destekler.” ifadelerini kullandı.

“Türk Hava Yolları mantıklı bir karar aldı...”

İsrail ile ABD’nin saldırılarıyla başlayan İran savaşı nedeniyle Türkiye’nin de bulunduğu bölgeye dönük çekince oluştuğunu kaydeden Öztanık, “Türk Hava Yolları, mantıklı bir kararla bazı uçuş kapasitelerini batıdan doğuya kaydırdı. Çin’in geçen seneki kapanışı (Türkiye’ye gelen Çinli turist sayısı) 450-500 bin civarında. Öte taraftan sadece İngiltere’den bile 5 milyon insan geliyor. Türkiye İngiltere’de 20 katına çıkabilir. Bakanlığımızın orada tek taraflı vize serbestisi, THY’nin Çin slotlarının artırılmasıyla ilgili diplomatik çabalar ve Çin’den mütekabil seferlerin artırılması gibi akıllıca stratejileri oldu.” diye konuştu.

“İkinci çeyrekte dayak yiyeceğiz”

Konaklama vergisinin yarıya indirilmesinin, senede ciroda iki aylık nakit akışı getirebileceğini söyleyen Öztanık, sağlanan 60 milyar liralık kredinin bir anda tükeneceğine dikkat çekti.

Turizm sektörünün “dayak yediğini” kaydeden Öztanık, “Turizm, Türkiye’nin her zaman can suyu, her zaman sıcak para girişi. Dolayısıyla zaten gözü gibi bakılması gereken bir sektör. Devletin turizmi ele alış biçimi son 10 yılda çok daha stratejik bir hâle geldi.” dedi.

İlk çeyrek turizm verilerinde bir miktar artış yaşandığını, ancak ikinci çeyrekte geçen yıldaki rakamların yakalanmasının bile başarı olacağını kaydeden Öztanık, “Bu sene ciddi bir artış beklentisi vardı. Seneye böyle bir realite ile başladık; yanı başımızda savaş var. Dünyanın yakın zamanda gördüğü en büyük savaş bu. Türkiye bu savaştan çift taraflı etkilendi ama bu krizden en hızlı çıkabilecek ülke de kendi insan kaynağı ve özel sektör dinamizmi ile yine Türkiye olacak. Evet, ikinci çeyrekte dayak yiyeceğiz ve turizmde şu anda yaygın olan ‘bekle-gör’ durumu Türkiye’nin bugünkü sorunu değil. Yakın coğrafyanın her zaman yakın zamanlı rezervasyon yapma eğilimi var Türkiye’ye. Ancak uzak pazarlar son dakikacı olamaz.” yorumunu yaptı.

“Türkiye turizm sektörünün hata yapma kapitali yok”

Türkiye turizm sektörünün hata yapma “kapitali” olmadığını, risk sermayesi anlamında nokta atışı yürümek zorunda olduğuna dikkat çeken Öztanık, “Yatırımlarda, maliyetlerde, insan kaynakları yönetiminde, iç pazar bileşenleri olarak sapla samanı birbirine karıştırmayalım, kendi ayağımıza kurşun sıkmayalım. Medya yasağı olan rakip ülkelerimiz var. Adamın tepesine her gün bomba düşüyor ama medya yasağı var. Adam evinden şarapnel görüyor...” diye konuştu.

“Bomba düşer düşmez Dubai’yi terk ettiler”

İstanbul Dubai olur mu?” tartışmalarına da değinen İsmet Öztanık, “Biz Dubai olamayız. Olmamıza da gerek yok. Dubai, Batı’dan gelenlerin Orta Doğu’daki konfor destinasyonu oldu. Yabancılara özel yasalar var... Bir şeyi kılıfına uydurmak anlamında Dubai inanılmaz. İnsanları mutlu ediyorlar. Ama ne oldu mutlu ettikleri insanlar? Bir bomba düşer düşmez orayı terk ettiler. Ben insanların oraya gitme kararını eleştirmiyorum. Evet, vergi indirimi var, yaşam tarzı var ama bir yandan çok ciddi pahalanan bir yer. Çok ciddi altyapı sorunları ve trafiği olan bir yer. Ama oraya giden bizim vatandaşımız bile oranın propagandasını yapıyor. İstanbul’un finans merkezi olma konusunda ise makro düzeyde işler yapılıyor. Bizim Dubai olmamıza gerek yok. Dubai fanusun içinde, suni bir yer. Dubai’nin tanıtım bütçesi Türkiye’nin üç katı. Olmak zorunda çünkü adam çölde bir hikâye satıyor.” dedi.

“Turizm tek başına bir lokomotif”

Mevcut döviz kurlarından dolayı turizmciden ihracatçıya ve tekstile kadar mutsuz kesimler olduğunu kaydeden Öztanık, turizm sektörünün yatırım ve işletme aşamasında çok sayıda sektöre dokunduğuna dikkat çekti. Öztanık, “Turizm tek başına bir lokomotif, bir bacasız sanayi. Evet, baskılanan bir kur var. ‘Şu anda kur kaç olmalı?’ derseniz, turizmci 100 liraya da tamam der. Ama oradan da enflasyon gelecek tekrar. Bir acı reçete var. Bu acı reçeteyi hepimiz çekiyoruz.” değerlendirmesini yaptı.

“Pandemiden bu yana turizme 1,1 milyar lira yatırdık”

Pandemiden bu yana turizm sektörüne 1,1 milyar lira yatırım yaptıklarını anlatan Öztanık, grup şirketlerinde şu anda 2 bin kişiyi istihdam ettiklerini söyledi. Öztanık, “Bu yatırımları yaparken bize, affedersiniz, ‘geri zekâlı’, ‘salak’ gözüyle bakanlar da oldu. ‘Sen niye bu ortamlarda bu yatırımları yapıyorsun, paranı faize koysana...’ diyenler oldu. Ama biz de bu taraftaki ülkenin daha değerli olacağına kanaat getirip bu yatırımları yaptık.” dedi.

2026 sezonunun şu dönemine kadar aldıkları rezervasyonların geçen yılın aynı döneminin yüzde 10 üzerinde olduğunu kaydeden Öztanık, “Sezona tüm lokasyonlarımızda (İstanbul, Bodrum, Kapadokya) büyük beklentilerle girdik. Ancak şu anda geriden geliyoruz. Buna rağmen senenin devamında her şey yolunda giderse 2025 rakamlarını yakalayabiliriz.” şeklinde konuştu.

W H A T S A P P T E

T E L E G R A M T E